Daha önce söylediğim gibi iki haftadır gündemin 64. hükümet ve programı olmalıydı.

Ancak yeni hükümet daha Bismillah demeden kucağına Rusya krizi düştü.

RUS AYISI sözü çok yaygın olarak kullanılır. Hemen hemen bütün dünyada çok yaygındır.

Putin bu söze uyarak hak, hukuk tanımadan gerdikçe geriyor, RUS RULET'i oynamaya devam ediyor.

İçeride yerlerde olan karizmasını bu oyunla kapatmak istiyor. Hile, entrika ve iftirada sınır tanımıyor. Nereye kadar da gideceği pek kestirilemiyor.

Türkiye ise bir taraftan devlet geleneğine yakışır bir şekilde dik durarak bu çirkin iftiralara uluslararası belgelerle cevap veriyor, diğer taraftan uluslararası hukuk ve ticarete yakışmayan ambargolara karşı tedbirlerini almaya gayret ediyor.

Hatta daha ambargo konulmayan bir enerji krizi ile karşılaşmamak için gerekli girişimlere başladı bile.

KATAR, AZERBEYCAN ve birkaç gün sonra yapılacak TATARİSTAN ziyaretleri ve yapılan yeni anlaşmalar bunun en somut örneği.

Bizdeki malum medya, kendini aydın sanan bazı zevat, CHP ve HDP başta olmak üzere bazı militan sol tabela partileri ha gayret PUTİN'İN TÜRKİYE TEMSİLCİSİ gibi yollarına devam ediyorlar.

64.hükümet in kabinesini tek cümle ile özetlemek gerekirse; Cumhurbaşkanı ile uyumu sağlayacak, deneyimli partinin eskileri ve dalında uzman olan yeniler il ve parti içi dengelere azami özen gösterilerek bir araya gelmiş isimler.

Hükümet programı seçim meydanlarında verilen sözlerin tamamını kapsayacak şekilde hazırlanmış.

Bu taahhütler; Yeni anayasa, başta yargı ve ekonomi olmak üzere yeni reformlar üzerine inşa edilmiş.

Geçen haftanın bir diğer önemli gündemi Tahir ELÇİ'nin öldürülmesi olayı.

Tek başına bu olay bile, işin Kürtlerin sözde haklarını savunmaktan çoktan çıktığını ve yapılan mücadelenin haklılığını gösteriyor.

Maalesef şehitler yine gelmeye devam ediyor.

Sanki değişmez bir kural şehitler yine yoksul aile çocukları, cenazeler yine mahalle camilerinden kalkıyor.

Kaymak tabaka anaları yine ağlamıyor.

Sokaktaki kedilere timsah gözyaşı akıtan bu kişilerden teröre karşı en ufak bir tepki yok.

Şehitler onların hiç umurunda değil.

Nişantaşı, Teşvikiye camilerinin cenaze namazında boy gösterenleri yine kürklü ve güneş gözlüklü kişileri bu kadar kargaşada seçim sonuçlarından bunalan CHP ve MHP rahat bir nefes alıyor.

Seçimden sonra karışan CHP tam bir sessizliğe büründü.

İlk günlerde konuşan genel başkan adaylarının sesi çıkmıyor.

MHP'de genel başkan adayları konuşmaya başladı derken BAHÇELİ öyle bir iddia ortaya attı ki sanki sular şimdilik duruldu gibi.

Rus uçağının düşürülmesi olayı en çok bizim seçim yorgunu muhalefetin işine mi yaradı?

Ne dersiniz?