YENİ Parti İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, CHP İzmir İl Başkanı Utku Gümrükçü’nün iddialarına yanıt verdi. "Telefon" tartışmasına değinen Güç, Menderes Belediye Başkan vekili seçimini hatırlatarak “AKP ile beraber yaptığınız her şeyi görüyor ve biliyoruz. Bunların hepsinin tek bir amacı var, AKP ile olan ortaklığını örtmek” dedi.
YENİ Parti İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, İl Başkanlığı tarafından düzenlenen basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Geçtiğimiz haftalarda CHP İzmir İl Başkanı Utku Gümrükçü tarafından gündeme getirilen "telefon" iddialarına yanıt veren Güç, örgüt çalışmaları, YENİ Parti’nin kuruluşu sonrası üke siyaseti, ülkedeki ekonomik sorunlar ve devlet yönetimi konularına değindi.
15 GÜNDE 60 BİN ÜYE
YENİ Parti’nin İzmir’deki örgütlenme çalışmalarına ilişkin bilgi veren Çağatay Güç, “YENİ Parti İzmir’de tarihi bir örgütlenme başarısını ortaya koydu. Kuruluşumuzun üzerinden kısa bir süre geçmesine rağmen İzmir’de büyük bir toplumsal hareketlilik yaşanıyor. İzmir’de 15 günde 60 binden fazla vatandaşımız, partimize üye oldu. Bu, YENİ Parti’ye olan güvenin göstergesidir. İlçe başkanlıklarımızı tek tek açıyoruz. Küçücük ilçelerde 500 kişilik açılış yapıyoruz. Bu, sıradan bir olay değildir. Özgür Özel’in söylediği gibi gerçekten bir şeyler oluyor. Biz, milletimizle birlikte bir şeyleri düzelteceğiz ve çok şeyler başaracağız. Bu, Türk siyasi tarihinde benzeri görülmemiş bir başarıdır. Millet bize ‘Hazır olun, artık yönetin’ diyor" ifadelerini kullandı.
YENİ İL BİNASI İÇİN HAZIRLIKLAR TAMAMLANDI
Bu hafta içerisinde yaklaşık bin metrekare büyüklüğündeki il başkanlığı binasına taşınacaklarını söyleyen Güç, şunları kaydetti:
"Orayı İzmir’in siyasi Ar-Ge merkezi haline dönüştüreceğiz. Daha önce komisyonlar üzerinden yürütülen çalışmalarımızı artık politika kurulları üzerinden yürüteceğiz. Her alanda politika kurullarımızı çalıştıracağız. Ama bu kurullar dört duvar arasında durup rapor yazan kurullar olmayacak, sahaya çıkıp mağdur olan halkımızla konuşacaklar. Sonra bunları siyasi politikaya dönüştüreceğiz. Çünkü biz artık muhalefet partisi değiliz, Türkiye’nin birinci partisiyiz. İktidar olma zamanı gelmiştir. YENİ Parti kadroları bunu yapabilecek durumda. Kenara atılan tüm nitelikli insanlarımızı YENİ Parti’ye çağırıyoruz. YENİ Parti bu yolu, milletimizle birlikte yürüyor, iktidarı da milletimizle birlikte kazanacak. Bu yürüyüşü, milletimiz yürütüyor. YENİ Parti’nin asıl gücü de budur. YENİ Parti’yi milletin değişim isteği büyüttü. Yapılan kamuoyu araştırmalarında YENİ Parti’nin birinci parti olması bunun en büyük göstergesidir. YENİ Parti tarih yazıyor. Vatandaşımız cebinden parayla bağış yapıyorsa, üye oluyorsa artık Türkiye’de çok büyük bir siyasi değişim başlamış demektir. Millet bize ‘Hazırlanın, ülkeyi yöneteceksiniz’ diyor. Artık değişimi bekleyen değil, değişimi hazırlayan bir partiyiz.”
