Çelik, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında parti genel merkezinde gerçekleştirilen Merkez Karar ve Yönetim Kurulu toplantısının ardından açıklamalarda bulundu.

AK Parti'ye katılan İzmir Foça Belediye Başkanı Saniye Fıçı, Kayseri Akkışla Belediye Başkanı Mustafa Dursun, Kayseri Felahiye Belediye Başkanı Şeref Güleser ve Muş Sungu Belde Belediye Başkanı Burhan Sayılgan'a "hoş geldiniz" diyen Çelik, partiye, belediyeler ve meclisleri düzeyinde yoğun katılım talebi olduğunu söyledi.

"IRAKLI MUHATAPLARIMIZLA YOĞUN MESAİ İÇERİSİNDEYİZ"

"Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çelik, TBMM’de kabul edilen yasanın ardından Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığındaki kurulun çalışmalarına başladığını hatırlattı.

Çelik, Silahsızlandırma kapsamında ilgili kurumlarımız çalışmalarını sürdürüyorlar. Bu çerçevede Iraklı muhataplarıyla yoğun bir mesai içerisindeler. Terörsüz Türkiye süreci ve terörsüz bölge süreci iç içe olduğu, aslında tek bir tanımı ifade ettiği için komşu ülkelerle, terör örgütünün bulunduğu ülkelerdeki yöneticilerle, hükümetlerle, yoğun bir şekilde muhataplarımızla bu çalışmaları sürdürüyoruz" dedi.

İran Büyükelçisi Erbakan'ı ziyaret etti
İran Büyükelçisi Erbakan'ı ziyaret etti
İçeriği Görüntüle

Suriye’deki gelişmelerin sürecin önemli başlıklarından biri olduğunu ifade eden Çelik, şöyle devam etti:

"Yukarıda SDG'nin oluşturduğu yapı, güneyde ayrılıkçı bir Dürzi yapılanması, çeşitli şekillerde ortaya çıkan etnik ya da dini provokasyonlar süreci daha önemli hale getirmişti. Biz her zaman şunu söyledik, örgütün feshi açısından, Irak için ayrı bir model söz konusu olabilir, İran için ayrı, Avrupa için ayrı ve Suriye için ayrı olabilir diye. Burada gelinen noktada SDG'nin feshedilmesi gerektiğini ve silahlı unsurlarının terörist unsurlardan ve Suriyeli olmayan unsurlardan arındırılaraktan Suriye'ye entegre olması gerektiğini ifade etmiştik. Şu anda SDG feshedildi. Oradaki entegrasyon sürecini yakinen takip etmeye devam ediyoruz. Çünkü bu fesih süreçlerinin teoride ve retorikte kalmamasının, sahada gerçekleşmesinin bölgedeki herkes için, bütün etnik, dini gruplar için son derece iyi bir geleceği inşa edeceğine inanıyoruz.

Türkmen, Kürt, Arap, Sünni, Şii, Alevi, Nusayri, Dürzi, Ezidi, hangi etnik ya da dini gruptan olursa olsun hepsinin geleceği için son derece kıymetli süreçlerdir. Bu sebeple etnik ya da dini gruplar adına ayrılıkçılık peşinde koşanların, bulundukları ülkeleri istikrarsızlaştırmaya çalışanların, örgütlerinin adı, savunduğu ideoloji, ifade ettiği hedefler ya da dayandıklarını iddia ettikleri sosyoloji ne olursa olsun, ki böyle bir sosyoloji genelde olmuyor, bunun siyonizmin ve emperyalizmin bölgedeki çıkarlarına hizmet ettiğini gördük. Bundan sonrasında da bölgeye daha çok kan vadedenlere karşı terörsüz bölge sürecinin ne kadar kıymetli olduğunu, bu bölgeye daha çok kan vadedenlerin planlarının bozulması bakımından ne kadar stratejik olduğunun görüldüğünü değerlendiriyoruz."

