Ligin 2.yarısının 2.haftası yani 19.hafta tamamlandı.Fenerbahçe bir önceki hafta bir puana indirdiği zirve ile puan farkını ,evinde Göztepe ile berabere kalarak tekrar üç puana çıkmasına neden oldu.
Galatasaray ligin son sırasındaki Karagümrük'ü rahat geçerek, geçen hafta evinde berabere kalarak kaybettiği avantajı tekrar yakaladı. Şampiyonlar ligi zorlu maçından önce moral kazandı.
Trabzonspor da sessizce zirveye yaklaşmaya devam ediyor.Beşiktaş ise ligin zirvesinden 13 puan geriye düşerek çok erken havlu atmışa benziyor.Bu ruhsuzlukla devam ederlerse Avrupa kupalarına katılmaları da zor görünüyor. Nerde eski taş gibi Beşiktaş? diyesi geliyor insanın.Gittikçe sıradan bir takım gibi olmaya başladılar. Eskiden ligin altını üstüne katan Karakartalların 11'ni say dediklerinde bir solukta sayabilen taraftarlara şimdiki takımı say desen yarısını sayamaz.
Büyük ümitlerle takımın başına getirilen Sergen Yalçın'ın takımı toparlayamadığı gibi, iyice umutsuz hale getirdiğini görüyoruz. Takımın ne oynadığı belli değil. Sanki oyuncularla Sergen hoca arasında iletişim ve güven sorunu var gibi görünüyor. Birkaç maç daha istenilen sonuçlar alınamazsa teknik direktör değişikliği ilk düşünülecek olandır.
Türkiye'de takımlar kötü olduğunda ilk olarak teknik direktöre ceza kesilir. Ardından oyuncular gelir ama yöneticilere en son sıra gelir.
Teşhisi yanlış koyarsanız tedavi de yanlış olur. Beşiktaş yıllardır teşhisi yanlış koyuyor bence. Önce savaşçı, mücadeleci ruhunu geri getirmek gerekir. Bunun içinde bu camiaya uyacak futbolcular transfer edilmeli, enaz 2 sezonluk planlama yapılmalıdır.
Hoca ve teknik ekibini seçerek sonuna kadar rahat çalışması için arkasında olmak gerekir. Ama bu sabrı gösterecek seyirciyi bulmakta çok zor Türkiye'de.
Ligin zirvesi kadar alt tarafta oldukça karışık. İlk 10 sıradan sonra her takım küme düşebilir.
Çok tat vermese de, kalite düşük de olsa seyrediyoruz ligi. Türkiye'de insanlar ekonomik sıkıntılarını, haksızlıkları, hukuksuzlukları bir süre de olsa unutabilmek için izliyorlar maçları.