TBMM Genel Kurulu'nda, YENİ YOL Partisi'nin asgari ücretin açlık sınırının altında kalmasının nedenlerinin araştırılmasına ilişkin grup önerisi görüşüldü. TBMM Başkanlığı'na sunulan öneride, 2026 yılı içerisinde ara zam yapılmamasının sonuçlarının, ücretlilerin gıda, barınma ve çocuk bakım giderleri karşısındaki durumunun, gelir dağılımındaki bozulmanın ve çalışanların alım gücünü korumaya yönelik tedbirlerin araştırılması istendi.
Önerinin gerekçesini YENİ YOL Grubu adına Denizli Milletvekili Sema Silkin Ün açıkladı. Türkiye'de asgari ücretin çalışanların temel ihtiyaçlarını karşılamaya yetmediğini belirten Ün, "Asgari düzeyde yaşamayı değil açlık sınırının altında hayatta kalma mücadelesini, asgari ücretlinin açlıkla imtihan edildiği günlerden geçiyoruz. Farkındaysanız artık yoksulluk sınırını konuşamıyoruz bile. Çeyrek asırlık iktidarın sonunda milletimiz yoksulluktan değil, açlıktan kurtulmak için feryat ediyor. Asgari ücretli sizden zenginlik istemiyor, çalıştığı halde aç kalmamayı, emeğinin karşılığıyla insanca yaşayabilmeyi istiyor" diye konuştu.
Asgari ücretin 28 bin lira, açlık sınırının 38 bin lira olduğunu belirten Ün, aradaki 10 bin liralık farkın çalışanların yaşam koşullarını ortaya koyduğunu söyledi. Ocak ayından bu yana asgari ücretlinin enflasyon karşısında 7 bin 726 liralık satın alma gücü kaybı yaşadığını ifade eden Ün, ülkenin toplam gelirinden en düşük gelirli yüzde 20'lik kesime yalnızca yüzde 6,4 pay düştüğünü kaydetti.
"MESELE KAYNAK YOKLUĞU DEĞİL, KAYNAKLARIN KİME DAĞITILDIĞI"
Ün, asgari ücretin artırılmasının enflasyonu mutlaka yükselteceği yönündeki değerlendirmelere karşı 2016 yılında yapılan ücret artışını örnek gösterdi. Dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu ile Ali Babacan'ın, enflasyonun yüzde 9'a yakın olduğu dönemde 2016 yılı için asgari ücrete yaklaşık yüzde 30 zam yaptığını hatırlatan Ün, yıl sonu enflasyonunun yüzde 8,81'den yüzde 8,53'e gerilediğini söyledi.
Ün, "Demek ki asgari ücrete yüksek zam yapıldığında mutlaka enflasyon patlayacak diye bir kaide yokmuş. Mesele kaynak olup olmaması değil bu kaynakları nereye, kime dağıtmak isteme meselesiymiş" ifadelerini kullandı.
2027 yılı bütçesinde yaklaşık 4 trilyon liralık faiz yükünün konuşulduğunu belirten Ün, bütçenin büyüklüğü ile vatandaşın refahı arasında fark bulunduğunu savundu. Ün, "Bütçe bir iktidarın kimden yana olduğunun, kimi öncelediğinin, kimin derdiyle dertlendiğinin açık belgesidir. Rakamlar ortadayken bu millete sabır nasihat etmekten vazgeçin lütfen çünkü bu millet sabretmeyi bilir ama sabır çalıştığı hâlde evine ekmek götüremeyen insanın önüne konulacak bir ekonomi politikası asla değildir" dedi.
Asgari ücretlinin zenginlik değil, emeğinin karşılığıyla insanca yaşayabilmeyi istediğini vurgulayan Ün, "Bugün tam zamanlı çalışan insan açlık sınırının altında yaşıyorsa orada asgari olan ücret değildir, asgari olan iktidarın çalışan insana reva gördüğü hayat standardıdır" diye konuştu. Ün, milletvekillerine önergeye destek verme ve asgari ücretlilerin yaşam koşullarını yerinde görme çağrısı yaptı.
İYİ PARTİLİ AKBURAK: ÇALIŞANIMIZ ÇALIŞIYOR AMA GEÇİNEMİYOR
Öneri üzerinde İYİ Parti Grubu adına söz alan İstanbul Milletvekili Burak Akburak da asgari ücretin açlık sınırının altında kaldığını belirterek, dört kişilik bir ailenin gıda harcamalarını dahi karşılayamadığını söyledi.
