07.03.2016 tarihinde Aydın Büyükşehir Belediyesinde Özlem Çerçioğlu ve Daire

başkanları ile gerçekleştirilen toplantıda;

Aydın Büyükşehir Belediyesi her ne kadar, jeotermal kaynakların yönetimi konusunda yetkili olmasa da halk sağlığının korunması ve yerel ortak ihtiyaçların karşılanması sorumluluğundan destek alarak Aydın ili çevresini korumak amacıyla çalışmalarını hem hukuksal boyutta hem de yerinde yaptıkları denetimler ile aralıksız sürdürmektedir.  Konunun her yönüyle takipçisi olduk, bundan sonrada olacağız.”

“Yapılan ölçüm sonuçları maalesef Aydının ülkemizde hava kirliliğinin hem kış hem de yaz döneminde en yoğun yaşandığı illerden biri olduğunu göstermektedir. Ancak bu ölçümler sadece il merkezinde yapılmaktadır. İlçelerimizde oluşan kirlilik izlenememektedir. Büyükşehir Belediyesi tarafından 2016 yılında hava kirliliğinin tüm yönleriyle izlenecektir. Hava kirliliği, sağlık, trafik, planlama ve birçok hizmete yön vereceğinden Aydın Büyükşehir Belediyesi tarafından oluşturulacak seyyar ölçüm merkezleri ile bahar döneminden itibaren hava kirliliği izlemeye yönelik ölçümlere başlanacaktır. Ölçümlerin sadece kış döneminde değil, kalorifer ve sobaların yanma dönemleri dışında ve tüm şehir genelinde yapılarak, bu sayede ilimizde yaz-kış hava kirliliğine sebep olan etmenlerin belirlenerek, bunlara karşı önlemlerin alınması da sağlanacaktır.” şeklinde açıklama yapılmıştı. Bende bunları yazımda paylaşmıştım.

O toplantıda seyyar ölçüm merkezleri ile ne kastedildiğini Özlem Çerçioğlu’na sorduğumda, “Seyyar ölçüm merkezi ile kastedilen, laboratuvar şeklinde dizayn edilen üç adet araçtır. Uzman ekipler tarafından 7 gün 24 saat Aydın il sınırları içinde, gerek şikayet üzerine, gerekse re’sen çevre ile ilgili ihlaller incelenecek, uzman ekip tarafından numune alınarak, tahlil yapılacaktır. Sonuç olarak, Aydının hava, toprak ve su kirliliği doğrudan Aydın Büyükşehir Belediyesini ilgilendirmektedir.” şeklinde yanıt verilmişti.

Bu toplantının gerçekleştirildiği 07.03.2016 tarihinden bu güne kadar hemen hemen 4 ay geçti. Bugüne kadar sürekli olarak 3 adet seyyar ölçüm merkezinin alınıp alınmadığını araştırdım. Fakat bu konuda herhangi bir bilgiye ulaşamadığım gibi, bu araçlara da Aydında göremedik.

Çevre ile ilgili tahribatın günden güne hızla arttığı Aydın’da geçen hergün, her saat kayıptır. Bu nedenle, 07.03.2016 tarihinden bu yana geçen 4 aylık sürede Aydın Büyükşehir Belediyesi;

3 adet seyyar ölçüm Laboratuvarını aldı mı?

Bu araçlarla daha önce ifade edildiği üzere, uzman ekipler tarafından 7 gün 24 saat Aydın il sınırları içinde, gerek şikâyet üzerine, gerekse re’sen çevre ile ilgili ihlaller incelenerek, uzman ekip tarafından numune alınarak, tahlil yapıldı mı?

Buna ilişkin bilimsel veriler nelerdir?

5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun 7/i maddesi “Sürdürülebilir kalkınma ilkesine uygun olarak çevrenin, tarım alanlarının ve su havzalarının korunmasını sağlamak; ağaçlandırma yapmak;  gayrisıhhi işyerlerini, eğlence yerlerini, halk sağlığına ve çevreye etkisi olan diğer işyerlerini kentin belirli yerlerinde toplamak; inşaat malzemeleri, hurda depolama alanları ve satış yerlerini, hafriyat toprağı, moloz, kum ve çakıl depolama alanlarını, odun ve kömür satış ve depolama sahalarını belirlemek, bunların taşınmasında çevre kirliliğine meydan vermeyecek tedbirler almak… sanayi ve tıbbi atıklara ilişkin hizmetleri yürütmek, bunun için gerekli tesisleri kurmak, kurdurmak, işletmek veya işlettirmek….ve bununla ilgili gerekli düzenlemeleri yapmak.” hükmünü içermektedir. Bu madde uyarınca Aydın Büyükşehir Belediyesi, neler yaptı,  görevlerini yerine getirdi mi?

Çevre ile ilgili kullanılmak üzere ayrılan 1.500.00 TL ile neler yapıldı?

akinyakan472016.jpg