Ben siyasetten anlamam. Çünkü olağan insan zekâsı ve ahlakının anlayabileceği bir şey değildir.
Parti de tutmam. Çünkü tutulacak bir şey değil. Seçim vaktinde vatandaşlık görevi olarak oyumu, o an için aklıma yatan birine verir geçerim. Sonra da kendi işime bakarım.
Ama gözyaşı derseniz, ondan anlarım işte. Onu bilirim.
Çünkü insanım çok şükür.
Böyle bir giriş cümlesini neden mi kurdum? Hiç kimseden yana olmadığımı belirtmek için kurdum.
Hiçbir partiden, hiçbir cemaatten, hiçbir sendikadan yana değilim.
Çünkü terörün, acıların, felaketlerin, sapkınlıkların ve her türlü yanlışların; siyasal oluşumlara ve dini gruplara göre değerlendirildiği, yorumlandığı, tepki gösterildiği veya hiç görmezden gelindiği bu ortamda ben hiç kimseden hiç değilim.
Ben,
Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyım.
Bu yüce devletin vatandaşı olduğum için gurur duyarım. Vatanseverliğin söz ve sloganlarla, sembollerle olmayacağını bilirim. Sadece vatandaşlık görevlerimi yerine getirmeye çalışırım.
Türk Milletindenim.
Milletimin tarihi ve kültürel zenginliklerini benimser ve hiç kimseye büyüklenmeden, hiç kimseyi hor görmeden sevgi saygı içinde yaşarım.
Çok şükür Müslümanım. Dinimin gerekliliklerini yaşamaya çalışır, ama hiç kimseye de neden yapmıyorsun diye karışmam. Günahı ve günahkârı hor görmem. Bilirim ki yeryüzünde çocuklar hariç günahsız insan yoktur. Hepimiz az çok günahkârızdır.
Yeter ki bir insana ve bir yaratılmışa dahi, bir hatamız, maddi ve manevi bir zararımız olmasın. Nasılsa Allahın rahmeti sonsuzdur.
Bir insanım.
Maalesef bir insan…
İnsanın insana, insanın diğer yaratılmışlara ve doğaya yaptıklarından sonra, maalesef demek zorunda kaldım. Geçenlerde Dünya İnsan Hakları Günü idi. Bir düşünsenize kesinlikle biz insanların hâkimiyet kurduğu bir dünyada İnsan Hakları Günü.
Maymunlar Cehennemi filmini bir hatırlayın. Hadi orda olsa bu İnsan Hakları günü anlayacağım. Gülsek mi, ağlasak mı?..
Bu yüzden hiçbir gözyaşını da tutmam. Benim için hepsi aynıdır. Kimden olursa olsun bir damlası yakar içimi. Hangi dinden, hangi milletten, hangi renkten olursa olsun. Hangi canlının yanağından süzülürse süzülsün…
Geçtiğimiz Pazar dünya insan hakları günüydü dostlar!
İstanbul’daki bombalar da o akşam patlatıldı zaten.
Huzurumuzun, namusumuzun, canımızın, malımızın koruyucusu polislerimiz şehit oldu. Masum vatandaşlarımız bu alçak saldırıda can verdi. Allah rahmet eylesin. Ailelerine sabırlar versin.
Gazetelerde ve sosyal medyada, hükümet, muhalefet, gazeteci, yazar, uzman ve vatandaşların yorumları, bundan önceki olaylarda olduğu gibi yine tornadan çıkmış gibi kendi bağlı oldukları siyasal ve sosyal oluşumların düşüncesine göreydi.
Hangisi tamamen doğruydu o yorumların, söylemlerin?..
Hiç biri…
Doğru cevap şıkkının olmadığı soru gibiydi. Doğru cevap yoktu. Ama hepsi de benimki doğru, senin ki yanlış dedi.
Acıda bile birleşemiyoruz artık.
Gözyaşında bile…
Çünkü hissetmiyoruz. Çünkü gerçekten üzülmüyoruz. O lanet olası ateş sadece, ama sadece düştüğü yeri yakıyor.
Allah korusun bir gün herkesi, ama herkesi bir anda yakarsa, işte o zaman anlayacağız.
Bu yüzden siyaseti bilmem ve sevmem ben.
Hiçbir siyasal ve sosyal oluşuma da ait değilim.
Ama gözyaşını bilirim.
Sağlıcakla…
Aydınpost ANDROID'de TIKLA İNDİR! Aydınpost APPSTORE'da TIKLA İNDİR!