Görkemli masallar kadar gerçek savaşların da başrolü olmuş mekânlara doğru yeni bir yolculuk başlıyor. Evet, Avrupa şatolarından bahsediyoruz. İhtişamlı mimarileri ve köklü tarihleriyle nam salan bu şatoların gizemini keşfetmeye hazır mısınız?

Şimdi Avrupa’nın yediden yetmişe herkes için cazibe merkezi olan rotalarına doğru yola çıkıyoruz!

Prag Şatosu (Prag Kalesi), Çek Cumhuriyeti 

Prag Kalesi
Prag Kalesi, Çek Cumhuriyeti.

Birbirinden güzel Avrupa şatolarını keşfetmeye Çek Cumhuriyeti başkenti Prag ile başlıyoruz. Prag Kalesi olarak da bilinen bu görkemli şato, Orta Çağ şehri Prag’ın simgelerinden biri olmuş durumda. 

Tarihi binalardan, katedralden, avlu ve bahçelerden oluşan bu kompleks yapı Vltava Nehri’nin sol kıyısındaki bir tepede şehri kucaklar. Çek Cumhuriyeti’nin tarihiyle ilgili ipuçları veren Prag Kalesi, aynı zamanda muhteşem bir şehir manzarasını da ayaklarınızın altına seriyor. 


Leeds Şatosu, İngiltere

Avrupa şatolarını keşfederken romantik ve masalsı bir atmosfer bizi karşılıyor. Len Nehri’nin kıyısında kurulan ve dünyanın en güzel şatolarından biri olarak anılan Leeds Şatosu, tarihi kayıtlara ilk olarak 1086 yılında giriyor. Çok eski zamanlarda iki ayrı adanın üstüne bir asma köprüyle bağlanan şato, daha sonra kraliyet kalesi olarak kullanılmaya başlıyor. İngiliz kraliyetine yüzyıllar boyunca hizmet eden Leeds şatosu, 1974 yılından sonra bir yardım vakfının kurulmasıyla gelecek nesillerin ziyaret edip keyif alacağı bir adrese dönüşüyor. Günümüzde Leeds Şatosu, İngiltere’nin en popüler turistik noktalarından biri olmakla birlikte önemli konferanslara ve düğünlere de ev sahipliği yapıyor. 

Yeni Yüzüklerin Efendisi filminde tanıdık bir isim var Yeni Yüzüklerin Efendisi filminde tanıdık bir isim var

Buda Şatosu, Macaristan

Budin Kalesi
Buda Şatosu, Budapeşte.

Avrupa şatoları listemizde, sıra Buda Şatosu’nda! Macaristan başkenti Budapeşte’de Tuna Nehri’ne yaklaşık 50 metre kadar yüksekte bulunan Buda Şatosu (diğer adıyla Budin Kalesi), 13. yüzyılda Moğol saldırılarına karşı savunma amaçlı inşa ediliyor. Sonrasında ise tam 7 yüzyıl boyunca Macar kraliyet ailesine ev sahipliği yapıyor. 

Tarihi boyunca; Roma İmparatorluğu, Osmanlı İmparatorluğu gibi farklı hükümdarlıklar tarafından ele geçirilen şato, Orta Çağ’da Kutsal Roma-Germen İmparatorluğu’nun yönetim merkezi olmasıyla altın çağını yaşıyor. Ayrıca Gotik mimarisiyle Avrupa’nın en önemli saraylarından biri haline geliyor. 

Buda Şatosu, İkinci Dünya Savaşı sırasında ne yazık ki büyük oranda tahrip oluyor. Bu nedenle 1950’li yıllarda tamamen baştan inşa ediliyor. İlk halinden eser kalmasa da abartıdan uzak ama oldukça görkemli bir şekilde inşa edilen kale, günümüzde Macar Ulusal Galerisi, Budapeşte Tarih Müzesi ve Ludwig Müzesi ile ziyaretçilerini karşılıyor. 


Edinburgh Kalesi, İskoçya

Tüm heybetiyle bizi büyüleyen bir yapıya geldi sıra. Avrupa şatolarının en popülerlerinden olan Edinburgh Kalesi, İskoç tarihinin ve gücünün simgesi olarak da kabul ediliyor. Uzun yıllar boyunca; hapishane, cephanelik, kraliyet konutu ve yönetim merkezi gibi çok farklı konularda hizmet veren Edinburgh Kalesi, aynı zamanda UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde de yer alıyor. 

Castle Rocks olarak bilinen bir kayanın üstünde görkemli bir şekilde şehri kucaklayan ve neredeyse bin yıldır ayakta kalmayı başaran kaleyi gezmek ise oldukça uzun sürüyor. Ayrıca kalenin sunduğu şehir manzarası görülmeye değer. Edinburgh seyahatinizde yaklaşık 2-3 saatinizi bu kaleyi gezmeye ayırmanızı tavsiye ederiz. 


