Manisa’da elektrik akımına kapılarak hayatını kaybeden Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek’in ölümüne ilişkin davada hazırlanan yeni bilirkişi heyeti raporunda, 4 kişi "asli kusurlu", 9 kişi ise "tali kusurlu" bulundu. Raporda, gerekli standartlara uygun topraklama yapılmış olması halinde Zeyrek’in hayati tehlike yaşamayacağı belirtildi. Ferdi Zeyrek’in ise olayın gerçekleşmesinde kusurunun bulunmadığı kanaatine varıldı.
Manisa’da evindeki havuzun makine odasında meydana gelen elektrik kaçağı kazası sonucu yaşamını yitiren Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek’in ölümüne ilişkin hazırlanan yeni bilirkişi raporu dosyaya girdi. Dokuz Eylül Üniversitesi’nden 5 akademisyenin oluşturduğu bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 46 sayfalık raporda, havuz ve makine odasının yapımı, elektrik tesisatı, mekanik tesisat ile belediye personelinin sorumlulukları ayrı ayrı incelendi. Heyet, olayın çeşitli şirket, kurum ve kuruluşların görev alanına giren yapı ve tesislerin yapım ve işletilmesindeki ihmal ve kusurların sonucunda meydana geldiği kanaatine vardı. Raporun sonuç bölümünde sanıkların kusur durumları "asli kusurlu", "tali kusurlu" ve "kusursuz" olarak ayrıldı.
"TOPRAKLAMA YAPILSAYDI HAYATİ TEHLİKE YAŞANMAYACAKTI"
Raporda en dikkat çeken tespitlerden biri, havuz makine odasındaki elektrik tesisatına ilişkin oldu. Bilirkişiler, TS HD 60364-7-702 standardına uygun biçimde makine odasının etrafındaki metal parçaların ve havuzun kurulum aşamasında metal merdivenin topraklanmış olması halinde kaçak akımın insan vücudu yerine topraklama üzerinden akacağını belirtti. Raporda bu durum şu ifadelerle anlatıldı:
“Bu durumda, Şekil 12’de verilen elektrik devresi geçerli olacaktır. Bu senaryoda, devre üzerinde yapılan analizden insan üzerinde gözüken gerilim Uİ = 6 Volt olarak hesaplanmıştır. İnsan için tehlikeli gerilim değeri 50 Volt olduğu dikkate alındığında 6 Volt gerilim çok düşük olacağı için, Ferdi Zeyrek hiçbir hayati tehlike yaşamamış olacaktı.”
HAVUZ MAKİNE DAİRESİ İÇİN "ÇOK TEHLİKELİ ORTAM" TESPİTİ
Raporda, makine dairesinin kapalı alan niteliğinde olduğu ve elektriksel açıdan ciddi riskler barındırdığı da vurgulandı. Bilirkişiler, “Kapalı alanlarda, alanın kısıtlı olmasından kaynaklanan tehlikeler ve ortamda yapılan işlerden kaynaklı tehlikeler ciddi sonuçlara sebep olabilir” değerlendirmesinde bulundu. Makine dairesinin yapısına ilişkin ise raporda, “Dava konusu kaza olayında kısıtlı bir alan, dar giriş, elektrik motorları, elektrik kabloları, su ve nem ile düşeyde seyyar metal merdiven, topraklama eksikliği ve aktif olarak çalışmayan kaçak akım rölesi olması çok tehlikeli ortamı oluşturmuştur” denildi.
"STANDARTLARA UYGUN TOPRAKLAMA NE HAVUZDA NE DE HAVUZ SU POMPASININ ZEMİNE SABİTLENMESİNDE UYGULANMADI"
Raporda elektrik tesisatı açısından yapılan değerlendirmede, havuz ve makine odasında yönetmelik ve standartlara uygun potansiyel dengeleme ile topraklama projesi yapılmadığı belirtildi. Bilirkişi heyeti, “Kurulum aşamasında standartlara ne topraklamada ne de havuz su pompasının zemine sabitlenmesinde uyulmadığı açıktır” tespitinde bulundu. Raporda ayrıca elektrik tesisatının yapımında yetki ve sorumluluğa ilişkin eksikliklere de dikkat çekildi.
KAÇAK AKIM RÖLESİNE DİKKAT ÇEKİLDİ
Raporda, konutun elektrik panosunda bulunan kaçak akım rölesinin olay sırasında devreyi kesmediği değerlendirmesine de yer verildi. Bilirkişiler, olay anında kaçak akım rölesinin açma işlevini yerine getirmediğinin anlaşıldığını belirtirken, Zeyrek’in eşi Nurcan Zeyrek’in olay sırasında eşine yardım etmek amacıyla makine odasına girdiğinde kaçak elektrik akımına maruz kaldığı ve panodan elektriği kestiği anlatıldı. Raporda, “Konutun RCD devre elemanının konutun inşası aşamasında elektrik projesine uygun olarak konutun elektrik panosunda bağlandığı ancak daha sonra belirsiz kişi veya kişiler tarafından söküldüğü dava dosyasındaki savunmalardan ve tanıkların ifadelerinden anlaşılmaktadır” değerlendirmesine yer verildi.
