Merhaba Sayın Aydın Post okuyucuları bu haftaki yazımızda AYM (Ana Yasa Mahkemesi) TURİST REHBERLİĞİ KANUNU’NU İPTAL ETTİ Mİ? Sorusunu konuşacağız.

BİR SEYAHAT ACENTESİNİN GÖZÜNDEN NE OLDU, NE DEĞİŞTİ?

Son günlerde Anayasa Mahkemesi’nin turist rehberliğiyle ilgili verdiği bir karar konuşuluyor.

Ancak sahadaki birçok seyahat acentesi için bu kararın ne olduğu, nereden çıktığı ve ne anlama geldiği çok net değil. Kimisi sadece rehberleri ilgilendiriyor deyip geçiyor, kimisi AYM iptal etti cümlesini duyup işin tamamının değiştiğini sanıyor. Önce şunu netleştirelim.

İptal edilen kararlar neydi, AYM tam olarak neye müdahale etti. Anayasa Mahkemesi, turist rehberliği meslek odaları ve birliklerine ki buna TÜRSAB' da dahil olmak üzere verilen bazı yetkileri hedef aldı. Özellikle iki başlıkta iptal kararı verdi. Birincisi, denetimler sırasında meslek odaları ve birliklerin her türlü bilgi ve belgeyi isteme zorunluluğuydu. Bu yetkinin sınırlarının belirsiz olduğu, kişisel verileri ve ticari sırları kapsayabilecek kadar geniş tutulduğu, denetim yetkisi ile özel hayatın korunması arasında gerekli dengenin kurulmadığı gerekçesiyle Anayasa’ya aykırı bulundu. İkincisi ise disiplin işlemlerine ilişkin yetkilerdi. Disiplin fiilleri ve cezalarının çerçevesinin net olarak kanunla belirlenmeyip büyük ölçüde yönetmeliklere bırakılması, suç ve cezanın kanunla belirlenmesi ilkesine aykırı görüldü ve bu nedenle iptal edildi. Yani AYM, rehberlik mesleğinin kendisini değil; denetim ve disiplin alanındaki belirsiz, ucu açık ve sınırsız yetkileri iptal etti. Bu karar bir günde ortaya çıkmadı.

Cf0217D5 0B4B 4E5D 93F7 01B6Efc1F093 Thumb

Turist rehberliğiyle ilgili tartışmalı düzenlemeler, 2024 yılı içinde Turist Rehberliği Meslek Kanunu ile Seyahat Acenteleri ve Seyahat Acenteleri Birliği Kanunu’nda yapılan değişikliklerle gündeme geldi. Bu değişiklikler Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde görüşüldü, kabul edildi ve yasalaşarak yürürlüğe girdi. Ancak bu yasal düzenlemeler içinde yer alan söz konusu hükümler sahada ciddi rahatsızlık yarattı. Bunun üzerine ana muhalefet partisi tarafından ilgili maddelerin iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi’ne başvuruldu. AYM yapılan başvuruyu hukuk devleti, belirlilik ve ölçülülük ilkeleri çerçevesinde değerlendirdi. Dün yani 21 Ocak 2026 Çarşamba günü açıklanan karar, sadece turist rehberlerini değil; seyahat acentelerini ve dolaylı olarak TÜRSAB’ı da ilgilendirmesi nedeniyle benim açımdan özellikle dikkat çekiciydi.

AYM, turist rehberliği meslek odaları ve birliklerinin denetimler sırasında her türlü bilgi ve belgeyi isteme zorunluluğunu ve disiplin işlemlerine dair bazı yetkilerini Anayasa’ya aykırı bularak iptal etti. Ancak burada çok kritik bir ayrım var. AYM rehber olma şartlarını dil ve eğitimle ilgili düzenlemeleri Türkçe rehber istihdamına ilişkin hükümleri rehber ücret sistemini rehberliğin temel yapısını iptal etmedi. Yani ortada turist rehberliği mesleğini ortadan kaldıran, sistemi dağıtan ya da baştan aşağı değiştiren bir karar yok.

