TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan, CHP'den seçilen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın AK Parti’ye katılmasının ardından bir açıklama yaptı. Tugay’ın parti değiştirmesinin seçmen iradesini yok sayan bir "kirlilik" olduğunu ifade eden Okuyan, şunları kaydetti:

"Bugün Türkiye’nin üçüncü büyük kentinin Belediye Başkanı’nın ana muhalefet saflarından iktidar saflarına geçişi, 'bireysel tercih'le açıklanamaz. Cemil Tugay, Cemil Tugay olduğu için değil, CHP adayı olduğu için seçildi. Ortalıkta pop star, şişirilmiş çok siyasetçi var. Ama Tugay onlardan değil, ne yapılsa ve ne yapsa star olamaz. Aldığı oylarda kişisel katkısı eksidir. CHP’nin aday belirleme kriterlerini tartışmıyorum. Kendi tercihleri. CHP’nin her kafadan bir ses çıkan parti kültürünü tartışmıyorum. Kendi tercihleri. CHP’nin programsız-ilkesiz, kişilere dayanan siyaset tarzını tartışmıyorum kendi tercihleri.

Biz zaten A’dan Z’ye bütün düzen partilerine egemen olan bu siyaset kültürünü eleştiriyor, karşımıza alıyoruz. Ancak bir yurttaş olarak, hem de İzmirli bir yurttaş olarak, Cemil Tugay’ın, yaşamım boyunca oy vermediğim CHP’ye oy verenlerin iradesini ayaklar altına almasını protesto etmek zorundayım. Bu hamle türlü gerekçelerle ya da bundan sonra yaşanacaklarla meşrulaştırılmamalıdır. Bugüne kadar İzmirlilere zarardan başka bir şey vermeyen Cemil Tugay bundan sonra yerel yönetim harikaları yaratsa dahi meşrulaştırılmamalıdır.

Seyit Aslan'dan Suudi Arabistan'a asker gönderme kararına tepki
Seyit Aslan'dan Suudi Arabistan'a asker gönderme kararına tepki
İçeriği Görüntüle

Yurttaşlarımızın yeterince ses çıkarmadığı her kirlilik ve çürüme, bu toplumun genlerine işlemeye başlıyor. 'Belediye başkanı ya da milletvekili, seçildiği partiden ayrılıyorsa o makamı bırakmalıdır' demiştik yıllar önce. Tersi istikamette transferler oluyordu zamanında ve 'bu kirliliktir' diyorduk. Şimdi iktidar partisi, kimsenin yarışamayacağı bir düzeye çıkardı bu tuhaflığı. Halkımız nerede frene basarsa iyidir. İzmir’i çok sevdiğini söyleyen Cemil Tugay’ı, İzmir istifaya mecbur bırakmalıdır."