Bazı konular vardır, anlatmaya başlamadan önce insan durur.

Çünkü mesele ne “yasak”tır, ne de “serbest”.

Asıl mesele, bunun kimin eliyle ve nasıl yapıldığıdır.

İslam’da alkol haramdır.

Bu, yoruma açık bir alan değildir.

AK Parti tabanı dini referansları siyasal ve toplumsal hayatta önemseyen bir kitleye dayanır.

Dolayısıyla alkol, bu değer dünyasında “normalleştirilecek” bir şey değildir; en fazla katlanılan bir durumdur.

Zaten alkol, Türkiye’de sadece bir içecek değildir.

Aynı zamanda kültürel ve siyasal bir semboldür.

Seküler yaşam tarzının, “biz buradayız” deme biçimidir.

AK Parti ise tam olarak bu sembol setine mesafelidir.

Bireysel özgürlük söylemini sever ama toplum mühendisliği yapmaktan da geri durmaz.

Alkole bakışı yıllardır üç aşağı beş yukarı aynıdır

Serbest olabilir.

Ama görünür olmasın.

Teşvik edilmesin.

Gündelik hayatın merkezine yerleşmesin.

Bu yüzden AK Parti belediyeciliğinde, belediyelerin doğrudan ticaret yapması da alkol satışına dayalı işletmeler yürütmesi de alışıldık bir durum değildir.

Belediyelerin görevi kâr üretmek değil; toplum sağlığını, huzurunu ve dengeyi korumaktır.

Tam da bu noktada Aydın devreye giriyor.

Aydın Büyükşehir Belediyesi alkol satıyor.

Hem de kiraya vererek değil,

“Biz sadece yer sahibiyiz” diyerek hiç değil.

Kuşadası’nda, yan yana dizilmiş rakılı ve biralı iki mekân, belediyenin kendi şirketi eliyle bizzat işletiliyor.

Biri Mavi Ada,

Diğeri Pub.

Tabelası belediyeye ait.

Kasanın anahtarı belediye şirketinde.

Gelir doğrudan belediye kasasına giriyor.

Kiralık falan değil.

“Biz verdik, işletmeci ne yapıyorsa yapıyor” durumu yok.

Direkt işletme.

Direkt belediye.

Tam da burada kritik bir ayrıntı var:

Satışı belediye yapıp fiyatı da düşürünce, bu iş “katlanılan” olmaktan çıkıp fiilen teşvik edilen bir noktaya geliyor.

Şimdi burada bir parantez açmak gerekiyor.

Belediyenin kiraya verdiği alkollü mekânları herkes anlar.

Orada belediye mülk sahibidir, işletmeci başkasıdır.

Belediye alkol satmaz, alanı kiraya verir.

Ama burada tablo başka.

Burada belediye aynı anda:

• işletmeci

• patron

• kasiyer

• kasa sahibi

Ve kasa…

Belediye kasası.

İnsan ister istemez soruyor:

Bu model nerede yazıyor?

AK Parti belediyeciliğinde mi?

Yerel yönetimler rehberinde mi?

Yoksa bu sadece Aydın’a özgü, yerel bir yorum mu?

Türkiye’de AK Partili olup,

Alkollü mekanı doğrudan kendi işleten

Başka bir büyükşehir belediyesi var mı?

Varsa söyleyin.

Biz de öğrenelim.

Yoksa Aydın mı bu konuda tek?

İşin ironik tarafı şu:

Yıllarca “biz yapmayız” denilen ne varsa,

Şimdi sessiz sedasız yapılıyor.

Kimse çıkıp açıklama yapmıyor.

Kimse “neden?” demiyor.

Belki de mesele tam olarak burada.

Çünkü normalde bir partiye geçildiğinde,

Kişinin uyum sağlaması beklenir.

Aydın’da ise sanki süreç tersinden işledi.

AK Parti’ye geçen bir isimden çok,

AK Parti’yi Aydın’da kendi ritmine alıştıran bir tablo çıktı ortaya.

Bu açıdan bakınca,

AK Parti’yi Aydın’da kendi ritmine alıştırmayı başaran Özlem Çerçioğlu’nu,

Bu uyum becerisi nedeniyle tebrik etmek gerekiyor.

Aydın’da tablo böyle.