Değerli Aydınlılar,

Bu hafta büyükşehrin idaresinin ne halde olduğunu, yerel seçimlerin üzerinden yaklaşık yirmi ay geçmesine rağmen işlerin (en azından bizim için) istenilen kıvam ve verimlilikte geçmediği, büyükşehrimizin her kararının, hayata geçirdiği her çalışmasının ciddi manada tartışılır olduğu, en nihayetinde büyük çaresizliklerini size en basit haliyle anlatmaya çalışacağız.

Önder Yeğen. Aydın Büyükşehir belediyesi genel sekreteri. Bildiğimiz kadarı ile Sayın başkanın hızına yetişemediğinden görevinden ayrıldı. Şimdi ne yapıyor? Adana BŞB için konferans veriyor.  Halen genel sekreterlik makamının maaşını Aydın büyükşehirden alıyor ve görevden alınmayı bekliyor. Mithat Emre. Aydın ASKİ Genel Müdürü. O da sayın başkanın hızına yetişemediği için görevinden ayrıldı. Allahtan genel seçimler için aday adayı oldu da istifa etti. O zamana kadar ASKİ Genel müdürlük maaşını almam demedi herhalde!

Hadi kaplumbağa hızına yetişemedin veya görevden bir sebeple ayrıldın anladık da istifa müessesesi neden işletilmez herkes rahatlatılmaz anlamak mümkün değil. Bu isimler yeni kurulan büyükşehrin en üst seviyedeki iki bürokratı. Bu bürokratları buraya getiren sebeplerden biri hizmet aşkıyla yanıp tutuşmak dışında asaleten üst bir göreve atanıp ondan sonra müktesep  hak olarak emeklilikte alacakları yüksek göstergeli maaşları garanti altına almak mıdır diye sormadan edemiyor insan.

Geçenlerde yasalardan kaynaklanan bir hakkımız kullandık ve bazı konularda bilgi edinme başvurusunda bulunduk. Dilekçeye belediye başkanı adına cevap veren literatüre “üstat”  kelimesini kazandıran gelenekten gelen bir camiaya mensup. Talepte bulunduğumuz bilgilerin devlet sırrı kapsamın da olduğuna kanat edilmiş ki enteresan bir cevap verildi. 2015 yılına ait harcamalar için istenilen bilgileri 2015 yılı faaliyet raporundan okutacak kadar sürrealist.(bu arada 2015 faaliyet raporu 2016 yılı Nisan ayında yayınlanacak). Ben bu cevaba ağzımla güldüm de, beyefendinin altına imza koyduğu dilekçe cevabını gönderdiğim arkadaşlar nereleri ile gülerler onu bilemem.

Bu bürokratlar Aydınımıza yatırımları planlayıp, parayı harcama yetkisine sahipler. Yatırımlar için para toplamak önemli bir maharettir. Ancak bu parayı hakkıyla harcamak bir kültürdür.  Bu kültürün Aydınımızı yönetmeye talip ekibin boyunu fersah fersah aştığını bir dilekçeye verdikleri cevaptan ve takındıkları tutumlardan en azından ben anladım. Yıllar önce üçüncü dünya ülkeleri tabiri kullanılırdı. Şimdilerde gelişmekte olan ülkeler oldu. Ama bu tabir bir akıl yürütme metotolojisinden çok bir köhneliği, modern zamanlara yetişememiş ve bilgi çağından, bilgi toplumundan nasibini alamamışlığın, gelecek nesillerden ziyade gelecek seçimlerin endişesini en derinden yaşayan siyaset anlayışının bir sembolü olarak hafızalarda kaldı.

Bir üçüncü dünya ülkesi olmayacağız ancak,  Aydınımız Özlem Çerçioğlu başkanlığındaki bu ekiple tam gaz bir üçüncü dünya vilayeti olmaya doğru gidiyor. Elli kuruşluk çay, elli kuruşluk ekmek satarak sosyal belediyeci olmak, bir esnafın boğazını sıkarken diğerinden alış veriş yapıyorum diyerek poz vermek kendini Türkiye’nin en başarılı belediye başkanı ilan etmek ne yazık ki bu gerçeği değiştirmiyor.

Memleketler parasızlıktan değil ahlaksızlıktan çökerler. CICERO