Bakan Dönmez açıkladı: Avrupa’ya gaz sevkiyatı yapabiliriz Bakan Dönmez açıkladı: Avrupa’ya gaz sevkiyatı yapabiliriz
Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati açıklamasında şu ifadeleri kullandı: "8 milyar insanın yaşadığı tek dönem varsa o da 2020 dönemindeki salgındır. Herkes kendisini bir tünelde hissetti. Işığın nasıl olacağına ilişkin bir beklentisi yoktu. Kimse bir öneride bulunamıyordu. Son 100 yılın en büyük problemlerinden birisinin yaşandığı dönemdi 2020 yılı.

Bütün dünyada kapanmalar olduğu için işlerin durması bütün toplum tarafından içselleştirildiği için Türkiye’deki problem bütün dünyadaymış gibi kabul edildi.

Rusya, Ukrayna savaşı başladı. Salgın döneminde emtia fiyatları düşmüş ama salgının çıkışı itibarıyla yükselmeye başlamıştı. Savaşın başlamasıyla emtia fiyatlarında korkunç yükselme oldu, gıda fiyatları pik yaptı. Taşıma maliyetleri ciddi kriz oluşturdu.

Türkiye bu krizde en çok etkilenen ülkelerin başında geliyor. Hemen yanı başında bir savaş patlamış savaş patlamadan önce ciddi bir dövizle ilgili bir makroekonomik göstergelerle bağdaşmayan fiyatlarda yükselişlere sebep olan döviz kuru atacağı yaşamış, döviz kuru atağı Türkiye’de en önemli göstergelerden birisi herkes dolara bakar. Dolardaki artış Türkiye’deki fiyatların yükselmesine sebep oldu.

"MAKROEKONOMİK GÖSTERGELERDE TAM BİR İYİLEŞME VAR"

Ben hep aralık ayından itibaren bunun belli noktaya geleceğini söyledim. Yüksek fiyat artışlarının toplumun her ferdi tarafından içselleştirilmesi çok geç oldu. Temmuz ağustos ayından itibaren yurt dışından gelen gurbetçilerimiz şehirlerine gelip ya siz cennette yaşıyorsunuz aslında Avrupa’da fiyatlar çok yükseliyor. Şu an bütün Avrupa rahatsız şeklindeki söylemleri, Temmuz ayında gerek memur maaşları gerekse asgari ücrette yapılan artışla sabit gelirlilerin rahatlatılmış olmasıyla Türkiye enflasyon problemini yaşıyor ama hükümetim aynı salgında olduğu gibi gerekli tedbirleri alıyor şeklinde bir hava da oluşmaya başladı.

Enflasyonda müthiş bir ivme yakalamış durumdayız. 2022 yılında dünyanın her ülkesinde gelişen ve gelişmekte olan ülkelerin tamamında enflasyon kendi ülkeleri çapında yükseldi, Türkiye’de enflasyon hariç tüm makroekonomik göstergelerde tam bir iyileşme var. Tarihi iyileşmeler, rekorların kırıldığı bir dönemdeyiz. Tüm makroekonomik göstergeler iyi, vatandaş ne hissediyor? Vatandaş özellikle temmuz ayında yapılmış olan ücret artışları, asgari ücretin dönem içerisinde 2. kez artırılmış olması, geçen yıl boyunca yüzde 95 artışla sonuçlandırılması, memur ve emeklilere artışın yapılmasıyla buradaki aktarımı hızlı bir şekilde gerçekleştirdi.

Maliye Bakanlığı olarak tüm makroekonomik tedbirleri aldığımızı ifade ettik. Ekonomide bugün aldığınız bir karar sabah etkisini göstermiyor. Belli bir zaman gerekiyor ve bu zaman içerisinde ortaya çıkan aralık ayı enflasyonunun düşmesi, ortaya çıkan beklentilerin kırılmasıyla vatandaş iki şeyi görüyor. Maaşlar arttı, emekli maaşları arttı, asgari ücret arttı, EYT problemi çözüldü, enflasyonu hızlı bir şekilde düşmeye başladı. Aralık ayındaki yüksek oranda düşme vatandaşın günlük hayatında da olumlu yansıyacağını görmesi hasebiyle bu iyileşmeleri çok daha fazla hissetmiş olacak.

