Gündemi değerlendirmek için yazar arkadaşlarımızla yaptığımız periscope yayınlarını bundan böyle Facebook üzerinden de yapmaya başladık.

Bu konuda çok yeni olmamıza rağmen Cuma günü yaptığımız canlı yayına  5 bine yakın kişinin katılmış olması bizi memnun etti.

Konumuz Aydınlı olarak yaşadığımız kentin sorunlarına karşı ilgisiz ve duyarsız kalışımızdı.

Yayına katılanlardan da gördük ki bir iki siyasi figür dışında her kesim şehrin hızla mega köye dönüştüğü, hiçbir sorununun çözülemediği ve buna karşılık insanımızın vurdumduymazlığı.

Gerçi ben megaköy benzetmesine çok sıcak bakmıyorum, çünkü ülkemizde öyle köyler var ki, bizden fersah fersah ileride.

Niye bu hale geldik, ne yapmamız gerekli izleyicilerinde görüşleri ile bunları konuştuk, sorunları tespit ettik.

Hemen hemen herkesin hemfikir olduğu konuları YORUMSUZ olarak özetleyecek olursak;

-Şehir iyi yönetilmiyor,

-Büyük  şehir olgusu oluşturulamadı,

-Büyük şehir ile ilçeler devamlı kavgalı,

-Hizmetsizlik artık örtülemez hale gelince bu seferde vali ile kavga başlatıldı,

-Şehirde sadece yerel yönetim değil genel yönetim eksikliği de var.

-Şehir hastanesi ve Efeler'e yapılacak Adliye sarayı 4 yıldır konuşuluyor ancak yapılan bir şey yok,

-CHP'si şehrin gündemi ile ilgilenmiyor,

-AK PARTİ ve MHP teşkilatlarının yerel yönetimle ve şehrin gündemi ile ilgili sesini duymadık sanki bu şehirde yoklar,

-Bizimle birlikte büyük şehir olan iller projeleri ile gündeme gelirken biz hep kavga ile gündemdeyiz,

-Şehrin sorunlarını her geçen gün daha da büyüyor, trafik, hava kirliliği, yolların durumu bir felaket…

Ancak muhatap yok,

Daha buna benzer birçok sorun.

Ancak bunları bu şehirde yaşayan herkes biliyor, bizim konumuz, bu sorunlar karşısında hemşerilerimizin psikolojisi idi.

İnsanımız günlük yaşıyor, çocuklarının geleceği yok olduğu gibi, torunlarının da geleceğinin yok oluşunun farkında değiller,

Bu biraz da sıcak iklimde yaşayan insanların genel karakteri.

Şehri ile ilgilenmiyor, umutsuz ve karamsar, nasıl olsa çözülmeyecek ben kafamı niye yorayım anlayışı hakim.

Şehri yerine, kişisel küçük işlerinin çözülmesi onlara yetiyor. Çok rahatlar.

Şehir akıllarına ya Denizli'ye giderseler geliyor ya da canları yanarsa.

Bu durum STK'lar içinde geçerli…

Siz hiç kent meydanı hakkında Mimarlar Odasının konuştuğunu duydunuz mu?

Olumlu veya olumsuz fark etmiyor.

Bu durumu bilenlerde, nabza göre şerbet veriyor.