“BOZUKLARINI ÇARESİZCE SEYREDİYORLAR”
Ekonomik krize değinen ve yurttaşların geçim derdini anlatan Güç, iktidarı eleştirdi. İzmir’in kronik sorunlarında da merkezi idareye ‘görevini yap’ çağrısında bulunan Güç, şu ifadeleri kullandı:
“Türkiye’nin sorunu artık sadece ekonomik kriz değildir, bu bir yönetim krizidir. İktidar, her şeyi kontrol etmek istiyor ama hiçbir şeyin sorumluluğunu almıyor. İşler kötüye gidince ne yapacağını bilmiyor, suçlu arıyorsunuz, sorumluluğu almaktan kaçıyorsunuz. Sorumlu, AKP’nin ta kendisidir, Saray’dır. Adaleti şahsi çıkarlarınız için yok edenler, emeklinin sefalet içinde yaşamasının sebebi sizsiniz, işçinin borç içinde olmasının, sanayicinin batmasının, gençlerin gelecek umudunu kaybetmesinin sorumlusu sizsiniz. Sizin yarattığınız bu sorun yumağını çözecek tek irade YENİ Parti’dir. İktidar ‘ekonomi çok iyiye gidiyor’ diyecek kadar pervasızca açıklamalar yapıyor. Bu ülkenin 10 yıldır ekonomik krizde olduğunun bile farkında değiller. AKP utanmadan ‘Ekonomiyi yönetiyoruz’ diyor. Sizin bildiğiniz gibi ekonomi yönetmek, ekonomi yönetmek değildir. Yönettikleri tek şey, seyretmek. Bozdukları düzeni çaresizce seyrediyorlar. Bugün insanlar kira mı ödeyecek, pazara mı çıkacak, çocuğunu mu okutacak... Birileri bunun hesabını vermek zorunda. O birileri de iktidarın ta kendisidir. Yetki sizdedir, sorumluluk da sizdedir. Her yetkiyi kendinizde toplayıp sorumluluğu başka yerlerde arayamazsınız. Tek çözüm erken seçimdir."
KÖRFEZ İÇİN BAKANLIĞA ‘İZMİT’ ÖRNEĞİ
İzmir’in sorunlarına değinen Çağatay Güç, "İzmir Körfezi yıllardır konuşuluyor. Bakanlık, sorumluluklarını yerel yönetime atıyor. Vatandaş ise temiz bir Körfez istiyor. İzmirli’nin kurumlar arasındaki tartışmayı dinlemek gibi bir sorumluluğu yoktur. Belediye üzerine düşeni yapmıştır. Bakanlık, İzmit Körfezi’ni nasıl temizlediyse İzmir Körfezi’ni de temizlemelidir. Takvim ve bütçe ortaya koyun ki İzmirliler AKP Hükümeti’ne ödedikleri vergilerin karşılığını alsınlar. Halka zulmetmeyi bırakın ve görevinizi yapın" dedi.
İzmir'in trafik sorununa ilişkin olarak Çağatay Güç, "İzmir her sabah ve her akşam kitleniyor. Şehrin nüfusu, sanayisi, liman hareketliliği büyüyor, araç sayısı artıyor. Ama İzmir’in yıllardır beklediği 2. Çevre Yolu projesi yıllardır merkezi hükümet tarafından hayata geçirilmiyor. İzmir, bu araç sayısını kaldırmaz. Hemen o yolu yapmalısınız. İzmir daha ne kadar bekleyecek, ne zaman kamulaştırmalara başlayacaksınız, ne zaman takvim açıklayacaksınız? Bizim verdiğimiz vergilerin karşılığını vereceksiniz. Sizden lütuf istemiyoruz. İzmir vergilerinin karşılığını istiyor” şeklinde konuştu.
“FATURAYI İZMİRLİLERE KESEMEZSİNİZ”
İZBAN’da uzun süredir sinyalizasyon sisteminde devam eden aksaklıklar ve yetki sorununa da değinen Güç, “İzmirli’nin ulaşım hakkını sizin çağ dışı siyaset anlayışınıza kurban etmeyeceğiz. İZBAN’ı bilerek batırıyorlar. Kamu hizmeti yapan bir kamu kurumunu, başka bir kamu kurumuna borçlandırarak batıramazsınız. Dünyanın her yerinde demir yolu devlet tarafından sübvanse edilir. Kendi yarattığınız ekonomik buhranın faturasını İzmirlilere kesemezsiniz. Hat kullanım ve katılım bedelini silmek zorundasınız” ifadelerini kullandı.
“”DEVLET CİDDİYETİYLE DAVRANMAK ZORUNDASINIZ”
Cumhuriyet Meydanı’nda dün gerçekleştirilen 30 Ağustos Zafer Bayramı protokol töreninde yaşanan ‘protokol krizine’ de değinen Güç, “Devlet 'Ben istedim, yaparım' anlayışıyla yönetilemez. Devlet; valilik, bakanlık, kamu kurumları değildir. Devlet, 86 milyondur. Devlet geleneğinin bir ciddiyeti vardır, protokolün bir anlamı vardır. Dün, 30 Ağustos Zafer Bayramı töreninde AKP İl Başkanı, protokol düzeninde protokol sırasını bozmuştur. Herkes yerini ve hududunu bilecek. Bu konuda Valiliğe gerekli uyarılar ve başvurular yapılacak. AKP il başkanı, devlet protokolünden üstün değildir. Daha önemlisi var. Atatürk Anıtı'na çelenk sunulan bir törende gösterilen saygı konusunda çok daha hassas davranılması gerektiğini hepimizin bilmesi gerekiyor. Orası Cumhuriyetimizi temsil ediyor. Devlet protokolü, herhangi bir siyasi partinin gösteri alanı değildir. Siyasi görüşünüz ne olursa olsun şehitlerimizin ve Ata’mızın devlet ciddiyetiyle davranmak zorundasınız. Arkasınız dönüp gidemezsiniz. Geri geri çıkacaksınız, selam vereceksiniz sonra arkanızı döneceksiniz. Bu saygısızlığı asla kabul etmiyoruz. Milli değerlere saygı göstermek, siyasilerin ve devlet makamının görevidir. Devlet ciddiyetini kaybederseniz, toplumun devlete duyduğu saygıyı kaybedersiniz” diye konuştu.