YENİ EVİM KAMPANYASI İLE İLGİLİ YENİ REVİZELER BEKLENİYOR MU, SÜREÇ NASIL İŞLEYECEK?

2 konut kampanyası düzenlendi bir tanesi özellikle TOKİ’nin düzenlemiş olduğu yüzyılın kampanyasıydı. Bu kampanya sayesinde asgari düzeyde konuta ulaşımda zorluk çekenlere büyük bir kapı aralamış oldu. İkinci kampanyayı bir Çevre ve Şehircilik Bakanlığımız ile bir sonuca getirip ilan ettik. İlan ettiğimizde şartları izah ederek bunları ortaya koyduk. Amacımız şu biz zaman zaman bu tür kampanyaları yapıyoruz. Ben konut üreticiler ile bir toplantı yaptım. Biz öyle bir şey yapalım ki bunu sadece faiz kampanyasına dönüştürmeyelim. Gayrimenkuldeki finansal mimari olsun, yol haritamızı çizelim sadece ve sadece günün koşulları doğrultusunda güncellenecek hale gelsin.

Orta gelirlilerimiz konuta ulaşırken bunun kalıcı olduğunu bilsin, üreticilerimiz de önünü görsünler, aynı zamanda da mortgage’ın bir uygulamasını da Türkiye’de gerçekleştirmiş olalım. 10 yıl beklentilerini biz 15 yıla çıkardık. Orta gelir seviyesindeki vatandaşlarımızın konut fiyatlarında yükselme oldu. Problemlerin giderilmesinde ve ilk yıllardaki taksitlerin ödenmesi konusunda büyük kolaylıklar getirdik. Faiz oranlarını en asgari seviyeye indirdik. 0.69’u en düşük konutlara uygularken, 0.99’u çok daha yukarı rakamlara getirdik ki vatandaş ihtiyacı olan konutu karşılasın.

"AYNI GÜN FİYAT ARTIŞI YAPANLAR KONTROLÜMÜZDE"

Konut fiyatlarının yükselmemesi için daha önce yaşamış olduğumuz artışı kimlerin yaptığını risk analizi merkezimizle takip altına aldığımız için internet sitelerinden emlakçılara kadar her türlü fiyat elimizde. Aynı gün fiyat artışı yapanlar kontrolümüzde. Bunu yapmayın diyoruz.

"KİRADA OTURUYORMUŞ GİBİ FİYAT BELİRLEDİK"

Konuta ulaşabilen bu konutu aldığında gerçekten ihtiyaç sahibi olsun. Yatırım amacı olarak yapmasın. Onun için ne yaptık ilk 3 yıl sanki kendisi kirada oturuyormuş gibi fiyat belirledik.

Hazine Bakanlığı olarak biz faizi üstlenmiş olacağız sen 3 yıl eve yerleş ondan sonra bu kiranın üzerine belli bir miktar koyarak aylık ödemelerini yapıp 15 yıl içerisinde konutun sahibi olacaksın, 5 yıl da satmayacaksın ve belli bir gelirin olacak.

İkinci bir amacımız var o da konut üretimini teşvik etmek sadece proje sahiplerini değil, mahalle aralarındaki bir müteahhidi de projeci olarak kabul ediyoruz. Onunla ilgili de KGF paketi açıkladık. Arsan var paran yok al sana şu parayı konutu inşa et ve Türkiye’nin konut ihtiyacını karşıla.

GAYRİMENKUL FİNANS MİMARİSİ

Biz buna konut kampanyası demiyoruz bu bir gayrimenkul finans mimarisidir. Türkiye’de üretimin artırılması ev özlemi çekenlerin kavuşacağı bir süreçtir.

İKİNCİ EL KONUT KAMPANYASI HAKKINDA

Konut ihtiyacı olanlar bizim için önemli olanlar. Konut ihtiyacını giderirken üretimi de tetiklemesi lazım. Bizim için önemli olan üretimin gerçekleştirilmesi, arzda problem var. İkinci el ile ilgili biz ilk başladığımızda ikinci ele vermeyelim. Önce ihtiyacı olanlar gidersin ve üretim artsın. Şimdi bakıyoruz ki ikinci elde de talep var. Kampanyanın dışında bankalarımızla görüşerek özel hukuk çerçevesince bu oranlardan faydalanmamak kaydıyla ikinci el de bir çalışma yapıyor arkadaşlarımız. Son noktaya geldiğinde bankalarımız kendi belirledikleri faiz oranları ile ikinci el konut kampanyasına girebilirler.

