Turizm ve acentacılık faaliyetlerinde adı geçen kurumlardan ilki, 18 Ekim 1923 tarihinde Beyoğlu Pera Palas otelinde faaliyete geçen Milli Türk Seyahat Acentalığı Ziya ve Şürekası (NATTA)’dır. NATTA’dan önce NATTA’yı kuran Nurizade Ziya’nın sözünü ettiği iki şirket daha vardır; İlki, Türk Seyahat Yazıhanesi, Ziya ve Şürakası ve ikincisi de Türk Seyahat Acentalığı. Nurizade Ziya Bey’in yanında Vital Ojalvo, Ziya Fehmi Bey ve Edmond Arditi NATTA’nın kuruluşunda adları geçen diğer kişilerdir.

NATTA’nın bilet satışlarıyla birlikte otomobil kiralama, broşür basma, rehber sağlama, iç ve dış seyahatler düzenleme gibi faaliyetlerde bulunuyordu. NATTA aynı zamanda gerçekleştirdiği bu faaliyetlerle uluslar arası Seyahat Acentaları Federasyonu FIA’ya üye olurken, bu federasyonun Türkiye bölümü listesinde NATTA VE PASRAPID adlarında iki acenta yer alıyordu. Bu yılların öncü kurumu NATTA, Uluslar arası Turizm Örgütleri Birliği’ne (AGOT) de üye idi. Sektörün diğer üyesi Türkiye Seyyahın Cemiyeti (bugünkü Türk Turing) ile ilişkileri çok iyi olan NATTA bu kurumla ortak organizasyonlar da düzenledi ve 1940 yılında Türkiye turizm sektörüne bıraktığı mirasla kapandı.
NATTA’nın yanında anılan bir diğer kuruluş da, PASRAPID’dir. Yurtdışından gelen ve yurtdışına gidenlerin pasaport işlemleri, gelenlere rehber sağlama, otel ve pansiyon kiralama, vapur ve tren biletleri satma gibi faaliyetlerde bulunan PASRAPID (Milli Türk Seyahat Şirketi) 1927-37 yılları arasında faaliyet gösterdi. Bu şirket 1927 yılında Emniyet Seyahat Şirketi adıyla faaliyetine başladı. Şirketin 1931 yılındaki İstanbul Ticaret Odasında ki kayıtlı adı ise Mehmet Hayri ve Sait Beyler Emniyet şirketidir. PASRAPID, 1937 yılında kapandı.
Cumhuriyetin erken dönem acentalarından diğerleri yine 1920’li yıllarda adı sıklıkla bilet satış işinde geçen ancak kendileri hakkında tam bir bilgi edinemediğimiz TUTTA, Le Globe Vapur ve Seyyahin Acenteliği, Buleks ve Nihad ve Şevki Seyahat Acentesi’dir. Cumhuriyet Türkiye’sinin turizm alanında attığı olumlu ilk adımlardan birini Türkiye Seyyahin Cemiyeti (Bugünkü Turing Otomobil Kurumu)’nun kurulmasıdır. Atatürk’ün ve cumhuriyet önde gelenlerinin girişimleriyle kurulan Turing, Türkiye’nin ilk tanıtım afişleri, yol haritaları, otel rehberleri ve broşürleri gibi ilklere imza atarken o dönemde kurulmuş olan TUTTA, NATTA ve yukarıda adı geçenlerle birlikte Türkiye acentacılığının tohumlarını attılar.
Seyyahın Cemiyeti ilkin kruvaziyerle gelenlerin girişlerini kolaylaştırmak için faaliyetlerde bulundu. Bu dönemde Cemiyet şirketi Hayriye ve Seyri Sefain idarelerini bir araya getirerek turistlerin vapurlara taşınma ilkelerinin belirlenmesinde ana rolü üstlendi. Aynı zamanda Şehremaneti ile yapılan çalışmada taksi, kayıkçı ve hamal tarifeleri belirlendi. Cemiyet rehberlik kurumunun düzenlenmesi ve ruhsat verilmesi, vize işlemlerinin kolaylaştırılması gibi faaliyetlerde bulundu. Bu gelişmelerin yanında taşımacılık alanında 1924 yılında Türkiye’nin ilk yataklı vagonunun hizmete girmesi, denizcilik alanında Seyir Sefain İdaresi’nin kurulması turizm alanında atılan diğer önemli adımlardır.
Turizm ile ilgili bir diğer alan olan havacılık Cumhuriyet döneminde Türkiye Teyyare Cemiyetinin kurulmasıyla ilk adımlarını attı. 1925 yılında kurulan Cemiyet 1933 yılında Türk Havayolları İşletme İdaresi adını aldı. THY’nin temellerini atan kurum, o zamanlarda dünyadaki havayolları ile aynı dönemde faaliyete başladı. 5 uçak ve 28 koltukla faaliyete başlayan THY, Lufthansa, KLM, Imperal Airways, Aero Expresso gibi havayolu şirketleriyle neredeyse aynı dönemin kurumları oldular. THY’nin kurulması ardından 1926 yılında şimdiki Air France ‘ın ilk hali olan Cidna ve Aer Expresso havayolları Türkiye ile İstanbul –Romanya ve İstanbul-İtalya seferleri için anlaşmalar yaptı ancak bu hayata geçirilemedi.
1930’lu yıllara gelinirken Türkiye’ye gelen turist sayısı 45-50 bin dolaylarına çıktı ve turizm sektörü hükümetler düzeyinde de dikkate alınmaya başlandı. Türkiye turizmi 1930 yılında ikinci önemli adımını attı. Bu yıl Dahiliye Vekaleti Emniyeti Umumiye Müdüriyeti bünyesinde turizm işleriyle sorumlu bir şube kuruldu. Aynı yıl İstanbul Belediyesi’nde İktisat İşleri Müdüriyetine bağlı bir turizm şubesi açıldı. Bu yılın en önemli olayı da Uluslar arası Turizm Birliği’nin (AIT) Kongresinin İstanbul’da yapılması oldu. Ardından gelen dönemde Cumhuriyette devletçilik ilkesinin ağır basmasıyla birlikte devlet/kamu girişimleri ekonomik ve sosyal alanda ağırlığını arttırdı ve devlet bütün sektörlere yaptığı yatırımlarla dikkat çekti. Devletçilik ilkesinin ağır basmasının altında elbette dünya ekonomilerinin içine girdiği iktisadi daralmanın etkisi de büyüktür. Bu dönemde dünya ekonomilerinin ve liberal okulun yıkılan tüm teorileri de devletçilik ilkesi ile revizyondan geçerek düzeni yeniden idame etti.
Ağır iktisadi koşullar altında kalan bu dönemde her alanda kurumsallaşmaya giden devlet, turizm alanında da ilk adımlarını attı. Ancak artan turist talebi karşısında ne devlet ne de özel sektör ciddi bir atılım yaptı. Bu dönemde hatrı sayılır gelişmelerde biri de ( 1931-32 ) Balkan ülkelerinin turizm sorunlarının tartışıldığı iki toplantının gerçekleştirilmesi oldu. Bu toplantıların ilki İstanbul’da yapıldı.
Ben Aydın AVCI’dan bu haftalıkta bu kadar. Siz değerli okuyucularımın değerli yorumlarını bekliyor hepinize hayırlı haftalar, hayırlı işler diliyorum.
Kaynakça: http://www.tursab.org.tr/tr/seyahat-acentalar
