Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) Genel Başkanı Kemal Irmak, Manisa'nın Turgutlu ilçesinde, okul önünde 11 öğrencinin silahlı saldırıda yaralandığı İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi önünde sendika üyeleriyle birlikte açıklamarlarda bulundu.
Irmak, eğitim alanında uzun süredir devam ettiğini belirttiği sorunlara dikkati çekerek Milli Eğitim Bakanlığına daha önce de uyarılarda bulunduklarını söyledi. Irmak, "Milli Eğitim Bakanlığına defaaten bu yaşanan olaylarla ilgili çeşitli uyarılarda bulunduk. Tedbirlerin alınmasını istedik ama alınmadı. Eğitim gerçekten giderek çok parçalı hâle, çok katmanlı sorunlarla uğraşan bir alana dönüştü. Aslında yaşadığımız sorun da bu katmanlı sorunların sonucunda yaşanıyor ve hiçbir şey kendiliğinden olmuyor. Çok uzun zamandan beri eğitim alanında eşitsizlikler, adaletsizlikler, liyakatsizlikler yaşanıyor, yaşanmaya devam ediyor. Bunun sonucunda MESEM'lerde 37 öğrencimizi kaybettik. Bu gibi olaylardı maalesef. Geçen yıl Urfa Siverek, Maraş'ta, İstanbul'da onlarca öğrencimiz yaralandı. 10'a yakın öğrencimiz hayatını kaybetti. Bunların yaşanmaması adına, buradan Bakanlığı uyarmak için elbette ki buradayız" ifadelerini kullandı.
ŞİDDETSİZ OKUL DEKLARASYONU
Irmak, daha önce hazırladıkları "Şiddetsiz Okul Deklarasyonu"nu hatırlatarak sorunun yalnızca okul güvenliği üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek şunları kaydetti:
"Geçtiğimiz bahar aylarında yaşanan olaylardan sonra, biz Bakanlığın önüne 23 maddelik 'Şiddetsiz Okul Deklarasyonu' yayımlamıştık. Bunlara uymasını istemiştik Bakanlığın. Bu tedbirleri almış olsaydı, meseleye sadece bir güvenlik, okulun önüne ya da okul bahçesine konulacak bir güvenlik üzerinden meseleye bakmasaydı bugün bu sorunları yaşamıyor olacaktık. Şimdi Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı buraya 25 kadar psikososyal destek uzmanı göndermiş. Bunlar olaylar olduktan sonra geçmiş olsun yani. Bunlar en baştan yapılması gereken meseleler. Bakanlık bunları yapmadığı için bu çocuklar okul dışında kalıyorlar, öğrencilerimiz eğitim dışında kalıyorlar. Eğitim dışında kalan çocuklar bu boşluktan nerelere savruluyorlar? Tarikat ve cemaatlerin kucağına savruluyorlar. Uyuşturucu ve suç çetelerinin içine savruluyorlar. Maalesef biz de bu sorunları yaşamak durumunda kalıyoruz."
EŞİTSİZLİĞE DİKKAT ÇEKTİ
Irmak, çocukların karşı karşıya kaldığı ekonomik ve sosyal eşitsizliklerin şiddet sorunuyla birlikte ele alınması gerektiğini belirterek "Buradan Bakanlığa şu çağrıyı bir kez daha yapalım. Dün Bakan Bey buraya geldi. Küçücük bir ilçede o olağanüstü tedbirlerin yaşandığını buradaki arkadaşlar ifade etti, her yer tıkanmış. Neden bu halkın çocukları için gerekli tedbirleri, alınması gereken, uygulanması gereken eğitim alanındaki uygulamaları yapmıyorsunuz? Sayın Bakan, okuldaki eşitsizlikleri kaldırın. Çocuklar bu yoksullukla baş edemiyor. Yoksullukla baş edemeyen çocuklar kendini şiddetin içinde buluyor. Eşitsizlikle baş edemiyorlar, eşitsizlikle baş edemeyen çocuklar kendini şiddetin içinde buluyorlar" dedi.
BAKAN TEKİN'E İSTİFA ÇAĞRISI
Irmak, açıklamasının devamında Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'i eleştirerek istifa çağrısında bulundu. Irmak, sözlerini şöyle tamamladı:
"Eğitimde hiçbir sorununu çözmeyen Yusuf Tekin'in de bir an önce o koltuğu bırakmasını, istifa etmesini talep ediyoruz. Bakan orada kaldığı sürece bu sorunlar devam edecek. Bakan orada kaldığı sürece okullar şiddetten arınmamış olacak. Bu mesele sosyal güvenlik, bir güvenlik meselesi değil. Bu mesele çocukların, her kademedeki öğrencilerimizin hiçbir eşitsizliği hissetmeyecek, bütün psikososyal destekleri her zaman alabilecek bir meseledir. Bakan, bırak, yapamıyorsun. Her gün sorunlar artarak devam ediyor ve sorunların faturası çocuklarımıza, velilere, öğrencilere bir bütün olarak bu fatura geleceğimize mal oluyor. Geleceğimizle artık uğraşma ve o koltuğu bırak."




