Küresel şer odakları ve onlara taşeronluk yapan terör örgütleri görevlerini harfiyen uygulayarak efendilerini mutlu etmeye devam ediyorlar..

Gezi olayları ile başlayan, PKK, DAEŞ, DHKP-C’nin terör eylemleri ile devam eden ve 15 Temmuz 2016’da FETÖ tarafından finali yapılmaya çalışılan ihanet senaryosu şükürler olsun ki hedefine ulaşamadı..

Tanklara, tüfeklere, uçaklara gövdesini siper eden milletimiz hainlere geçit vermedi...

Namusuna, ülkesine ve özgürlüğüne sahip çıktı.

Bu büyük zaferin sene-i devriyesinde şehitlerimizi rahmetle anıyor, gazilerimize minnet ve şükranlarımı sunuyorum.

 

*

 

Kalkışmanın görünürdeki hedefi Cumhurbaşkanı Erdoğan olsa da, asıl hedefin Türkiye Cumhuriyeti Devleti olduğu herkesin bildiği bir gerçek.. Tarihte ilk kez TC devletinin uçakları halkının üzerine ölüm yağdırdı. Milletin Meclisi ilk kez bombalandı. Cumhurbaşkanımız Hollywood filmlerini aratmayacak kahpelikteki bir operasyonla yok edilmeye çalışıldı.

Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, o günlerin vahametini şöyle dile getiriyor:

"15 Temmuz'da yok olmanın eşiğinden döndük.. İç savaşa girmemize ramak kalmıştı. Bu Tayyip Bey'e veya hükümete karşı değil, vatana karşı bir hareketti. Olaylar şerzlongtan görüldüğü kadar basit değil.. Türkiye işgal girişimine karşı Kuvay-i Milliye ruhuyla şahlanmıştır. Bunu kalıcı bir kucaklaşmaya çevirmeliyiz. Türkiye Cumhuriyeti'nin ardında saf tutmak hepimizin görevidir.”

 

*

 

Aradan tam bir yıl geçti. Tehlike tamamen ortadan kalkmıştır diyemiyoruz..

Türkiye'ye diz çöktürtmeyi kendilerine ilke edinenlerin ihanet projeleri her gün bir başka biçimde devreye sokuluyor..

Kardeşi kardeşe, müslümanı müslümana vurdurmanın planları yapılıyor..

Irak'ta, Suriye'de, Libya 'da ve Mısır’da yapılanların benzeri ülkemizde de sahnelenmeye çalışılıyor..

Düşman, ülkemizi bölmek için fitne üretmeye ara vermeden devam ediyor.

Ne yazık ki çoğumuz bu büyük oyunu hala anlayabilmiş değiliz..
Büyük resmi göremiyoruz ya da görmek istemiyoruz..
İdeolojik saplantılarımız aklımızı esir almış durumda.
İşkembe-i kübradan sallamalar devam ediyor.
Her ağzı olan konuşuyor, her eli olan yazıyor.
Feyzioğlu’nun yok olmanın eşiği dediği 15 Temmuz’u, itibarsızlaştırmaya çalışanlar, hainlerin ekmeğine yağ sürmeye devam ediyorlar.

241 insanın şehit 2 bin 500 insanın gazi olduğu bu büyük kalkışmaya hâlâ senaryo diyenler, kontrollü darbe diyenler var..

Bu neyin dışa vuru mudur anlamak mümkün değil...
Senaryo, tiyatro diyerek aydıncılık oynamaya çalışanlara söyleyecek sözüm yok..
Bu saçma tezin sahiplerini dikkate bile almıyorum..
Zira onların sorunu patolojik... Bir nevi Huntington hastalığı emareleri gösteriyorlar..
Ancak sağduyulu insanlarımızın, ideolojik farklılıkları bırakarak bir araya gelmelerinin zamanı geldi diye düşünüyorum..

Ötekileştirici ve aşağılayıcı söylemlerle bir yere varamayacağımızı anlamamız gerekiyor.

Bu ülke hepimizin, başka Türkiye yok...

 

Mehmed'im, sevinin, başlar yüksekte!
Ölsek de sevinin, eve dönsek de!
Sanma bu tekerlek kalır tümsekte!
Yarın, elbet bizim, elbet bizimdir!
Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir
!

 

Bu dileklerle 15 Temmuz Demokrasi bayramının ülkemize birlik ve dirlik getirmesini diliyorum.

 

Sağlıkla kalın!

 

 

 

 

Aydınpost ANDROID'de TIKLA İNDİR!   Aydınpost APPSTORE'da TIKLA