Aydın’ın Nazilli ilçesi, Türkiye’nin kuru incir üretiminde öne çıkan merkezlerinden biri olarak, sezonun en yoğun dönemlerinden birini yaşıyor. Bölgenin dünyaca bilinen Sarılop inciri, Aydın’ın sıcak ve kurak iklim koşullarında olgunlaşıp kurutularak hem iç piyasaya hem de ihracat pazarlarına gönderiliyor. Aydın inciri, coğrafi işaret kapsamında Sarılop çeşidiyle tanımlanırken, ürünün kendine özgü yoğun aroması, ballı yapısı ve ince kabuğu ayırt edici özellikleri arasında bulunuyor.
Nazilli’nin Demirciler Mahallesi’ndeki incir bahçesinde üretici İlker Dikmen ile Ege İhracatçılar Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Birkan Şen incirde yaşanan sorunları değerlendirdi.
"100 LİRAYA DA SATSAK, 50 LİRAYA DA SATSAK İŞÇİLİK MALİYETİ AYNI"
Üretici Dikmen, incirin kilogramını 55-70 liraya sattıklarını belirterek, mevcut fiyatın işçilik maliyetleri karşısında yetersiz kaldığını söyledi.
“Biz bunu 100 liraya satsak da işçilik maliyetimiz aynı, 50 liraya satsak da işçilik maliyetimiz aynı” diyen Dikmen, ürün fiyatının düşmesiyle işçilik giderinin üretici üzerindeki yükünün daha fazla hissedildiğini belirtti.
Taze incir toplama işinde işçiye günlük 1800 lira ödeme yaptıklarını söyleyen Dikmen, kuru incirde maliyetin 2 bin liraya kadar çıkacağını ifade etti.
İncir üretiminde ot biçme, çapalama, ağaç diplerindeki filizlerin temizlenmesi, ilaçlama ve sulama gibi çok sayıda gider bulunduğunu anlatan Dikmen, “Maliyetler pahalı. Girdimiz pahalı, işçilik pahalı ama ürünümüz para etmiyor. Geçen seneki fiyatları şu anda göremiyoruz” dedi.
Dikmen, incirin 250-300 lira bandında satılması halinde üreticiyi kurtarabileceğini ancak mevcut koşullarda bu seviyenin görülmesinin zor olduğunu söyledi.
ÜRETİCİNİN BEKLENTİSİ YENİ İHRACAT PAZARLARI
Dikmen, devletten beklentilerinin ihracatçıların önünün açılması ve yeni pazarların bulunması olduğunu belirtti.
Aydın incirinin dünya pazarlarında daha fazla değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Dikmen, “Biz ürünümüzü, Aydın incirimizi dünyaya satabilmemiz için ihracatçının pazarlar bulması gerekiyor. Onun da arkasında destek olması lazım” ifadelerini kullandı.
Dikmen ayrıca farklı bölgelerden getirilen daha düşük kaliteli incirlerin Aydın incirine karıştırılarak satılmasının ürünün değerini ve kalitesini olumsuz etkilediğini söyledi.
“İKİ YILDAN BU YANA CİDDİ SIKINTILAR VAR”
Ege İhracatçılar Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Birkan Şen ise incir sektöründe yaklaşık iki yıldır ciddi sorunlar yaşandığını belirtti.
İhracatçıların hem ekonomik sorunlarla hem de yurt dışından geri gönderilen ürünlerle karşı karşıya kaldığını söyleyen Şen, özellikle sıcaklık kaynaklı mantar hastalığı olan okratoksin sorununa dikkat çekti.
Daha yüksek rakımlı bölgelerden alınan ve uygun koşullarda kurutulan ürünlerin tercih edilmesinin sorunları azaltabileceğini belirten Şen, özellikle Avrupa pazarına gönderilecek ürünlerde kalite kriterlerine daha fazla dikkat edilmesi gerektiğini ifade etti.
Şen’in dikkat çektiği en önemli konulardan biri ise Aydın dışından getirilen düşük kaliteli incirlerin Aydın incirine karıştırılarak satılması oldu.
Bu uygulamanın Aydın incirinin marka değerine zarar verdiğini belirten Şen, “Dışarıdan getirilen ürünün Aydın inciri olarak satılmasına karşıyım. Bu bölgeye yapılan en büyük ihanettir” dedi.
İncirin bu yıl bol ve kaliteli olduğunu ifade eden Şen, ürünün katma değerli ürünlere dönüştürülmesi gerektiğini söyledi. Türkiye’nin kuru incirde dünya üretiminin önemli bölümünü karşıladığını, Aydın’ın da bu sektörün lokomotifi konumunda bulunduğunu belirten Şen, incirin bölge ekonomisi açısından taşıdığı öneme dikkati çekti.
Şen, “Bu yıl bizim için bir kader yılı olarak görüyoruz” dedi ve ihracatçı ve kamu kurumlarının birlikte hareket etmesi gerektiğini söyledi.
ÜRETİCİLERE UYARI
Şen, üreticilere incirin kurutulması ve saklanması konusunda da uyarılarda bulundu. Özellikle düşük rakımlı bölgelerde kurutma yapılan seraların hava almasının önemine dikkati çeken Şen, yüksek sıcaklık ve uygun olmayan kurutma koşullarının okratoksin riskini artırabileceğini belirtti.
İncirin yerden daha yüksek seviyede ve hava alan ortamlarda kurutulmasının riskleri azaltacağını söyleyen Şen, ihracatçılara da Avrupa’ya gönderilecek ürünlerin depolama aşamasında eksi 40 derecede şoklanmasını tavsiye etti.




