Sayın Neslihan Karayılan’ın şu sözünü çok anlamlı buluyorum:
“Gündelik siyasetten kendini kurtaracak bir uğraş bulan övünsün!”
Aslında bu cümle, hepimizin zaman zaman kendimize sormamız gereken önemli bir soruyu gündeme getiriyor. Elbette siyaset önemlidir. Çünkü siyaset; ülkemizin geleceğini, toplumun yaşam koşullarını, adaleti, eğitimi, ekonomiyi ve gelecek kuşakların hayatını doğrudan etkiler. Ülkesini seven, düşünen ve sorumluluk hisseden insanların olup bitenlere kayıtsız kalması beklenemez.
Ancak benim üzerinde durmak istediğim başka bir nokta var: Siyasetle ilgilenmek başka, hayatımızın tamamını siyasetin gündemine teslim etmek başkadır.
Türkiye’de bazen öyle bir gündem döngüsünün içinde yaşıyoruz ki sabah gözümüzü açar açmaz siyaset, gün boyunca siyaset, akşam yine siyaset… Bir tartışma bitmeden diğeri başlıyor; bir siyasi hesap kapanmadan yenisi açılıyor. İnsan bazen kendi düşüncelerine, kitaplarına, hobilerine, sanatına, araştırmalarına ve hatta kendisine ayıracağı zamanı bile bulamıyor.
Üstelik gündem o kadar hızlı değişiyor ki dün hararetle tartıştığımız konuyu bugün unutuyor, bugün başka bir tartışmanın içine çekiliyoruz. Bir bakıyoruz, gün bitmiş; saatlerce konuşmuşuz, yorum yapmışız, eleştirmişiz ama kendimiz için ne üretmişiz, ne öğrenmişiz, ne geliştirmişiz diye düşündüğümüzde ortada pek bir şey kalmamış.
İşte tam da burada kendimize dönmemiz gerekiyor.
İnsan yalnızca siyasi tartışmalarla yaşamaz. Kitap okumak, yazmak, resim yapmak, çizmek, araştırmak, bilimle uğraşmak, yeni fikirler geliştirmek, doğayla buluşmak ve topluma yararlı işler üretmek de hayatın vazgeçilmez parçalarıdır. Bazen bir kitap insana yüzlerce tartışmanın kazandıramadığı bir bakış açısı kazandırır; bazen bir sanat eseri, bazen de sessizce yapılan bir çalışma insanın düşünce dünyasını zenginleştirir.
Benim anlayışıma göre mesele siyasetten uzaklaşmak değil, siyasetin insanın aklını, zamanını ve bütün yaşamını işgal etmesine izin vermemektir. Çünkü insanın kendisini geliştirmesi, üretmesi ve bağımsız düşünebilmesi de en az siyasi tartışmalara katılması kadar değerlidir.
Üstelik bir ülkenin gelişmesi yalnızca siyasetçilerin ne söylediğine değil; bilim insanlarının, mimarların, sanatçıların, öğretmenlerin, işçilerin, üreticilerin ve düşünen insanların ne ürettiğine de bağlıdır. Konuşmak elbette gereklidir; ancak konuşmanın düşünceye, düşüncenin de üretime dönüşmesi gerekir.
Şimdi gelelim işin biraz da mizahi tarafına…
Türkiye’de gündem öyle bir hâle geldi ki insanın kendisine bir hobi edinmesi bile neredeyse stratejik bir planlama gerektiriyor! Kitap okumaya oturuyorsunuz, yeni bir siyasi tartışma çıkıyor; resim yapmaya başlıyorsunuz, başka bir açıklama geliyor; biraz dinleneyim diyorsunuz, gündem yine kapıyı çalıyor!
Bazen düşünüyorum da bizim ülkede gündemi takip etmek için ayrı bir meslek, gündemden uzaklaşmak için de ayrı bir uzmanlık belgesi gerekiyor! 😂
Hatta insanın bir günlüğüne siyasetten uzak kalabilmesi için telefonuna değil, sanki bütün ülkeye “Rahatsız Etmeyin” modu yüklemek gerekiyor!
Şaka bir yana, insan her gün siyasi gelişmeleri takip etmekten kendi hayatını yaşamaya fırsat bulamıyorsa, burada biraz durup düşünmekte fayda var. Çünkü hayat, yalnızca başkalarının ne yaptığını izlemekle geçmeyecek kadar değerli.
Ben de kendi adıma şuna inanıyorum: İnsan hem ülkesinin sorunlarına duyarlı olmalı hem de kendi dünyasını zenginleştirmeyi ihmal etmemeli. Düşünmeli, okumalı, üretmeli, sorgulamalı ve gerektiğinde eleştirmeli; ama bütün bunları yaparken kendi yaşamını da unutmamalı.
Çünkü siyaset gündemi değişir, tartışmalar biter, makamlar el değiştirir; fakat insanın kendisine kattıkları, ürettikleri ve bıraktığı iz kalır.
Sayın Neslihan sizin sözünüzü bu nedenle önemsiyorum. Bence asıl mesele, gündelik siyasetin içinde kaybolmadan ülkeye ve topluma karşı sorumluluğumuzu sürdürebilmek; aynı zamanda kendimize, düşüncelerimize ve üretme gücümüze de sahip çıkabilmektir...........
Müsaadenizle
Son bir önerim var: Türkiye’de herkesin bir günlüğüne siyasete ara verip kendisine, kitaplarına, sanatına veya sevdiği bir uğraşa zaman ayırdığı bir gün ilan edilse, acaba gündem mi bizi özler, yoksa biz mi gündemi özleriz? 😂
Sevgi Saygı ve düşüncelerimle,.🌿🙏🌹
Prof. Dr. Architektin Mimar Gülten Şentürklü