banner339
banner313

Tuba'yı bıçakla yaralayan eski sevgilisi için savcı 20 yıl hapis istedi

Eskişehir'de, sinema ve dizi film sanatçısı Şeyma Korkmaz'ın ablası olan 36 yaşındaki desinatör Tuba Korkmaz'ı kendisinden ayrıldığı için sokak ortasında bıçakla ağır yaralamaktan tutuklu yargılanan 33 yaşındaki seramik mühendisi Fatih Sağır için savcı 20

banner362
Tuba'yı bıçakla yaralayan eski sevgilisi için savcı 20 yıl hapis istedi
banner353

Vişnelik Mahallesi Park Sokak'ta geçen 17 Haziran'da meydana gelen olayda, bir fabrikada seramik mühendisi olarak çalışan Fatih Sağır, bir süre ilişki yaşadıktan sonra kendisini terk eden aynı işyerinde desinatör olarak çalışan Tuba Korkmaz'ı bıçakla çeşitli yerlerinden yaralayıp kaçtı. Ağır yaralanan Tuba Korkmaz, ambulansla Eskişehir OsmangaziÜniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne kaldırılırken, Fatih Sağır da olay yerinin birkaç sokak uzağında park ettiği otomobilin içerisinde, kendini bıçakla yaralayarak intihara kalkıştı. Polisler tarafından araç içerisinde bulunan Fatih Sağır, ambulansla Eskişehir Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Sağır tedavisinin ardından tutuklandı.

Tutuklu sanık Fatih Sağır hakkında Eskişehir 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde 'Tasarlayarak canavarca hisle adam öldürmeye tam teşebbüs' suçundan ağırlaştırılmış ömür boyu hapis istemiyle dava açıldı. Davanın ikinci duruşması bugün yapıldı. CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakır ile çok sayıda kadın kuruluşu temsilcileri ve üyeleri Eskişehir Adalet Sarayı'na gelerek Tuba Korkmaz'a destek verdi.

TUBA'YA İLK MÜDAHALEYİ YAPAN DOKTOR KONUŞTU

2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada ilk olarak tanıklar dinlendi. Tuba Korkmaz'a yaralıyken ilk müdahaleyi yapan Dr. Hakan Ergül, "Olay bizim evimizin önünde gerçekleşti. Ben uyuyordum. Eşim bana seslenerek kapının önünde sesler geldiğini ve bir bayanın boğazının kesildiğini, boğazından kanlar geldiğini belirtti. Ben hemen yataktan kalktım ve hazırlanırken de eşime kadına seslenmesini yere yatmasını, 112'yi de aramasını söyledim. Aşağıya indiğimde bayan ayaktaydı, yere yatırdım. Boğazındaki kanın soluk borusuna kaçarak boğulmaması için yan yatırdım. Boğazında aşırı bir kan vardı. Kesilen yerin derinliğinin ne kadar olduğu belli olmuyordu. Bilinci açıktı ve elleri boğazındaydı. Konuşamıyordu. Kanamayı durdurmak için kanayan bölgeye tampon yaptım. 112 geldiğinde görevlilere teslim ettim. Daha sonradan hastaneyi arayarak hastanın durumu hakkında bilgi aldım. Tuba Korkmaz, yan yatırılmasaydı soluk boğazına kan kaçarak boğulma ihtimali olabilirdi" diye konuştu.

Duruşmada Tuba Korkmaz ile sanık Fatih Sağır'ın işyerinden arkadaşları da tanık olarak dinlendi. Tanıklar mağdur ile sanığın sürekli tartıştıklarını söyledi.

"KISKANIYORDUM"

Tutuklu sanık Fatih Sağır da yaptığı savunmasında "Sosyal paylaşım sitelerinde sürekli erkeklerle yazışmaları oluyordu. Hatta bu yazışmalarından bazıları cinsel mesajlar içeriyordu. Kendi evinde kalmak için erkek arkadaşlarını çağırıyordu. Bunları yaptığı için kıskanıyordum. Kendisini başka erkeklerle görüşmemesi ve imalı yazışmalar yapmasından uzak tutmak istiyordum" dedi.

SAVCI MÜTALAADA BULUNDU

Sanık Fatih Sağır'ın avukatı mahkeme heyetinden müvekkilinin tahliye edilmesini istedi. 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi savcısı da mütalaasında, sanığın tasarlayarak kasten öldürme suçunu işlediği gerekçesiyle önce ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezası ile cezalandırılmasını talep etti, ardından olayın teşebbüs aşamasında kalmasını da göz önünde bulundurarak sanığın 13 ile 20 yıl arasında cezalandırılmasını istedi.

Sanık Fatih Sağır ve mağdur Tuba Korkmaz'ın avukatları savcının mütalaasına yazılı beyanda bulunmak için süre istemeleri üzerine mahkeme heyeti sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı 21 Ekim'e erteledi.

TUBA KORKMAZ: ADALETE GÜVENİYORUM

Duruşma sonrası avukatları ile birlikte adliye binasından çıkan Tuba Korkmaz gazetecilere "Adalete güveniyorum. İnşallah hak yerini bulacak" dedi.

Tuba Korkmaz'ın avukatlarından Meltem Banko da, "Fazla söyleyecek bir şey yok. Sağolsun mahkeme davayı çok fazla uzatmıyor. Önümüzdeki hafta Cuma günü karar çıkacak. Haklıyız. Tabi ki her davada olduğu gibi haksız tahrik ve diğer indirim sebeplerinden faydalanmak üzere yalan yanlış ortaya bazı asılsız iftiralar da atıldı. Bu dava da oldu. İnşallah sayın mahkeme bunların da bir kurgu olduğunu da anlayacaktır. Kararına da hiçbir şekilde bunları yansıtmayacaktır. Biz bu noktada emsal bir dava olmasını talep ediyoruz. Zaten kısa yargılama da emsal niteliğinde bir dava olacağını en büyük göstergelerinden biri. Mahkeme çok fazla uzatmadan inşallah haftaya kararını verecek" diye konuştu.

Tuba Korkmaz davasının bir simge olduğunu ifade eden avukat Merve Kaplan konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Nitekim vahşice, tasarlayarak bir kişinin canına kast edilmiştir. Buna rağmen bu işlemle ilgili haksız tahrik ve yasadaki bir takım açıklıklar kullanılmak suretiyle ve olaylar çarpıtılarak bir takım indirimler uygulanmaya çalışılmaktadır. Ama biz bu konuda Türk adaletine güveniyoruz. Türkiye'de kadın olayları bir insanlık suçudur, kadına yönelik bu tarz şiddetler. Geçmişte bir Münevver Karabulut cinayetinden, bir Özgecan Aslan cinayeti söz konusuydu. Şimdi ise Tuba Korkmaz davası . Yarın bir gün başka bir kadının davası olabilir. Buradan sesleniyorum. Türk Ceza Kanunu özellikle bu konuda esaslı bir takım değişiklikler yapılmalı. Bu konudaki hakimlerin takdir yetkisi daha da kısıtlı tutulmalı ve özelikle bu tür suçlarda, hiçbir indirime gidilmemesi kanaatindeyiz. Müvekkilimiz şans eseri şuan hayattadır. Bir yaşam mücadelesi vermiştir. Bizde şimdi hukuk mücadelesini birlikte yürütüyoruz."

Güncelleme Tarihi: 14 Ekim 2016, 10:34
banner218

banner344

banner343

google-site-verification=XM_gwNkBaKM19LDHoKaTOmBzvkdlKwOdKMcUtov1R-k