Turizm sektöründe yıllardır sessizce kabul edilen ama her geçen gün daha fazla seyahat acentesini hukuki ve mali risk altına sokan bir konu var:
Müteselsil sorumluluk.
Soru basit, cevap ise nedense hep kaçamaklı:
Bir seyahat acentesi, kendisinin düzenlemediği bir turdan neden müteselsilen sorumlu tutulur?

BİZ NE YAPIYORUZ?
Pek çok seyahat acentesi sahada şu şekilde çalışır:
Turu düzenlemez
Programı oluşturmaz
Oteli, rehberi, aracı, ulaşım organizasyonunu seçmez
Operasyonu yönetmez
Sadece şunu yapar:
Bir tur operatörünün düzenlediği ürünü satar,
bedelini tahsil eder,
parasını tur operatörüne aktarır
ve bunun karşılığında %5 – %10 arası bir komisyon alır.
Bu noktada seyahat acentesi, hukuken ve fiilen satıcıdır.
Ne daha fazlası, ne eksiği.

AMA SORUMLULUK KİME YÜKLENİYOR?
İş ters gittiğinde tablo değişir.
Bir aksama, bir iptal, bir eksik hizmet, bir şikayet ortaya çıktığında;
tüketici ilk kime gider?
Seyahat acentesine.
Peki hukuk kimi sorumlu tutar?
Yine seyahat acentesini.
Üstelik sadece kendi kusuru varsa değil,
hiçbir dahli ve katkısı olmasa bile.
İşte itirazımız tam olarak burada başlıyor.
BİR ECZANE ÖRNEĞİ
Bir doktor yanlış ilaç yazarsa
ya da bir ilaç firması hatalı üretim yaparsa;
eczane müteselsilen sorumlu tutulur mu?
Hayır.
Çünkü eczane:
İlacı üretmez
Tedaviyi belirlemez
Ürünün içeriğine müdahale edemez
Sadece satar.
Sorumluluk;
doktorun, üreticinin ve ruhsat veren kurumun üzerindedir.
Peki aynı mantık neden turizmde işlemiyor?

ACENTE İLE ECZANE ARASINDAKİ FARK NE?
Aslında fonksiyonel olarak fark yok.
Ancak hukuk, turizmde bilinçli olarak farklı bir yaklaşım benimsemiş durumda.
Çünkü turizmde;
Tüketiciye en kolay ulaşılan taraf seyahat acentesi
Tur operatörü çoğu zaman uzak, yabancı ya da fiilen erişilemez
Hizmet zinciri parçalı ve dağınık
Bu nedenle hukuk şunu söylüyor:
"Parayı kim aldıysa, sorumluluk da ondadır."
Bu yaklaşım tüketiciyi korur, evet.
Ancak aynı zamanda düzenleyici olmayan seyahat acentesini,
düzenleyici gibi sorumlu hale getirir.
MÜTESELSİL SORUMLULUK NEDİR, NE DEĞİLDİR?
Müteselsil sorumluluk,
alacaklıyı ve tüketiciyi korumak için getirilen bir hukuki kurumdur.
Ancak;
Kusuru olmayan
Müdahale yetkisi bulunmayan
Kontrol alanı dışında kalan
bir tarafı,
sırf satış yaptığı için,
otomatik ve sınırsız şekilde sorumlu kılmak,
hukukun amacını aşar.
Sorun müteselsil sorumluluğun varlığı değil,
düzenleyen ile satan arasındaki sınırın çizilmemesidir.

ASIL İTİRAZIMIZ
Biz seyahat acenteleri şunu söylüyoruz:
Düzenlemediğimiz turlardan
Operasyonunu yönetmediğimiz hizmetlerden
Kusurumuz ve katkımız olmayan aksaklıklardan
dolayı,
düzenleyici gibi müteselsilen sorumlu tutulmak istemiyoruz.
Bu bir sorumluluktan kaçış değildir.
Bu, adil ve ölçülü sorumluluk talebidir.
ÖZETLERSEM
Turizmde satıcı ile düzenleyici arasındaki çizgi bilinçli olarak bulanıklaştırılmıştır.
Bu bulanıklığın bedelini ise en ağır şekilde seyahat acenteleri ödemektedir.
Eczane nasıl ilaç üreticisinin hatasından sorumlu değilse,
seyahat acentesi de başka bir tur operatörünün düzenlediği turdan,
sınırsız ve otomatik şekilde sorumlu tutulmamalıdır.
Bu mesele bir gün herkesin kapısını çalacaktır.
O gün gelmeden bu yanlışı konuşmak, tartışmak ve düzeltmek zorundayız.