Referandum bitti ama AK Parti sandıktan evet çıkmasının rahatlığına henüz ermiş değil.
Çünkü ezici bir sonuç alınamaması ve çıkan sonucun CHP tarafından mühürsüz oylar nedeniyle tartışma konusu haline getirilmesi AK Parti cephesinin pundunu kırdı.
Aydın AK Parti yönetici ve milletvekillerinin ise buna ilaveten yüzünü yere eğdiren başka bir konu CHP ile aralarındaki makasın biraz daha açılmış olması oldu.
2007’den beri devam eden bu açılmanın nedenleri hakkında her seçim sonrasında çeşitli nedenler ileri sürüldü, yorumlar yapıldı.
Bazıları il başkanlarına, bazıları parti içi çekişmeye bazıları da iktidar olmanın metal yorgunluğuna bağladı.
Bunların etkisi yok değildir ancak temel bir neden gözlerden kaçtı, ona pek değinilmedi
Neydi o derseniz?
Oyun kurucular…
Siyaset satranç gibidir. Satrançta rakibinin yapacağı birkaç hamle sonrasını görebilenin başarılı olduğu düşünüldüğünde siyaset de rakibinin yapacağı hamleleri önceden öngörüyü gerektirir.
Milletvekili de olsa MKYK üyesi de olsa herkesin iyi bir satranç ustası olamayacağı gibi o öngörüye sahip olmayan siyasette oyuncu olabilir ama oyun kurucu olamaz.
O biraz da Allah vergisidir.
1-Lider özelliği olacak,
2-Ben merkezli değil, biz merkezli düşünecek,
3-Plancı bir kafaya sahip olacak,
4- Öngörüsüyle ileriye dönük alternatif senaryolar üretecek,
5-Üstünlüğün sürdürülebilir olması için karşı gücün hamlelerini iyi hesap edecek,
6-Bunları yapacak siyasi olgunluk ve tecrübeye sahip olacak.
Eğer bu özellikte siyasetçi yoksa parti çareyi ya kendi dışında kurulan oyunların bir parçası olmasında ya da kurulan masanın devrilmesinde arar.
Doğru Yol Partisi(DYP) Genel Başkanı Süleyman Demirel 1987 seçimleri öncesi dönemin Sosyal Demokrat Halkçı Parti (SHP) Genel Başkanı Erdal İnönü’ye “Şayet seçimlerden birinci çıkarsanız, şartlar da uygun düşer koalisyon hükümeti kurarsak size başbakan yardımcılığı yapmada bir beis görmem” der.
O seçimde gerçekleşmeyen DYP-SHP koalisyonu 1991 seçimleri sonrasında gerçekleşecek, seçimlerin galibi Demirel Başbakan, Erdal İnönü de başbakan yardımcısı olacaktır.
Erdal İnönü’ye bu konu sorulduğunda Demirel’in 1987’deki nezaketini hatırlatır ve “Ben de aynı şekilde cevap vermek zorunda kaldım” der.
Oyun kurmada diğer bir usta Recep Tayip Erdoğan’dır. O 2002’de partiyi kurduğunda niyetinin birinci etapta Başbakanlık ikinci etapta Cumhurbaşkanlığı sonuncu olarak da Başkanlık olduğunu ta başından beri siyaseti bilenler biliyordu.
İşte siyasette oyun kurmak böyle bir şeydir ve her iki örnekte görüleceği üzere satranç tahtasında birkaç hamle ilerisini görebilmek ve uygun senaryolarla o hedefi gerçekleştirecek stratejiyi çizebilmekle mümkündür.
Bu anlamda son dönemlerde Aydın ölçeğinde hakkını yemeyelim oyun kurmasını bilen, biraz da meydanın boş olmasının kendine sağladığı avantajla, tek siyasetçi Özlem Çerçioğlu’dur.
İspatı da CHP ile AK Parti arasındaki oy farkının her seçimde biraz daha artması ve son referandumda neredeyse ikiye katlanmasıdır.
Mehmet Erdem’de o yetenek olsaydı, 2004’de aday gösterdiği İlhami Ortekin’le iyi geçinilmediği takdirde bir sonraki seçimde başlarına dert olacağını bilir adımlarını ona göre atardı.
Demokrat Parti tabanını kazanmak için seçtiği aktörün bu kitledeki ağırlığını göz önüne alır, oyunu ona göre kurardı.
Onun bunlara dikkat etmemesi CHP’ye yaramakla kalmadı kendi seçtiği aktör üzerinden Özlem Çerçioğlu’nun kurduğu iddia edilen oyunla 7 Haziran’da liste dışı kalıverdi.
AK Parti’nin Aydın’da var olmasında en büyük şansı 2014 yerel seçimlerinde MHP ile ortak masa kurmasıydı.
O günün şartlarında bu imkânsızdı diyenlere bu günkü tabloya bakmalarını salık veririm…
Siyaset aynı zamanda bir öngörü işidir.
AK Parti 2014’de onu yapmak yerine tam tersini yaptı meydan MHP’ye kalmasın diye CHP’nin daha doğrusu Özlem Çerçioğlu’nun kurduğu masaya yandan eklemlendi.
Yanlış diyenlere o seçimlerin BŞB AK Parti adayı Mustafa Savaş’ın Aydın’a ayak bastığında işe Özlem Çerçioğlu’nu ziyaretle başlamasını hatırlatırım.
Eğer Sayın Savaş o basirette bir siyasetçi olsaydı tıpkı Demirel’in 1987’de yaptığı gibi Anayasa değişikliği ile gündeme gelen MHP ile ortaklığın temelini Aydın’da ta o günden atar böylece hem seçimi kazanır hem de Aydın siyasetinin bir numarası olurdu.
O bunu yapmadığı gibi bir de seçimde kendisinin (189 bin 814) neredeyse iki katı oy (285 bin 148) alan Özlem Çerçioğlu’nun şahsında CHP’nin Aydın’a iyice demir atmasına neden oldu.
Şimdi de toplum hafızasını yok farz ederek aynı Mustafa Savaş referandumda iyice karaya oturmuş partisini yüzdürmek için oyun kuruculuğa oynuyor.
Hayli ilginç değil mi?
Aydınpost ANDROID'de TIKLA İNDİR! Aydınpost APPSTORE'da TIKLA