PROJEDE HAVUZ “SÜS HAVUZU”, MAKİNE ODASI İSE PROJESİZ
Bilirkişi heyeti, havuz ve makine odasının imar ve yapı sürecini de inceledi. Raporda, 20 Kasım 2020 tarihinde onaylanan mimari tadilat projesinde havuzun bulunduğu ancak derinliğinin belirtilmediği; makine odasının ise ruhsat eki onaylı projede yer almadığı kaydedildi. Raporda, “Bu havuzun izinsiz ve projesiz olarak inşa edilen makine odası ile birlikte yapım aşamasından itibaren ‘süs havuzu’ niteliğinden çıktığı” değerlendirmesine yer verildi. Heyet ayrıca 160 santimetre derinliğindeki havuzun proje ve ruhsat süreçlerine ilişkin eksiklikleri değerlendirerek, havuz ve makine odasının izlenmesi ve denetlenmesi konusunda sorumluluk bulunduğu kanaatine vardı.
4 KİŞİ "ASLİ KUSURLU"
Bilirkişi heyeti, olayın meydana gelmesinde havuzun tesisat işinin müellifi N.B., bobinaj firma sahibi H.A., yapı müteahhidi M.G.ve bobinaj firmasında görevli H.I'nın "asli kusurlu" olduğu görüşüne vardı. Elektrik tesisatını yapan N.B. yönünden raporda; havuz ve makine odasına ait yönetmelik ve standartlara uygun potansiyel dengeleme ve topraklama projesi yapılmadığı, havuz elektrik tesisatına ilişkin yetkili bir elektrik tesisatçısı tarafından proje hazırlatılmadığı ve tesisatın standartlara uygunluğunun sağlanmadığı yönünde değerlendirmelerde bulunuldu. H.A.'nin ise havuz pompasında kullanılan motor sargılarının yanmasının ardından 18 Nisan 2022’de yapılan tamirattan sorumlu olduğu belirtildi. Bilirkişiler, motorun elektrik bağlantı kablolarına nem ve su girdiğinin anlaşıldığını ve sorumluluk bulunduğunu değerlendirdi. Yapı müteahhidi M.G. hakkında ise 160 santimetre derinliğindeki havuz ile izinsiz ve projesiz makine odasının inşa edilmesi nedeniyle sorumluluk tespiti yapıldı. Raporda, “160 cm derinlikli havuzu ve izinsiz/projesiz olarak inşa edilmiş makina odasını gizleyerek, ruhsat ve eklerine aykırı olarak inşa edilen, yüzme havuzu niteliğindeki havuzun ve makina odasının gizlenmesi suretiyle denetim zincirinin kopmasına sebep olması nedeniyle ayrıca kusurlu olduğu değerlendirilmektedir" denilerek asli kusur değerlendirmesinde bulunuldu. H.I'nın da havuz su pompasında kullanılan motor sargılarının yanmasının ardından yapılan tamirattan sorumlu olduğu gerekçesiyle asli kusurlu olduğu kanaatine varıldı.
9 KİŞİ "TALİ KUSURLU"
Raporda Yunusemre Belediyesi personeli, inşaat teknikeri A.Ö, Yunusemre Belediyesi inşaat mühendisi E.K., inşaat mühendisi proje ve uygulama denetçisi R.A., makine mühendisi proje ve uygulama denetçisi H.Ş., elektrik mühendisi proje ve uygulama denetçisi M.Ç., Yunusemre Belediyesi personeli M.S., Yunusemre Belediyesi personeli Ö.T., havuz sorumlusu Y.Ö, ve site görevlisi A.S., tali kusurlu oldukları görüşüne varıldı. Bilirkişiler bu kişiler açısından yapı denetimi, belediye denetimi, iş sağlığı ve güvenliği ile havuzun mevcut durumunun tespit edilmesine ilişkin görev ve sorumlulukları ayrı ayrı değerlendirdi.
FERDİ ZEYREK İÇİN "KUSURLU OLMADIĞI" KANAATİNE VARILDI
Raporun sonuç bölümünde Ferdi Zeyrek’in sorumluluğu da ayrıca ele alındı. Heyet, ilgili yönetmelik ve standartlarda kullanıcıya sorumluluk yükleyen bir düzenleme bulunmadığını belirtti. Raporda, “Dava konusu olayla ilgili yönetmeliklerin ve standartların hiçbirinde kullanıcılara sorumlu tutan bir madde bulunmaması” ve havuzun makine odasında tehlikeli düzeyde kaçak elektrik akımı olduğunun öngörülmesinin dosyadaki bilgiler ışığında mümkün olmaması gerekçeleri sıralandı. Bilirkişi heyeti sonuç olarak, “Dava konusu olayın gerçekleşmesinde kusurlu olmadığı görüş ve kanaatine varılmıştır”değerlendirmesinde bulundu.
OLAYIN GEÇMİŞİ
Eski Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek, 6 Haziran 2025’te Yunusemre ilçesindeki evinde havuzun makine dairesinde meydana gelen arızayı kontrol etmek isterken elektrik akımına kapıldı. Ağır yaralanan Zeyrek, kaldırıldığı Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesi’nde üç gün süren yaşam mücadelesinin ardından 9 Haziran’da hayatını kaybetti. Eşi Nurcan Zeyrek de olay sırasında eşini kurtarmaya çalışırken yaralanmıştı.