KONUTTA FAHİŞ FİYAT ARTIŞI HAKKINDA

Geçen yıl olağanüstü bir dönemdi olağanüstü dönemlerde olağanüstü şartları uygulama her kamu otoritesinin yapması gereken şeydir. Geçen yıl kiracılarımızı rahatlatmak için konutlarda yüzde 25’lik sınır getirmiştik bu temmuz ayında bitiyor. Bu geçici bir süreçti.

Aynı zamanda bankaların konut kullanımında ortaya koymuş oldukları sert durusu serbest piyasa koşulları içerisinde konut edinimini sağlayacak imkanları gevşeteceğiz. Her attığımız adımda birileri günün kısa karı diye hesap eder ve açık kapılarından faydalanmak ister. Biz şu anda çok ayrıntılı şartlar koyduk. Ondan önceki kampanyalarda gittikçe dozajı azaltmak kaydıyla da olsa açık kapıdan faydalananların sayısı ilkinde çok fazlaydı. İstismarları en aza indirmek gibi bir görevimiz var. Gerekli tedbirleri aldık ve bunların üzerine biz gideriz.

İstismarlar var diye, günün kısa getirisi diye bakanlar var diye biz vatandaşımızın ihtiyacı olan konut vs gibi işlemlerde engelleyici bir pozisyonda olamayız. Biz bu konuda gerekli tedbirlerimizi alıyoruz.

AÇIKLANAN ŞARTLARIN ESNETİLMESİ SÖZ KONUSU MU?

Pazartesi günü taleplere bakacağız, biz bir sınır koymadık. Şu kadar konuta geldiğinde biz durduracağız diye bir şey yok. İmkanımız da var, kredi miktarı tükenirse bunu artırma imkanımız var. Pazartesi gününden sonra gelecek olan taleplere göre biz gerekirse adımlar atılması ihtiyacı hasıl olursa atacağız.

Konuta giden paranın konut üretiminde kalması koşulumuz var bunu takip edeceğiz. Bununla ilgili istismarlar biraz yukarı doğru gidiyorsa fazla yumuşatmışız, aşağı doğru gidiyorsa fazla katılaşmışız.

YOĞUN İLGİ BEKLİYOR MUSUNUZ?

Biz toplumun yoğun ilgisi olduğunu biliyoruz, vatandaş gereğini yapıyor, kamu gereğini yaptı. Ciddi bir maliyet yükleyerek bunu ortaya koyduk. Konut üreticilerinin ciddi destek vermesi, pazartesi gününden itibaren görünür şekilde kampanyalarını başlatmaları lazım.

RAYİÇ BEDEL GERÇEK FİYAT ARASINDAKİ MARJ AÇILDI. CİDDİ ÇALIŞMAMIZ VAR DEMİŞTİNİZ NASIL BİR ÇALIŞMA YAPIYORSUNUZ?

Bu da bir gerçeklik, ülkemizde rayiç bedel ile gerçek bedel arasında bir marjın açıldığına dair gerçekliğe dönüşmüş durumda. Burada vatandaş niçin gerçek değeri göstermiyor. Bunu çözmemiz lazım çünkü vergilerde dolayı. Tapu harcı, gerçek değere ulaştığı zaman ödeyeceği emlak vergisi. Bundan kaçınmak için fiyatlamalarda rayiç bedelin üzerine gidip ödemelerini açıktan yapıyor. Bu Maliye Bakanlığı’nın kabul edebileceği bir şey değil. Vatandaşın da kaçınma durumu var. Vatandaşın memnuniyeti, Hazine Bakanlığı’nın iradesi, belediyelerin de gelirlerinin aynı seviyede devam etmesi ile ortaya konacak bir uzlaşma ile bu işin çözülebileceğine inanıyoruz.

Kapalı kapılar ardında çalışmalarımızı yürütüyoruz, yetiştirebilirsek ilan edeceğiz.