Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, 28 Ekim Cuma günü Aydın’daydı.

Valiliği ziyaret etti…

Anıta Cumhuriyet Bayramı çelengi bıraktı.

Fakat onun asıl ziyaret nedeni vatandaşça pek anlaşılamadı…

Görünürde ADÜ’nün yeni akademik yıl açılış töreniydi ama ziyarete damgasını vuran BŞB Başkanını ziyaret ve o sırada sarf ettiği sözler oldu.

Özlem Çerçioğlu, Cumhurbaşkanı, Başbakan, Bakan gibi üst düzey yetkililerin ziyaretlerini fırsata dönüştürmesini iyi bilir.

O konuda üstüne yoktur, dense yeridir.

O aynı hamleyi hatırlanacağı üzere Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın seçim öncesi Aydın’a gelişinde statta yaptığı kısa görüşme ile de (6 Ağustos 2014) yapmıştı.

Sayın Yılmaz’ın ziyaretinde de ne AK Parti teşkilatları ne de rektör karlı çıktı… Parsayı toplayan yine Özlem Çerçioğlu oldu.

Üstüne üstlük, Mehmet Erdem’in koruduğu kaleye attığı ters köşe penaltı ile bir de alkış aldı.

“Aydın Meydanı tam bir garabet… Belediye Aydın halkına yazık etmiştir.”(01.03.2014)

“Kent Meydanı rant meydanı haline getirildi.”(08.12.2013)

“Bir yandan kurtuluş günü kutlanırken diğer yandan Kent Meydanı’nda yer alan Amerikan Fast-Food zincirlerinin gölgesinde kalan Atatürk Büstü’nün önünde yapılacak saygı duruşu adeta Amerikan Fast-Food zincirine dönecektir.” (10.09.2014)

“Kent Meydanımızın hali hepimizi derinden üzüyor. Kent Meydanı tam anlamıyla beton ve demir yığını haline geldi.”(18.02.2014)

Bu eleştirilerin sahibi Mehmet Erdem…

Özlem Çerçioğlu, Bakan’a “Gerçekten Aydın halkına güzel bir meydan kazandırılmış” dedirtmekle hem de kendisinin de bulunduğu bir ortamda Mehmet Erdem’e altın değerinde bir gol attı.

Ve lisanı halle dedi ki:

Sen misin beni eleştiren… Hodri meydan”…

Tabi partililerden habersiz bu program dışı ziyaret vekillerinin hem de Bakan huzurunda göl yemiş olmasının da etkisiyle çarşıyı karıştırdı…

Sayın Bakan:

1-Ziyaret adı altında dünürlüğe mi gelmişti?

2-Ani gelişen bir durum karşısında“gelmişken hayırlı bir işe yardımcı olalım” mı demişti?

3- Yoksa hiç biri değil de maksat Özlem Çerçioğlu’nun, nezaket gereği, bir kahvesi mi içmekti?

Tabi niyetin hangisi olduğunu kimse bilmediği için anlayış da tepki de öfke de bir birbirine karıştı...

BİR: Partisi ile arasındaki sorunlar ve icraatları ile ilgili adli yargıdaki dosyalar üzerinden hareket edenlere göre AK Parti’ye açık davet anlamı taşıyan bu ziyaret tam da kıskaca girdiği bir anda Çerçioğlu’na ilaç gibi gelmiştir.

İKİ: AK Parti bakanıyla, milletvekiliyle, il başkanıyla, rektörüyle Özlem Çerçioğlu’nun değirmenine su taşımıştır.

ÜÇ: Olan, biten öyle büyütülecek cinsten bir şey değildir…

15 Temmuz sonrasındaki yumuşama çerçevesinde bakanların muhalefete ait belediyelere yaptıkları nezaket ziyaretinden ibarettir.

DÖRT: AK Parti böyle aday ithal etmenin nelere mal olduğunu İlhami Ortekin’le görmüş, geçirmiştir. 

Örneği meydanda iken aynı hatayı tekrarlamak bu partinin çaresizlik ve tükenmişliğinin tescili olur.

BEŞ: Olay “denize sürülecek olan arkadan ittirilmez önden çekilir” sözü ile ne ifade edilmek isteniyorsa odur.

ALTI: Birileri bu oyunun altında kalır ama onların kim olacağını ancak zaman gösterecektir.

Çarşıda ahval böyle… Peki, semt pazarındaki vaziyet ne?

1-Başkan’ın öyle sanıldığı gibi bir yerlere göz kırptığı falan yok… Siyaset bu…

Demokles’in Kılıcını tepesinde hisseden birisi böyle oyunlara girmezse nasıl ayakta kalır?

2- Siyaset rakip karşısında fırsat yaratma değil midir?

O akıllıca bir hamle ile hem Aydın’daki PR’nı yükseltmiştir hem de kendine şaşı bakan Genel Merkez’e verilmesi gereken mesajı vermiştir.

Ve demiştir ki:

Bohçam elimde… Dünürcüler de kapıda... Görün ve ayağınızı denk alın.”

3-CHP köklü bir partidir…

Aldığı oy, bulunduğu makam ne olursa olsun hiç kimse kendini partinin üzerinde göremez.

Tehdide, şantaja da boyun da eğmez…

Gözü kapıda, bir ayağı dışarıda olanın yolu açık olsun…

Mustafa Sarıgül Şişli’de havaya girdi de ne oldu?

Yeri doldurulamadı da CHP seçim mi kaybetti?

İyi de… Olayın çöpçatanı ya da ona soyunan kim?

Söylenenler karşısında bizim de aklımız karıştı…

BİR: Birisi oyun kuruyor da birilerine mi oynatıyor?

İKİ: Çarşıda oyun kurduğunu zannederek farkında olmadan semt pazarının oyuna gelen birileri mi var?

ÜÇ: Bu işe girişenler siyasi dengeleri ne derece hesaba katıyor, aktörlerin karakteristik yapılarını biliyorlar mı?

Merak edenler biraz sabretsin… Uzun sürmez, yakında takke düşer, kel görünür.