Bran Kalesi, Romanya

Bran Kalesi
Bran Kalesi, Romanya.

Avrupa şatoları, ihtişamları ve köklü tarihleri kadar sahip oldukları gizemli hikâyelerle de öne çıkıyor. Romanya’nın Transilvanya Bölgesi’nde bulunan Bran Şatosu, bu durumun en görkemli örneklerinden biri. 

Romanya tarihinde önemli bir yere sahip olan Bran Şatosu, uzun yıllar farklı kralların ve yöneticilerin evi olmuş. Bunlardan en popüleri elbette Bram Stoker’in Drakula romanına ilham olan Vlad Tepes. Kazıklı Voyvoda lakabıyla bilinen Eflak Voyvodası, özellikle savaşlardaki sert tavırlarıyla tarihin sayfalarında yer alıyor. Daha sonra birçok tarihi figüre ev sahipliği yapan Bran Şatosu, çok kez el değiştirip günümüze yakın tarihlerde çeşitli restorasyonlar geçiriyor. Şu anda halkın ziyaretine açık olan kale, muhteşem mimarisi ve görkemiyle misafirlerini bekliyor. 


Chenonceau Şatosu, Fransa

Rönesans mimarisinin en estetik örneklerinden biri olan Chenonceau Şatosu, Fransa’nın Loire Bölgesi’nde bulunuyor. Kadınlar Şatosu olarak da bilinen yapıya böyle denmesinin nedeni ise tarihi boyunca kadınlar tarafından güzelleştirilmesi. Halihazırda şatoya baktığınızda, bu estetik dokunuşları net bir şekilde göreceksiniz. 

Cher Nehri üzerinde inşa edilen şatonun tarihi 13. yüzyıla dayanıyor. Başta kemerli bir yapı olarak inşa edilen şato, günümüze ulaşan ihtişamlı haliyle Rönesans dönemi mimarı olan Philibert Delorme tarafından tasarlanıyor. 2000 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde de yerini alan Chenonceau Şatosu, büyüleyici güzelliğiyle ziyaretçilerini karşılıyor. 


Pena Şatosu, Portekiz

Pena Şatosu
Pena Şatosu, Portekiz.

UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yerini alan Pena Şatosu, canlı renkleriyle Avrupa şato mimarisinin en güzel örneklerinden biri olarak kabul ediliyor. Portekiz’in Sintra şehrinde bulunan Pena Şatosu; farklı mimari üslupları birleştirmesi, heykelleri ve manzarasıyla kesinlikle görülmesi gereken bir nokta. 

Pena Şatosu, 19. yüzyılda kraliyetin yazlık sarayı olarak yaptırılıyor. Havanın açık olduğu zamanlarda Lizbon’dan bile görünebildiği söylenen şato, muhteşem bir ormanın ortasında yer alması, romantik mimarisi ve başında Avrupa’nın en batı noktasını gösteren işaretiyle turistlerin fazlasıyla ilgisini çekiyor. 


Bojnice Kalesi, Slovakya

12. yüzyıla ait olan Bojnice Kalesi, Slovakya’nın en eski ve en önemli anıt yapılarından biri. Başta ahşap olarak inşa edildiği bilinen kale, 13. yüzyılda taş malzemeyle tekrar yapılıyor. Uzun yıllar boyunca farklı ailelerin yönetimine giren Bojnice Şatosu, 1889 yılında Kont Ján Pálffy tarafından satın alınıyor ve tekrar restore ediliyor. Rönesans mimarilerinden etkilenen kont, şatonun mimari planlamasını bizzat ele alıyor. Bu yenilenme süreci yaklaşık 22 yıl sürüyor. 

Bonjnice Şatosu; günümüzde eşsiz peyzajı, manzarası ve zengin bir koleksiyona ev sahipliği yapan müzesiyle Avrupa şatolarının içinde en çok dikkat çekenlerden. 


Segovia Kalesi, İspanya

Segovia Kalesi
Segovia Kalesi, İspanya.

İspanya’nın Segovia şehrinin yakınlarında yer alan Segovia Kalesi, Avrupa şatoları içinde UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne giren yapılardan biri. Tarih kayıtlarında 12. yüzyılda görülen Segovia Kalesi’nin güzelliğiyle adeta büyülüyor. Başta savunma amaçlı inşa edilse de daha sonra kraliyet ailesine ev sahipliği yapan şato, günümüzde ise kentin en önemli tarihi müzesi konumunda. 

Zengin sergileri, koleksiyonu ve restore edilmiş tarihi odalarıyla herkesin ilgisini çeken Segovia Kalesi, tüm görkemiyle İspanya’da sizi bekliyor. 

Editör: Oğuzhan Oduncu