Karamsarlık çok kötü bir şey. Ancak karamsar olmama adına da gerçeklerin üstünü örtmek de ; gerçeğe yapılan en büyük kötülük.
S.O.S. çok geniş anlamlı bir tanımlama.
Ben; bunu Aydın için üzülmek, endişelenmek,kötüye gidişi konuşmak anlamında kullanacağım.
Hepimizin malumu şehrimiz Allah'ın verdikleri bakımından harika bir kent. Bundan hiç kimsenin en ufak bir şüphesi yok.
Ancak biz yıllardır bu güzel kenti ne hale getirmişiz, konumuz bu.
Türkiye'nin 20. büyük yeni büyükşehri aşağıda bahsedeceğim ve bu şehirde yaşayan herkesi çok yakından ilğilendiren göstergeler bakımından ülke ortalamasının çok çok gerisinde.
-Hava kirliliğinde 2014'de 8'den 4. lige terfi etmişiz.
Düşünebiliyor musunuz; 81 il içinde 4. kirli il,
Üstelik taşıt yoğunluğu bakımından özellikle yaz döneminde insan sağlığı açısından son derece tehlikeli olan kükürt dioksit oranı ile ülkemizin 1. kirli ili,
Bu oran dünya sağlık örgütünün belirlediği oranın 5 katı fazla,
-Kirlilikten bahsederken;bunu sadece hava kirliliği olarak düşünmemek lazım.
-Su kirliliği, toprak kirliliği açısından; şehrimiz ülke ortalamasının çok üstünde.
Özellikle Uşak ve Denizli sanayilerinin kirlettiği Menderes tarımda ciddi şekilde toprak kirliliğine yol açıyor.
-Bu kirliliklerin neticesinde; Solunum ve dolaşım hastalıklarında ülke ortalamasının çok üstündeyiz. Kanser vakalarında ise durum çok daha vahim; ülke ortalamasının %2.5 katı.
-İçme sularının %87'sini yeraltı kaynaklarından sağlayan şehrimizde toprak kirliliği çok önemli. Ancak evsel ve atık arıtma konusunda belediyelerin vurdum duymazlığı had safhada olduğu için doğudaki çok ilin gerisindeyiz.
-Bu sağlığımızı direk ilgilendiren verileri uzatmadan, ruh sağlığımızı ilğilendiren bir iki noktaya temas etmek istiyorum.
Yıllardır; yağ ve bal akan mutlu ive gülümseyen insanların şehri Aydın; diye söze başlarız.
Bu konuda da rakamlar bunun malesef gerçek olmadığını söylüyor.
-Verilere göre; şehrimizde yaşayanların %68 kendini mutlu hissetmiyor.
-İntihar vakalarında Türkiye üçüncüsüyüz.
Çoğu il; insanlarının yaşam kalitesini yükseltmek için şehrin havasını temizlemek, trafik sorununa çare bulmak, rahat nefes almalarını sağlamak için mega projeler üretirken, biz artık hizmet bile sayılmayan İç Anadolu'da belde belediyelerinin bir iki ayda yaptığı alt geçidi proje, uzun ekmek kuyruklarını çözüm diye yuttuğumuz sürece şehrimiz S.O.S vermeye devam edecektir.
Biz kabahatı hep başkasında ararız. Hep yöneticileri suçlarız.
Ben tam tersini savunuyorum; kabahat bu şehirde yaşayanlarda 50 kuruşluk ekmek ve çay ile yetinirsen, etrafındaki şehirlerde ki gelişmeleri görmeyip biz niye böyleyiz demezsen daha bu kirli havayı çok soluruz.