“ÖNCE MENDERES’E GİTSİN”
Çağatay Güç, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun 2 Eylül'de yapacağı İzmir ziyareti ile CHP İzmir İl Başkanı Gümrükçü’nün "telefon" iddialarına ilişkin şunları söyledi:
“Butlan Genel Müdürü İzmir’e geldiğinde önce Menderes’e uğrasın. Orada AKP ile kurdukları beraberliğin ortaya çıkardığı sonucu kendi gözleriyle görsün. Menderes Belediyesi’nin AKP’li başkan vekilini tebrik etsin. Bugün seyrettikleri siyaseti, AKP iktidarının aparatlığını yapmaktan öteye gitmeyen bir anlayışın temsilcileri olarak sürdürmektedirler. Sonra küçük salonlarına gitsinler. Eğer salonu doldurmakta sorun yaşarlarsa Afyon’daki, Aydın’daki ablalarından destek istesinler. Yine yetmezse İstanbul’daki butlan il başkanını arasınlar. Kendisinin figüran bulma konusunda tecrübesi var.
“NE KADAR MERAKLISINIZ SİZİN OLMAYANI ALMAYA”
Butlan İl Başkanı... Geçen yine konuşmuş. Kendisine ilk ve son kez cevap veriyorum. Mahalleler arasında futbol turnuvaları olur. İki takım finale kalır. Bir tarafta genç, dinamik ve birbirine kenetli bir takım var. Bir de kendi içinde sürekli kavga eden, kendi mahallesinde bile huzur bırakmamış bir takım var, AKP. Bir de güçlü takımın kenarda bekleyen, hayatı boyunca fitnelik yapmış, hiçbir işi becerememiş ve sürekli mızmızlanan bir çocuk var. Mahallesinin takımına kötülük yapan, karşı takıma laf taşıyan ve takımın düzenini bozmaya çalışan biri vardır. İşte butlan il başkanının siyasetteki hali tam olarak budur. Butlan il başkanı önce Çiğli’de yaptıklarının hesabını versin. AKP ile Menderes’te yapılan gizli anlaşmanın hesabını versin. İl binasında çalışan arkadaşlarımızın maaşını ödesin. Ne kadar meraklısınız sizin olmayanı almaya. AKP ile beraber yaptığınız her şeyi görüyor ve biliyoruz. Kendinize ait olmayan telefon olayını yargıya taşıyacaklarmış. AKP yargısına başvuracakmış ve kendisine ait olmayanı almaya çalışacakmış. O günkü sayman arkadaşımız, gidip butlancılara anlattı. 'Telefon il başkanlığının' diyor. O faturanın hatalı olduğunu ve çekilen nakit paranın nerelere harcandığını partinin saymanı ve muhasebecisi anlattı. O telefonun partiye ait olmadığını biliyorlar. 'Borç bıraktılar' diyorlar. O borçlar bizden önceki dönemden ve birçoğu bizim dönemimizde ödendi. Geçmiş dönem il başkanımız cezaevindeyken biriken borçların bizim dönemimizde ödendiğini, binanın tadilatlarının bizim dönemimizde yapıldığını biliyor. Otel parası dediği paranın ise her yıl gelen mali denetçilerin otel masrafı olduğunu biliyor, hepsini biliyor.
“KURTULUŞUN ADI YENİ PARTİ'DİR”
Bunların hepsinin tek bir amacı var. AKP ile olan ortaklığını örtmek. Sana en güzel cevabı milletimiz verecek. Arınacaklarmış. Biz sizden arındık. Kendisine bundan sonra cevap vermeyeceğim. Kendisine cevabı milletimiz verecek. O şimdi küçük salonu nasıl dolduracağını, görevden ne zaman alınacağını düşünsün. Biz milletiz, umudu biz büyütüyoruz. YENİ Parti, Türkiye’nin yeniden ayağa kalkma iradesidir. Siyasete yeniden ahlak kazandıracağız ve Türkiye’yi yeniden geleceğe inanan insanların ülkesi yapacağız. Kurtuluşun adı YENİ Parti’dir.”