Yeni Turist Rehberligi Yo 71C2

AYM’nin yaptığı şey, meslek örgütlerine verilen yetkilerin sınırlarını çizmek ve keyfiyeti törpülemek oldu. Ben bu tabloyu hukukçuların dile getirdiği şekilde değil, sahada çalışan bir seyahat acentesi olarak okumaya çalışıyorum. Çünkü biz bu sistemin tam ortasındayız. Rehberle biz çalışıyoruz, birliklerle biz muhatap oluyoruz, denetime biz giriyoruz ve ortaya çıkan sonuçların bedelini sahada biz ödüyoruz. Şimdi soruyu net soralım. Bu kararla kim ne kazandı? Kim ne kaybetti. Önce TÜRSAB açısından bakalım. Bu karar doğrudan TÜRSAB’ı hedef alan bir iptal kararı değil. Ancak etkisi dolaylı ama çok güçlü. Çünkü AYM’nin verdiği mesaj sadece rehberlik alanıyla sınırlı değil. Kamu gücü kullanan bütün meslek örgütlerine yönelik açık bir uyarı var. TÜRSAB açısından bu karar, kısa vadede bir yetki kaybı yaratmıyor ama mevcut yetkilerin sınırlarının kanunla net çizilmesi gerektiğini çok açık biçimde ortaya koyuyor. Belirsiz ifadelerle, yoruma açık düzenlemelerle yürütülen her denetim ve disiplin işlemi artık ciddi hukuki risk taşıyor. Bu ne kaybettirir? Keyfi hareket alanını daraltır.

Cf0217D5 0B4B 4E5D 93F7 01B6Efc1F093 Thumb

Bu ne kazandırır? Hukuki zemini güçlendirir. Daha sağlam ve savunulabilir bir yapı kurma zorunluluğu getirir. Gelelim turist rehberleri ve birlikleri tarafına. TUREB ve bağlı odalar açısından tablo iki yönlüdür. Bir yandan bakıldığında, denetim sırasında her türlü bilgi ve belgeyi isteme yetkisinin iptal edilmesi ve disiplin işlemlerinin yönetmeliklerle yürütülemeyecek olması, yetki alanlarını daraltmıştır. Bu rehberlerin denetim mekanizmasına yapılmış nokta atışı ince bir ayardır. Diğer yandan rehberlik mesleğinin özü, statüsü, mesleğe giriş şartları, çalışma alanı ve ücret sistemi aynen korunmuştur. Rehberlik mesleğinin itibarı zedelenmemiş, meslek güvencesi ortadan kalkmamıştır. Yani rehberlik mesleği kaybetmemiştir. Yetkinin sınırı çizilmiştir. Bu rehberlere ne kazandırdı? Keyfi disiplin tehdidinin azalmasını. Daha öngörülebilir bir meslek ortamını... Ne kaybettirdi?

Meslek örgütlerinin hızlı ve sert müdahale alanını. Şimdi en önemli yere gelelim.

Turebten Tursaba Sert Yanit Yetki Bizde Sozlesme Mevzuata Uygun

Seyahat acentesi ne kazandı, ne kaybetti. Bence bu kararın en net kazananı seyahat acenteleridir. AYM çok açık bir ilke ortaya koydu. Her türlü bilgi ve belge verirsin gibi ucu açık bir denetim anlayışı olmaz. Bu sahada yıllardır yaşadığımız bir sorundu. Ne istendiği belli olmayan, sınırı çizilmemiş talepler, hukuki dayanağı zayıf yazılar ve yorumla genişletilen yetkiler. Bu karar seyahat acentelerine şunu kazandırdı. Denetim somut olacak. Gerekçeli olacak. Amaca yönelik olacak. Her belge istenemeyecek. Kişisel veri var. Ticari sır var.

Sözleşme serbestisi var. Bunlar artık yok sayılarak denetim yapılamayacak. Bu, seyahat acenteleri açısından çok ciddi bir kazanımdır. Peki acente ne kaybedebilir.

Kısa vadede sahada bir belirsizlik yaşanabilir. Disiplin süreçleri netleşene kadar rehberlik tarafında boşluk algısı oluşabilir. Bu boşluk doğru yönetilmezse, hizmet kalitesindeki sorunlar dönüp dolaşıp yine acenteyi zorlar. Çünkü misafirle yüz yüze gelen, organizasyonu üstlenen ve sorumluluğu taşıyan yine acentedir. Tam bu noktada oluşan boşluğu doldurmak üzere TÜRSAB tarafında büyük beklentilerim olduğunu da vurgulamak isterim. Bu nedenle bu karar ne tamamen iyi ne tamamen kötüdür. Ama büyük resme baktığımda şunu net söylüyorum.

Bu karar, seyahat acenteleri için uzun vadede olumludur. Keyfiyeti azaltır. Hukuku güçlendirir.

Herkesi kanuna mecbur bırakır. Biz koltuk istemiyoruz. Biz biat etmiyoruz. Biz netlik istiyoruz.

Kural olsun. Yetki olsun. Ama sınırı da olsun. AYM’nin bu kararla söylediği tam olarak budur.

Şimdi top kanun koyucunun sahasındadır. Dokuz (9) ay içinde bu boşluk doğru doldurulursa, sektör kazanır. Yanlış doldurulursa, herkes kaybeder. Benim durduğum yer her zamanki gibi nettir. Belirsizlikten değil, hukuktan yanayım.