2009 yerel seçimlerinden sonra üstünlüğü CHP’ye kaptırınca AK Parti’nin Aydın’da ne iddiası kaldı ne de kadrolarında heyecan…

Sonrasındaki “sözümden çıkmasın” mantığı ile yönetici atama başarısızlığı kanıksattırmakla kalmadı daha da derinleştirdi... Siyasi rekabet yok oldu.

Artık alınan seçim mağlubiyetleri kimseyi rahatsız etmez oldu. Çıkarının peşine düşen kadrolar enerjilerini çıkarı çatışanlarla iç mücadelede harcar hale geldi.

Yüzler eskidi… Klikler derinleşti… İç barış yok oldu… Siyaset çözüm aracı olmaktan çıktı paylaşım aracı oldu… Partide stratejik oy kullananlar çoğaldı.

Böylece çaydan kütük kapma derdine düşen bazılarının elinden kurtulamayan parti vatandaşın gönlündeki itibarını kaybetti.

Genel Merkez de kaybolan heyecanı geri getirmek, 2019 seçimlerine ve olası bir referanduma partiyi hazırlamak için Ömer Özmen’i restorasyon yönetimi oluşturması için tekrar yetkilendirdi.

Onun alelacele açıkladığı liste kamuoyuna Sadık Atay grubunun dışlandığı AK Parti, Has Parti ve yeniler koalisyonu izlenimi verdi.

Üye seçiminde Ömer Özmen toplum kesimlerindeki dini ve mesleki gruplar arasındaki dengeye, akrabalık bağlarına, dikkat etmiş. Bazılarının oğlunu yönetime almakla ince bir siyasetle babasına kelepçe takmış.

Eski yeni milletvekillerini aramakla gönlünü almış ancak bazılarının önerdiği isimlere listede yer verirken bazılarını görmezden gelmiş. O da liste hakkında bazı spekülasyonlara yol açmış.

Kimi akraba ve dostlarını yönetime almakla parti yararı yanında kendi yararını da gözetmiş. Geçen yönetime girmesi sorun olan Ömer Özmen’in Has Parti’den yol arkadaşı Ahmet Kürşat Uğur nihayet bu yönetimde kendine yer bulabilmiş.

Mahmut Çağlayan ve Mehmet Kıvanç Aydın’ı ve Aydın siyasetini yakından tanıyan, yönetime güç veren bu yönetimin ağır topları…

İbrahim Gündeş (Semerkant Vakfı), Mustafa Utma (İlim Yayma Cemiyeti), Murat Sandıkçılar (Hayrat Vakfı), Cemalettin Esgin (İHH) STK temsilcileri…

Abdülkadir Öz ve Kerim Toker yönetime akraba kontenjanından girenlerden…

Avukat Abdürrahim Demir Kuşadası, Avukat Kağan Görecek Söke, 1 Kasım sonrası Saadet Partisi’nden transfer, açıklandığında hakkında sorun yaşanan Ramazan Satılmış Nazilli temsilcileri…

Orhan Şeşen (çay ocağı işleticisi), Hüsamettin Tuna (yufkacı), Yüksel Tikbaş (kasap) Mustafa Tığ (fırıncı) esnaf temsilcileri…

Nazmi Tuğrul, Cevriye Fadıloğlu eğitim, Dalama eski Belediye Başkanı Nihat Aktakka ve Umurlu eski Belediye Başkanı Rıza Posacı yerel yönetim temsilcileri…

Geleceğin İl Başkan adayı Gökhan Ökten, Zinnure Biten, Mehmet Yağcı, Oğuz Kendirlioğlu yönetimin Ömer Özmen, Kürşat Uğur dışındaki hukukçuları…

Hediye Uysal, Güller Korkmaz, Nilgün Böcekli, Nuray Altıntaş, Aslı Karaoğlan yönetimdeki gedikli kadın yöneticiler…

Mustafa Özalp, Cihat Akkuş sanayi, Avni Fatih Kaymaz inşaat, Kazım Yeni spor camiası, Erdoğan Yanık muhasebeci, Evren Karaköse iş güvenliği, Niyazi Uzunkavak taşıma, Osman Gümüşhan ekspertiz temsilcileri…

Emre Gönülcü, Mustafa Yanık, Mustafa Acar, Ömer İncedal ve Zeki Zedeli Gençlik Kollarından gelen yöneticiler… Bu yenilenme yaraya merhem olur da beklenen heyecan dalgasına neden olabilir mi?

Kamuoyundaki olumlu ya da olumsuz tepkiler beraber değerlendirildiğinde biraz zor görünüyor…

Zira bu yönetim, tercih nedeni ehliyet yerine “sadakat ve itaatin” olduğu ideal olmaktan uzak ama “dağ fare doğurdu” da dedirtmeyecek “yoktan iyidir” şeklinde değerlendirilecek bir Ömer Özmen yönetimidir.

Koordinatör Ali Aşlık’ın da sözünü ettiği mülakatla aday belirleme yöntemi her kim mani oldu ise eskilerin aksine bu yönetimde olmadı. Demek ki, birilerinin işine gelmedi.

Kimse kusura bakmasın ama “temsilci dostlardan”ve “itaatkar üyelerden” oluşan bir yönetim herkesin katkı sunmada kendini mecbur hissedeceği restorasyon görevini yapamaz. Takım olamayacağı için de AK Parti’yi 2019’a hazırlayamaz.

Yanlış anlaşılmasın… Yönetimdeki herkesin ya da bazılarının çamaşırının temiz olmadığı iddiasında değilim. Hepsi her yönden birer pırlanta olabilir.

 Benim sözünü ettiğim o değil… Siyasetçi kimlikleridir… Kurşun asker olmamaktır… Partiden güç alan değil güç veren olmaktır… İktidar partisinin ağırlığını taşıyabilmektir… Temsilci değil siyasetçi olmaktır.

Mesela bir kaçı dışında acaba kaçı 2019’da partisini birinci yapma iddiasındadır, kaçı AK Parti’nin 2023 vizyonu hakkında bilgi sahibidir?

Bu insanlar siyaset üzerinden fikir, düşünce ve projeleriyle millete hangi hizmeti sunacaklardır, nasıl bir Aydın tasavvurları vardır? Beni ilgilendiren işin burasıdır.