Balıkesir'de görev uçuşu yapan F-16 savaş uçağının düşmesi sonucu şehit olan Hava Pilot Binbaşı İbrahim Bolat'a rahmet dileyen Dervişoğlu, ailesi ve silah arkadaşlarına başsağlığı diledi.
İftar buluşmalarına değinen Dervişoğlu, "İftar sofralarında şükrettim. Sabahtan akşama kadar elde değnek bilmedikleri konuları sözüm ona eli sopalı gündem mikserlerine inat, böylesine bir propagandaya rağmen hakikatler örtülemiyor. Türk milletinin haysiyet mücadelesi bitmiyor, bitirilemiyor. İşte buna şükrediyorum" dedi.
"İki sorunun yanıtını arıyor milletimiz" diyen Dervişoğlu, "Biz perişanız, bu ekonomi ne olacak, artık ne zaman feraha ereceğiz diyorlar. İkinci soru olarak da bu katil başı ve teröristler gerçekten aramızda mı dolaşacak, bu bayrağın şerefi ne olacak? Türkiye bir yanda açıklıkla sınanıyor, diğer yanda korkuyla sindiriliyor" ifadelerini kullandı.
Bunun bilinçli bir politika olduğunu söyleyen Müsavat Dervişoğlu'nun açıklamasından başlıklar şöyle:
"Vatandaşın ölmeyecek kadar karnı doyuruluyor, isyan etmeyecek kadarı da ilçe binalarından mülakat odalarına yollanıyor. Bir kısım vatandaşa da kıyak geçilip işi hallediliyor. Tüm bunlar 'lütuf' olarak bahşediliyor. Parola belli, biz olmazsak bunu bile bulamazsınız diyorlar vatandaşa. İtiraz eden ve edebilecek olan hatta bazen işini bile yapan kim varsa yargının bile konusu olmadan ünlü ve ünsüz trollere linç ettiriliyor. Gerekirse malına çökülüyor, gerekirse can kaybı dahi bu yolda umursanmıyor."
"Arada sırada birini sindiriyorlar ki, yarın diğerleri kafalarını kaldırmasın. Bir partiyi karıştırıyorlar ki, ne siyasetçi ne seçmen Türkiye'yi değiştirmek umuduna kapılmasın. Gözlerini kararmışlar. Bunun adı şantaj siyasetidir. Bir zamanlar bunu vesayet odakları yapıyordu. Karşılığı muhtıra ya da darbeydi. Şimdiki sivil versiyonu ise bugün olduğu gibi şantaj ve Silivri siyasetidir."
"Çok bilinmeyenli denklemlerin ne olursa olsun tek bir cevaba inebilmesi bundandır. Üzerinden çok sular akmış meselelerin varmış gibi gösterilebilmesi de bundandır. Bıkmadan tarihle kavga ediyorlar, milletin duasına karışıyor, günahına sevabına puan veriyorlar."
"İşin geldiği noktaya bir bakar mısınız? Sayın Bahçeli, 'Terörsüz Türkiye’ye hizmet eden İmralı’nın statü açığı nasıl kapatılacaktır?' diyerek, terörist dostuna statü aramaktadır. Bugün gelinen noktada Bahçeli’nin açıklamaları üzerinden yeniden ısıtılan 'İmralı’nın statüsü' tartışması, sadece bir hukuk meselesi değil; bir egemenlik sorunudur. İmralı’nın statüsü diye bir şey yoktur. İmralı, Türkiye Cumhuriyeti’nin hükümranlık sahasında bulunan, üzerinde Türk bayrağı dalgalanan bir cezaevidir. Nokta."
"Abdullah Öcalan, Türk hukukuna göre ağırlaştırılmış müebbet hükümlüsüdür. O canidir, emperyalizmin kölesi ve kuklasıdır, bebek katilidir, bölücü bir haindir ve Türkiye düşmanıdır Çok seviyorsan eline bir rozet al, İmralı'ya git, Abdullah Öcalan'ın yakasına tak. Çok seviyorsan o rozeti taktıktan sonra eş başkan olarak yanına al beyefendi. 57 senelik çınar Milliyet Hareket Partisi'nin adını da Halkların Hareket Partisi yaparsın olur biter. Sonunda bu millet hem senden kurtulur, hem de Abdullah Öcalan belasından."




