CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin, yaptığı açıklamada, şunları kaydetti:

"Geldiğimiz günden itibaren, yani bir yıl önce buraya ayak bastığımız günden itibaren Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurumsal kimliğini muhafaza etmek için canhıraş mücadele ettik. Gerek ben gerekse kurulda iki arkadaşım, Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurumsal kimliğine herhangi bir sorun gelmesin diye ne kadar sorun varsa ne kadar sıkıntı varsa biz üstlendik. Ama karşımızdaki arkadaşlarımız maalesef her türlü kötülüğü yaptılar; aklınıza gelebilecek ne varsa. Bütün bunlara rağmen yılmadan devam ettik. Çünkü çok haklıydık. Sürecin başından sonuna kadar İstanbul’da başlayan bu kongre sürecindeki delege ayarlamaları, müteahhit ilişkileri, müteahhitlerle delege ilişkileri. Tamamı somut dosyada. İsteyen herkes istediği zaman görebilir. Zaman zaman gazetelerde, medyada da okudunuz. 76 itirafçı ne yazık ki ilişkileri oldukları için onlara veri veren, ihaleyi yapan müteahhitler, partide bu yöneticileri muhafaza etmek için ellerinden gelebilen her türlü rezaleti yapmışlar. Yani Cumhuriyet Halk Partisi’nin geleneklerine, kültürüne uymayan hangi yöntemler varsa bu yöntemler uygulanmış ve günün sonunda işte gerek İstanbul’da gerekse Ankara’da butlana dönüştü.

Alsu tankeri Silivri açıklarında demirledi
Alsu tankeri Silivri açıklarında demirledi
İçeriği Görüntüle

"PARTİMİZİ ÇOK ZOR DURUMA BIRAKTINIZ"

Butlan ne demektir, biliyorsunuz: Meşru olmayan gayrimeşru olan yollarla partiyi ele geçirmişsiniz. Erten Yıldız’larla Asoy İnşaat’ın sahibi Adem Soytekin’le, Turgut Koç’la, Aziz İhsan Aktaş’larla, Gül İbrahimoğlu’yla bunlarla iş tutarak partimizi çok zor duruma bıraktınız. Tabii bunu yapan müteahhitler aynı zamanda bir şey daha yapmışlar. Aklınıza gelebilecek bir kısım medya gruplarını, bir kısım televizyonları, bir kısım sözde kendine aydınım diyen televizyonlara çıkan insanları da ney yazık ki tıpkı o kurultay delegelerini organize ettikleri gibi bunları da organize etmişler. Bir tufan dedik: Nedir bu? Yedi düvel üstümüze geldi. Bu yedi düvelin tamamı ben bir kısmını duygusal CHP’liler olarak anlarım, bu son derece doğaldır. Ama aklınıza gelebilecek, Cumhuriyet Halk Partisi ile uzaktan yakından ilişkisi olmayan birçok grupların, ekiplerin bu işin içinde olduğunu gördük. Bu süre içerisinde çeşitli dönemlerde çok kudretli, becerikli olan insanlar var. Hani bizim yanımızda görünür gibi, Sayın Kılıçdaroğlu’nun ekibindeymiş gibi görünen bir kısım insanların da bir ara dönemde biliyorsunuz İstanbul’da bir il kongresi oldu o il kongresinde Özgür Çelik’le bir uzlaşı içinde olduklarını tespit ettik. İhanetin boyutu o kadar geniş ki; içeride dışarıda hiçbir şey fark etmiyor.

"İSTİFA EDEN İNSANLARIN ÇOĞU PARTİLERİNE GERİ GELECEKTİR"

Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi geleneklerinde şunu öğrenmiştik: Bizim kurallarımız var, geleneklerimiz var. Asla Cumhuriyet Halk Partisi delegesi, Cumhuriyet Halk Partisi üyesi bir şey karşılığında hele ki para pul, iş, çeşitli ihale karşılığında böyle bir işe girmez, girmemiştir de. Bütün tarihine bakın. Bir tarafta işte sosyal medya, medya, televizyonlar, sözde gazeteciler MASAK raporlarında 42 gazeteci var. Ben söylemiyorum. Dünyanın hiçbir yerinde MASAK raporlarında ismi zikredilen insanların gazetecilik yapma imkanı olmaz. Ama bunlar pişkin pişkin çıkıp Cumhuriyet Halk Partisi’ni bölmek için ellerinden geleni yapıyorlar. Bu organize çete dediğim çeteyi bu televizyonlarda bizim çokça Cumhuriyet Halk Partili dostlarımızı, üyelerimizi zehirlediler. Elbette bunlar bir gün fark edecekler. Hatta bir kısmı fark etti. Her gün duygusal bir refleksle istifa eden insanların çoğu partilerine geri gelecektir.

"CUMHURİYET HALK PARTİSİ, TÜRKİYE’Yİ ARINDIRACAK BİR SİYASİ PARTİ OLACAKTIR"

Şunu emin olun: Gelirken de söyledik, dedik ki 'Söz konusu Cumhuriyet Halk Partisi ise gerisi teferruattır.' Bundan sonra da aynı şeyi söyleyebilecek kudretimiz var. Gelin hep beraber bir dayanışma içerisinde olalım. Önümüzdeki süreçte elbette siyasette herkesin bir kariyer planı olabilir; ama bugün hiçbirimizin kariyer planı yapabilecek bir dönemde değiliz. Bizim tek hedefimiz Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurumsal kimliğini ve onun genel başkanlığını muhafaza etmektir. Eğer Cumhuriyet Halk Partisi’ni muhafaza etmek istiyorsak, orada görev yapan partimizin genel başkanını da muhafaza etmek zorundayız. Biraz önce de saydım: İşte müteahhit-siyasetçi ilişkileri falan. İnşallah son vereceğiz ve bunların tamamını temizleyeceğiz. Cumhuriyet Halk Partisi, Türkiye’yi arındıracak bir siyasi parti olacaktır. Yolumuz açık olsun. Dostlarımız da önümüzdeki günlerde her cumartesi günü şubelerde Cumhuriyet Halk Partisi’ne ilgi var; bu ilgi her geçen gün büyüyor. Yolumuz açık olsun."