Maradona'nın varisleri, Arjantinli futbol efsanesinin 1986'da Meksika Dünya Kupası'nda kazandığı 'Altın Top' ödülünün satışını engellemek için Fransa'da yasal yollara başvurdu.

Turnuvanın en iyi oyuncusuna verilen ödül, Fransa'nın başkenti Paris'te bir antika satıcısı tarafından bulunmuştu. Bundan önce ise on yıllar boyunca kayıptı.

Jordan Bardella: Fransa'da aşırı sağcı Ulusal Birlik'in yükselen yıldızı Jordan Bardella: Fransa'da aşırı sağcı Ulusal Birlik'in yükselen yıldızı

Altın Top, Paris yakınlarındaki Neuilly-sur-Seine'de bulunan Aguttes Müzayede Evi tarafından 6 Haziran'da açık artırma ile satılacak.

Arjantinli efsanevi futbolcu Diego Maradona Paris'te Dünya Kupası Futbol Topu Ödülü'nü elinde tutarken / 1986
Arjantinli efsanevi futbolcu Diego Maradona Paris'te Dünya Kupası Futbol Topu Ödülü'nü elinde tutarken / 1986AP

2020'de 60 yaşında kalp yetmezliğinden hayatını kaybeden Maradona'nın aile avukatları, efsanevi oyuncunun parlak kariyerinden geriye kalan ve milyonlarca euroya alıcı bulması beklenen bu hatıranın  beş mirasçısına ait olduğunu savunuyor. 

Maradona'nın çocuklarına göre, Kasım 1986'da Paris Champs-Elysees'deki müzikal tiyatro Lido Kabare'de babalarına takdim edilen ödül, üç yıl sonra Napoli'deki bir banka soygunu sırasında çalındı.

Efsanevi oyuncunun ailesi, ödülün açık artırmaya çıkarılacağını sadece birkaç hafta önce öğrendiklerini ve geri almak için hemen yasal yollara başvurduklarını bildirdi. 

Mayıs 2022'de Maradona'nın 1986'da giydiği Arjantin milli forması da açık artırmaya çıkmış ve beklenen fiyatın iki kat üzerinde 9,3 milyon dolar gibi rekor fiyata alıcı bulmuştu.

Yine Müzayede evi Graham Budd Auctions tarafından yapılan aynı açık artırmada Diego Maradona'nın 1986 Dünya Kupası çeyrek finalinde İngiltere'ye karşı "Tanrı'nın eli" olarak tarihe geçen golü attığı futbol topu açık artırmada 2 milyon sterline Londra’da satılmıştı. 

Avukat Lola Chunet, Nanterre'de mahkemede verdiği ifadede, "Aile bu topu da geri almayı amaçlıyor, Arjantin halkı da bu topu geri almak istiyor" diye konuştu. 

Aguttes Müzayede Evi'ni temsil eden avukat Arthur Gaulier ise "Hırsızlık iddiasından 35 yıl sonra, herhangi bir şikayette bulunmadan mülk üzerinde hak iddia etmeye çalışmak, adaletin göz yumamayacağı fırsatçı bir yaklaşımdır." savunmasında bulundu. 

Ayrıca müzayede evi ve kupa satıcısının avukatları, Maradona ailesinin o dönemde yapılmış bir şikayete ilişkin kanıt sunmadığını iddia etti.

Müzayede evi müdürü Maximilien Aguttes, ödülle ilgili dolaşan 'efsanelerden' birinin de Maradona'nın, ödülün verildiği akşam ödülü Lido'da unuttuğu yönünde olduğunu söyledi.

Kupayı satın alan antika satıcısı, ödülü 2016 yılındaki bir müzayedede, çoğu değersiz olan yüzlerce kupayı "aynı hurda grubu" içinde satın aldığını öne sürdü. 

Satıcının avukatı Marine Le Bihan, "Her bir kupayı 1,20 euro değerle, birinin Maradona'nın 'Altın Top'u olabileceğini fark etmeden, ücretler hariç 500 euroya satın aldı." yönünde konuştu.

Savcılığın AFP'ye yaptığı açıklamaya göre, konuyla ilgili bir de suç duyurusunda bulunuldu.

Fransız mahkemesi, satışın gerçekleşip gerçekleşmeyeceğine 30 Mayıs'ta karar verecek.

Maradona'nın 'Altın Top' ödülünün, Fransız futbol dergisi tarafından her yıl geleneksel olarak en iyi performans sergileyen erkek ve kadın futbolculara verilen Altın Top Kupası (Ballon d'Or) ile bir ilgisi bulunmuyor.

"Tanrı'nın eli" golü

22 Haziran 1986'da Meksika'da gerçekleşen Dünya Kupası'nda Arjantin, Maradona'nın 51 ve 55. dakikalarda attığı iki golle İngiltere'yi 2-1 yenerek turnuva dışı bırakmıştı.

Takım kaptanı olarak görev alan Maradona, attığı ilk golün "hem biraz kafası hem de biraz Tanrı'nın eli" ile atıldığını kabul etmişti.

Karşılaşmada ilk golden sadece dört dakika sonra kaleci dahil beş İngiliz futbolcuyu çalımlayarak attığı gol ise FIFA tarafından "yüzyılın golü" olarak ilan edilmişti.

Karşılaşma, iki ülke arasındaki Falkland Adaları savaşından 4 yıl sonra gerçekleşmesinden dolayı ayrı bir öneme sahipti. Zira Arjantin, 1982'deki savaşı İngiltere'ye karşı kaybetmişti.

Maç sırasında Maradona'nın elinin topa dokunduğunu görmediğini söyleyen Tunuslu ünlü hakem, yıllar sonra yaptığı açıklamada, bununla birlikte şüphe duyduğunu da itiraf etmişti.