ÖZLEM ÇERÇİOĞLU BAŞKANIM!..
Aydın Sanayi Odası seçimleri yaklaşıyor.
Adaylar sahada…
Üye ziyaretleri yapılıyor, listeler hazırlanıyor, hesaplar kitaplar yapılıyor.
Normalde seçim dediğin de böyle olur, değil mi başkanım?
Aday çıkarsın…
Kapı kapı gezersin…
Sanayicinin karşısına geçer, neden sana oy vermesi gerektiğini anlatırsın.
Sonra sandık gelir, üye kararını verir.
Buraya kadar her şey normal…
Ama başkanım, bu seçim sanki biraz normalin dışına çıkmaya başladı.
Çünkü oğlunuz Caner Çerçioğlu, Gökhan Maraş’ın yanında yerini alınca işin rengi bir anda değişti.
Artık karşımızda sadece iki adayın yarıştığı sıradan bir Sanayi Odası seçimi yok gibi…
İşin içine başka bir güç, başka bir ağırlık girdi sanki.
Başkanım, bırakın gençler yarışsın…
Siz Aydın Büyükşehir Belediye Başkanısınız.
Elinizde büyük bir siyasi güç, büyük bir kamu gücü ve Aydın’ın hemen her noktasına temas eden bir belediye organizasyonu var.
Başkanım, siz bu gücü Sanayi Odası seçimlerinde oğlunuz için kullanırsanız, bu yarış eşit bir yarış olmaz.
Ben bir annenin oğluna destek vermesinden bahsetmiyorum.
Her anne çocuğunu destekler.
Ben Aydın Büyükşehir Belediye Başkanının oğluna verebileceği siyasi ve kurumsal destekten bahsediyorum.
İkisi çok farklı şeyler.
Bir belediye bürokratı bir sanayiciyi arayıp,
“Başkanımızın selamı var…”
diyerek oy isterse bunun adı nedir?
Bir belediye çalışanı oda seçimleri için sahaya çıkarsa bunun adı nedir?
Belediyenin resmî araçları, personeli veya herhangi bir kamu imkânı bu seçim sürecinde kullanılıyorsa bunun açıklaması nedir?
Bunların yapıldığını peşinen söylemiyorum.
Soruyorum.
Çünkü bunların cevabını bilmek bizim hakkımız.
Başkanım!..
Hani Büyükşehir Belediyesi hiçbir odanın seçimine müdahil olmayacaktı?
Ne değişti?
Eğer Büyükşehir Belediyesi bu seçimde gerçekten tarafsızsa çıkın açıkça söyleyin:
“Hiçbir bürokratımız, çalışanımız, aracımız ve belediye imkânımız Aydın Sanayi Odası seçimleri için kullanılmayacaktır.”
Deyin…
Mesele bitsin.
Ama aksi varsa, orada durmak gerekir.
Çünkü bu odalar kimsenin aile şirketi değil.
Bu şehir de hiç kimsenin çocuklarının siyasi ya da bürokratik kariyer basamağı değil.
Başkanım, lütfen bu yanlışları yapmayın.
Bırakın sanayiciler kendi odalarını kendileri yönetsin.
Bırakın,
Aydın Sanayi Odası,
Aydın Büyükşehir Belediyesinin arka bahçesi olmasın.
Sayın Başkanım, müsaade ederseniz Gökhan Maraş başkanıma da bir iki kelam etmek istiyorum…
—————
GÖKHAN MARAŞ BAŞKANIM!..
Hayırdır, billboardlara çıkmışsın.
Özlem Çerçioğlu billboardlarına öyle herkesi kolay kolay çıkarmaz.
Kıymetini bil başkanım…
Büyükşehir’in billboardlarına bir kendisi çıkar,
bir de Özlem Çerçioğlu,
arada bir de Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı.
Billboardlara çıktığın yetmemiş,
bir de “Afişlerimi yırttılar.” demişsin…
Allah aşkına başkanım…
Kim ne yapsın senin afişini?
Çocuklar geçerken yırtmıştır.
“GÖKHAN MARAŞ AFİŞLERİNE ÇİRKİN SALDIRI”
Böyle haber mi olur başkanım?
Resmen gaza gelmişsin.
Bu, eski bir Özlem Çerçioğlu mağdur taktiğidir.
Bu taktiği ilk 2014 yerel seçimlerinde Söke’de kullanmıştı:
“ÖZLEM ÇERÇİOĞLU’NUN AFİŞLERİNE ÇİRKİN SALDIRI”
Bunlar ablanın eski taktikleri başkanım.
Sen bu işlere sakın girme başkanım.
“Neden?” diyeceksin.
Bunlar sade vatandaş için yapılan küçük algı operasyonları.
Sade vatandaş bunları yer de sanayici yemez.
Bir de başkanım,
bu Sanayi Odası seçimlerini çok abarttınız…
Aydın’ı ayağa kaldırdınız.
İçimiz dışımız Sanayi Odası oldu.
Kafamızı nereye çevirsek:
Gökhan Maraş–Caner Çerçioğlu.
Allah aşkına, siz neyin peşindesiniz?
Bu seçim sizin için neden bu kadar önemli?
Kazanamazsanız üzülmeyin başkanım…
ASTİM Organize Başkanlığı nasıl olsa garanti.
Bana, oturduğun Sanayi Odası koltuğunun kıymetini pek bilemedin gibi geliyor başkanım.
Şimdi de kaybetme korkusuyla bütün tuşlara basıyormuşsun gibi…
Özlem Çerçioğlu ile aranız da pek iyi değildi.
Nasıl bir araya geldiniz, onu da anlamadım.
Neyse, uzatmayalım…
Yani başkanım, Özlem Çerçioğlu’nun her dediğini yapmayın.
Afiş fikri güzel ama “afişlere çirkin saldırı” haberleri olmamış.
Aydın sanayicisini bu kadar hafife almayın.
Ters teper, benden söylemesi.
“Effetto boomerang.”