Geçim sıkıntısının yalnızca ücretli çalışanlarla sınırlı olmadığını, çiftçilerin de ürettiklerinden kazanç sağlayamadığını ifade eden Akburak, fındık fiyatlarındaki düşüşe dikkati çekti. 2025 yılında serbest piyasada kilogramı 350 liraya kadar çıkan fındığın bazı bölgelerde 160 liraya kadar gerilediğini belirten Akburak, aradaki farkın yaklaşık yüzde 54 olduğunu kaydetti.
CHP'Lİ KARA: ASGARİ ÜCRETE MUTLAKA ARA ZAM YAPMALISINIZ
CHP Grubu adına konuşan Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara, ekonomi politikalarının yükünün emeğiyle geçinenlerin üzerine bırakıldığını söyledi. Asgari ücretin düşük tutulması ve ara zam yapılmaması yoluyla enflasyonun baskılanmaya çalışıldığını savunan Kara, çalışanların kira, okul ve servis giderlerini karşılayamadığını ifade etti.
Kara, "Anlamıyor musunuz, ne barınabiliyoruz ne de beslenebiliyoruz" diyerek, yoksulluğun sosyal bir afet haline geldiğini belirtti. Asgari ücrete ara zam yapılması gerektiğini vurgulayan Kara, "Sadece zam yapmak da yetmez, yapısal sorunları çözmediğiniz müddetçe satın alma gücü yükselmez" dedi.
DEM PARTİLİ SAKİ: BÜTÇE YOK, ONLAR SABRETSİN
DEM Parti Grubu adına konuşan İstanbul Milletvekili Özgül Saki, bütçe teklifinde faiz, rant ve büyük şirketlerin vergi ayrıcalıkları için kaynak bulunduğunu, emekçiler ve emekliler söz konusu olduğunda ise kaynak olmadığının söylendiğini belirtti.
Asgari ücretin 28 bin 75 lira, gıda harcamalarının 38 bin 24 lira, yoksulluk sınırının ise 123 bin lira olduğunu ifade eden Saki, dar gelirli kesimin borçlanarak yaşamını sürdürmeye çalıştığını söyledi. Saki, bütçenin ve asgari ücret politikasının iktidarın hangi kesimlerden yana olduğunu gösterdiğini savundu.
YENİ PARTİLİ HALICI: ÇALIŞIYORUM AMA NEDEN GEÇİNEMİYORUM?
YENİ Parti Grubu adına konuşan Isparta Milletvekili Hikmet Yalım Halıcı da asgari ücret ile açlık sınırı arasındaki farkın 10 bin liraya ulaştığını belirtti. Çalışanların aldığı ücret artışlarını markette, pazarda ve kirada kaybettiğini söyleyen Halıcı, yıl içinde ara zam yapılmamasını eleştirdi.
Halıcı, Isparta'da gül ve elma bahçelerinde çalışan işçilerden market ve kafelerde çalışan gençlere kadar birçok kişinin aynı soruyu sorduğunu belirterek, "Çalışıyorum ama neden geçinemiyorum?" dedi. Halıcı, gelir dağılımındaki eşitsizliğe ve iki aydır açıklanmadığını söylediği 241 kişilik listeye de değindi.
AK PARTİLİ OĞUZ: KALICI VE SÜRDÜRÜLEBİLİR ÇÖZÜMLER ÜRETMEK GEREKİR
AK Parti Grubu adına konuşan Burdur Milletvekili Mustafa Oğuz ise hayat pahalılığının vatandaşların günlük yaşamına ve satın alma gücüne etkisinin farkında olduklarını söyledi. Ekonomik sorunların yalnızca dile getirilmesinin yeterli olmadığını belirten Oğuz, kalıcı çözümler için üretimin artırılması, istihdamın korunması, yatırımların desteklenmesi ve enflasyonla mücadelenin sürdürülmesi gerektiğini ifade etti.
Emeklilerin refah seviyesini yükseltmek ve yaşam standartlarını iyileştirmek amacıyla yeni imkanlar oluşturulmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü belirten Oğuz, gelir farklılıklarının, adalet ve hakkaniyet ilkelerinin, alım gücünün ve yaşam standartlarının gözetildiği bir yaklaşım üzerinde çalışıldığını kaydetti.
YENİ YOL Partisi'nin asgari ücretin açlık sınırının altında kalmasının nedenlerinin araştırılmasına ilişkin grup önerisi, Genel Kurul'da yapılan görüşmelerin ardından reddedildi.




