Merhaba,
İlk defa sizlerle beraber olmanın heyecanını anlatamam. Bu şansı ve imkânı bizlere sağlayan Aydın Post Haber’e sonsuz teşekkürler. Bu çalışmanın önemli bir değeri var sağlık. Kendimizi hastalıklara karşı korurken diğer yandan da hangi hastalıklara hangi bitkiler kullanmamız gerektiğini öğrenmiş olacağız.
Bundan sonra her hafta bitkilerimizle hastalık tedavilerini sizlerle beraber paylaşacağız. Gelin ilk yazımızda dilimizden hiç düşürmediğimiz adaçayını konuşalım.
Bu soğuk kış günlerinde sık sık evimizden eksik etmediğimiz, bilinen tarihiyle 4000 yıllık yaşıyla ruhumuza ve sağlığımıza hizmet etmiş, tam da ismine layık kokusuyla hayatımızı donatan adaçayı. Adaçayı kokusu unutulmazdır. Bu yüzden değil midir ki 17.yüzyılda İngiliz kraliyet ailesi pis kokan sokaklarına adaçayı ve lavanta ekme emrini vermiş, eeeee dedik ya adaçayı eski medeniyetlerde saygınlık, itibar, ahlak, erdemlik, ayrıca uzun hayat, acıyı hafifletmenin yanında psişik güçleri arttıran bitki olarak da şöhretine şöhret katmıştır. Bir bitki bilimci boşuna söylememiş “gün gelecek insanlık tarihinde bilinen bütün hastalıkların çaresinin adaçayı olduğu ortaya çıkacaktır. “ diye.
Birkaç faydalarını sayalım meşhur adaçayının; kan dolaşımını hızlandırır, titreme, depresyon, baş dönmesine, ayrıca ishale, mide ağrılarına iyi gelir, kanamaları keser, göğsü yumuşatır, boğaz enfeksiyonunu tedavi eder, diş eti sarkmalarına mükemmel bir çözümdür.
Kepek sorunu olan saç derisine adaçayı çayı saça masaj olarak uygulanmalıdır. Ayrıca egzama, sedef hastalığı, mantar, akne ve diğer tahrişe yol açan kaşıntılı hastalıkları tedavide yardımcı olur adaçayı bitkisi. Kalsiyum ve A vitamini bakımından zenginliğiyle cilde faydalıdır. Bu özelliği ile yeni cilt hücresi oluşumunu teşvik ederken mevcut hücreleri destekleyerek kırışıklık oluşumunu gecikmesine yardımcı olur..
Ne gerek var ölmene adaçayını dik bahçene…
Sağlıklı ve şifalı günler dilerim.