"ŞİMDİYE KADAR RUSYA KAYNAKLI 8, UKRAYNA KAYNAKLI 35 TÜRK İŞLETMELİ GEMİ HEDEF ALINDI"

Rusya-Ukrayna savaşına da değinen Çelik, çatışmanın uzun soluklu bir yıpratma savaşına dönüştüğünü söyledi. Karadeniz’de sivil Türk gemilerinin hedef alınmasına tepki gösteren Çelik, "Şimdiye kadar Rusya kaynaklı 8, Ukrayna kaynaklı 35 Türk işletmeli gemi hedef alındı" dedi.

Çelik, savaşın sona erdirilmesi amacıyla İstanbul’da yeniden müzakere masası kurulması gerektiğini ifade etti.

"HÜRMÜZ’DEKİ GERGİNLİĞİN BÜTÜN DÜNYAYA SONUÇLARI OLACAKTIR"

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından barış zemininin oluşturulamadığını belirten Çelik, Hürmüz Boğazı’ndaki gerilimin küresel sonuçları olacağı uyarısında bulundu.

Çelik, şunları söyledi:

"İran'a dönük ekonomik yaptırımın uygulanması, İran'daki rejimin İsrail'in ajandası çerçevesinde hedef alınmasının aslında hiçbir sonuç getirmeyeceği ortadadır. Daha uzun süreli bir savaş dünyanın her tarafını etkileyecek. Hürmüz Boğazı'nın kapalı olmasının ya da Hürmüz Boğazı'ndaki çatışmalı ve gergin durumun dünyanın her tarafına daha yoğun bir şekilde sıçrayan sonuçları olacaktır. Bunun yolu savaşı yoğunlaştırmak, İsrail'in ajandası doğrultusunda İran'a daha çok saldırmak değil, tam tersine bir an evvel barışın sağlanacağı bir ortamın tesis edilmesine çalışmaktır. Sayın Cumhurbaşkanımız savaşın başladığı andan itibaren çatışmanın daha derinleşmemesi ve sivil kayıpların durdurulması için büyük bir inisiyatif ortaya koydu. İslamabad Mutabakat Zaptı'nın ortaya çıkmasında da Sayın Cumhurbaşkanımızın iradesinin çok büyük katkıları oldu. Provokasyonlardan kaçınma ve yeniden müzakere masasına dönülmesi konusunda da Sayın Cumhurbaşkanımız diplomasi trafiğini devam ettiriyor."

"YERLEŞİMCİ DEĞİL, HIRSIZ"

İsrail'in Batı Şeria'daki yerleşim politikalarına da tepki gösteren Çelik, "yerleşimci" ifadesinin yaşananları masumlaştırdığını ifade etti.

Çelik, "Yerleşimci değil o kişi, o bir hırsız. Filistinli ailenin toprağını çalan, Filistin’in öz vatanındaki toprağını çalan kişi. Yerleşim demek işgal, hırsızlık, utanmaz bir ikiyüzlülük demek" ifadelerini kullandı.

Çelik, İsrail’in yeni yerleşim planlarının 1967 sınırlarında, başkenti Doğu Kudüs olan bir Filistin devletinin kurulmasını imkânsız hale getirmeyi amaçladığını kaydetti ve uluslararası topluma somut adımlar atma çağrısı yaptı.

"MEKKE ANLAŞMASI’NA YENİ KATILIMLAR OLACAK"

Suudi Arabistan ve Pakistan arasında yapılan Mekke Ortak Savunma Anlaşması’na ilişkin de konuşan Çelik, anlaşmanın mevcut güvenlik örgütlerine alternatif olmadığını söyledi.

Çelik, "Bundan sonra yeni katılımlar olacaktır ama henüz her şey çok yeni. İttifak bölgedeki bütün devletlere açık" dedi. Anlaşmanın olgunlaştıkça bölgesel ve küresel barışa katkı sağlayacağını ifade etti.