Son günlerde yaptığınız açıklamalar, özellikle “yetki bizde” vurgusu ve yayımladığınız sözleşmenin fiilen bağlayıcı olduğu iması, sektörde ciddi bir hukuki sorun yaratmaktadır.

Bu dili ve yaklaşımı görmezden gelmek artık mümkün değildir!

Bu nedenle bazı gerçekleri açıkça ve süslemeden ifade etmek gerekiyor.

Öncelikle şunu net biçimde söyleyelim:

Bir yönetmelik maddesine dayanarak “örnek sözleşme” yayımlamak başka bir şeydir; bu metni sahada zorunluymuş gibi dayatmak, uymayanları disiplin tehdidiyle karşı karşıya bırakmak bambaşka bir şeydir.

Abdulkadir Tanridagli

Siz bugün ikinci yolu tercih ediyorsunuz!

Bu yaklaşım, hukuken yanlıştır.

Yetki sizde demekle yetki doğmaz.

Yetki, sınırıyla birlikte anlamlıdır.

- Yönetmelik, kanunun üstünde değildir.

- Yönetmelik, sözleşme serbestisini ortadan kaldıramaz.

- Yönetmelik, kanunda açıkça düzenlenmeyen bir yükümlülüğü fiilen zorunlu hale getiremez.

Bunlar tartışmalı görüşler değil, hukukun temel ilkeleridir.

Üstelik bu ilkeler artık sadece teori de değildir. Anayasa Mahkemesi’nin çok yakın tarihli kararlarıyla açıkça teyit edilmiştir. AYM, belirsiz yetki kullanımını, yönetmeliklerle genişletilen disiplin alanlarını ve kanuni dayanağı olmayan yaptırımları Anayasa’ya aykırı bulmuştur.

Abdulkadir Tanridagli-1

Bu kararlar ortadayken hâlâ :

- örnek sözleşmenin bağlayıcı olduğu izlenimi yaratmak,

- uymayan acenteleri dolaylı olarak tehdit etmek,

- yetki bizde söylemini ısrarla sürdürmek,

hukuki değil, siyasi bir tutumdur.

Ve bu tutumun mutlaka! bedeli olur.

Açık konuşalım. :

Bir acenteye, sizin yayımladığınız örnek sözleşmeyi birebir kullanmadı diye kınama ya da para cezası verilirse, bu ceza bugün değilse yarın iptal edilir. AYM kararları ortadayken bunun aksini savunmak gerçeklikten kopmaktır.

Bu noktada şunu da net söylemek gerekir.

- Rehberlerin haklarını korumak,

- mesleki standartları yükseltmek,

- sektörde düzen sağlamak,

bunların hiçbiri seyahat acentelerini baskı altına alarak, hukuki sınırları zorlayarak, yetkiyi geniş yorumlayarak yapılamaz!

Seyahat acenteleri bu sektörün karşı tarafı değil, ana taşıyıcı unsurudur.

T U R E B

Acenteyi yok sayan, sözleşme serbestisini hiçe sayan, hukuki riskleri görmezden gelen her yaklaşım sektöre zarar verir.

- Bugün kullandığınız dil uzlaşmacı değildir.

- Bugün savunduğunuz pozisyon hukuken zayıftır.

- Bugün ısrar ettiğiniz yaklaşım sizi ileride ciddi yargı süreçleriyle karşı karşıya bırakır.

Bu bir tehdit değil, hukuki bir tespittir.

O yüzden çağrım nettir.

!- Yetki söylemini yumuşatın.

!- Örnek sözleşmenin bağlayıcı olmadığı gerçeğini açıkça kabul edin.

!- AYM kararlarını yok sayan bir tutumdan derhal vazgeçin.

!- Sektörü yeni bir kriz alanına sürüklemeyin.

Aksi halde bu tartışma büyür ve büyüdükçe kimseye fayda sağlamaz.

Benim durduğum yer bellidir.

Hukukun dışına çıkan hiçbir yetkiyi meşru görmem.

Belirsizlikten değil, hukuktan yanayım.