TBMM Dilekçe Komisyonu, Akran Zorbalığı Alt Komisyonu Raporu’nu oy birliğiyle kabul etti. "Zorbalık" söylemi yerine "akran nezaketi" yaklaşımının öne çıktığı raporda, kurumlar arası veri akışını sağlayacak ortak bir dijital sistem kurulması, rehberlik hizmetlerinin güçlendirilmesi ve okulların 24 saat yaşayan canlı merkezlere dönüştürülmesi gibi öneriler yer aldı.

TBMM Dilekçe Komisyonu, İlköğretim ile Ortaöğretim Kurumlarında Akran Zorbalığının Araştırılması ve Alınabilecek Önlemlerin Belirlenmesi Alt Komisyonu Raporu’nu görüşmek üzere toplandı. Komisyon Başkanvekili ve AK Parti Kilis Milletvekili Ahmet Salih Dal başkanlığında gerçekleşen oturumda, alt komisyon tarafından hazırlanan rapor müzakere edilerek oy birliğiyle kabul edildi.

Saha incelemeleri ve bakanlıklar ile STK’lardan alınan sunumlar doğrultusunda raporun detaylarını aktaran Alt Komisyon Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Yıldız Konal Süslü, okullarda artış gösteren zorbalığın çocukların psikolojik ve akademik gelişimini doğrudan olumsuz etkilediğini vurguladı.

Süslü, sorunun çözümü için kurumlar arası koordinasyon eksikliğinin giderilmesi gerektiğine dikkati çekerek, kurumlar arası veri akışını izleyecek ortak bir dijital sistem ile kurumsal bir üst koordinasyon yapısının kurulmasını önerdiklerini paylaştı. Sürecin başından itibaren cezalandırıcı değil onarıcı bir dil geliştirmeyi hedeflediklerini belirten Süslü, "akran zorbalığı" söylemi yerine empati ve saygıyı odağa alan "akran nezaketi" yaklaşımını getirdiklerini bildirdi. Bu kapsamda İstanbul’da 25 okulda pilot eğitimlerin başladığını aktaran Süslü, "BTK tarafından Türkiye'de bu alanda geçerli ve güvenilir bir ölçme aracının bulunmaması nedeniyle 'akran nezaket ölçeği' geliştirme çalışmaları başlatılmıştır" dedi.

MİLLETVEKİLLERİNDEN SAHADAKİ AKSAKLIKLARA DAİR MÜZAKERELER

Almanya'da döner kavgası: 3 kişi hafif yaralandı
Almanya'da döner kavgası: 3 kişi hafif yaralandı
İçeriği Görüntüle

Raporun sunumunun ardından söz alan komisyon üyesi milletvekilleri, sahadaki gerçekler ve uygulanacak politikalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

DEM Parti Mersin Milletvekili Ali Bozan ise okullardaki rehberlik servisi yetersizliğine değindi. Bozan, "Uluslararası standart her 250 öğrenciye 1 PDR öğretmeni düşmesini gerektirirken sahadaki gerçeklik bundan çok uzak. Bugün okullardaki öğrenci sayısına bakılmaksızın her okula en az 1 PDR öğretmeni görevlendirilmesi yapılsa bile acilen en az 20 bin PDR öğretmeni ataması yapılması gerekir" diye konuştu.

CHP Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, konunun münferit olaylar olmaktan çıkıp toplumsal bir yara haline geldiğini kaydederek, sorunun sadece kurumlar arası protokollerle çözülemeyeceğini, çocuğu merkeze alan, bilimsel ve bütüncül bir devlet politikasının Anayasa emri gereği hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.

Farkındalık ve eğitim süreçlerine sadece okulların değil topluma ulaşabilecek tüm yapıların dahil edilmesi gerektiğini belirten Yeni Yol Grubu Adana Milletvekili Sadullah Kısacık, "Türkiye'nin en ücra mahallesinde, köyünde camilerimiz ve orada görevli hocalarımız var. Çocukların eğitimi ve bilinçlendirilmesi konusunda Diyanet İşleri Başkanlığı'nın ve yerel aktörlerin taşın altına elini koyması gerekir" ifadesini kullandı.

AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Abdürrahim Dusak da okulların sadece ders saatlerinde kapısı açılan binalar olmaktan çıkarılması gerektiğini kaydederek, eğitim kurumlarının kütüphanesi, sosyal alanları ve aile katılım imkanlarıyla 24 saat yaşayan canlı merkezler haline dönüştürülmesi önerisinde bulundu.

Müzakerelerin tamamlanmasının ardından Komisyon Başkanvekili Ahmet Salih Dal, raporun redaksiyon yetkisiyle birlikte TBMM Genel Kurulu kararı olarak kabul edildiğini açıkladı. Siyasi parti temsilcilerinin rapora ilişkin şerhlerini sunmaları için belirlenen takvimin ardından oturum kapatıldı.