• BIST 106.991
  • Altın 151,481
  • Dolar 3,6762
  • Euro 4,3196

    Seks erkek için zafer!

    26.02.2010 21:00
    'Romantik Komedi'de kadınlara ve sekse düşkün 'Yiğit' karakterini canlandıran Gürgen Öz, 'Yiğit'in gerçek hayatta birçok yansımasının olduğunu söylüyor: Buna, Türkiye'deki erkeklik imajı neden oluyor.
    Seks erkek için zafer!
    Seks erkek için zafer! Seks erkek için zafer! Seks erkek için zafer!

    Kadınlarla iletişim kuramayan erkek için, yapılan her seks bir zafer kutlamasına dönüşüyor

    Bugüne kadar 500 binin üzerinde seyirciyle buluşan 'Romantik Komedi' adlı filmde 'Yiğit' karakterini canlandıran başarılı oyuncu Gürgen Öz, filmdeki replikleriyle özellikle gençlerden büyük ilgi gördü. Filmde kadın düşkünü bir fotoğrafrafçıyı oynayan ve filmin komedi yanını omuzlayan Öz'le rolünü ve erkeklerin seks merakını konuştuk...

    ROMANTİK KOMEDİ FİLMİNDEN KARELER

    'Romantik Komedi'de canlandırdığınız karakter, kadın izleyicilerin "Bu kadar da olabilir mi?" demesine neden oluyor. Gerçekten böyle tipler var mı?
    Olmaz olur mu, dolu! Çoğu erkek, çaktırmasa da, akşam eve gidince böyle düşünüyor ya da cinselliği, arkadaşlarıyla aralarında bu şekilde, hatta daha sert konuşuyor. Her yaştan böyle düşünebilen erkek var. Bu tüm dünyada da aynı, inanın. 'Yiğit' karakteri ise, kısıtlı bir sürede bazı şeyleri çok daha net anlatabilmek için, bu düşüncenin esprili ve abartılı bir yorumu elbette...

    Siz Türkiye'de bir erkeğin, filmdeki gibi bir kıza yaklaşıp, "Bu ayakkabıya mı verirdin, buna mı?" diye sorabileceğine inanıyor musunuz?
    Elbette hayır. Ama çoğunun bu mantığı güttüğünü, içten içe böyle düşündüğünü biliyorum. Bu sahne, erkeklerin bu mantığının, esprili ve altı çizili bir dışavurumu. Seyirci, hiç beklemediği bir anda gelen bu duruma şaşırıyor ve yabancılaşıyor. Bu yabancılaşma, özellikle kadınlarda bu hissiyatı sorgulama isteği yaratıyor bence.

    DURUM BU KADAR VAHİM!
    Kızlar, genelde, erkeklerin bu kadar seks peşinde koşuyor olabileceğine inanmak istemiyor. Hadi bir erkek olarak itiraf edin, gerçek bu kadar vahim ve komik mi?
    Evet vahim. Özellikle de Türkiye'de... Bence hâlâ cinselliği Avrupalılar gibi mi algılayacağız, yoksa bilinçaltımıza sıkı sıkıya yerleşmiş olan gelenekçi tabularla mı ele alacağız, bilemiyoruz. Çok büyük bir arada kalmışlık var. Her ne kadar modernleştiğimizi iddia etsek de, bence hâlâ aşılamamış çok şey var cinsellik konusunda. Ya da aşabilenler, bunu dengeleyebilenler çok sınırlı bir kitle.

    Sizce neden kızlar, erkeklerin bu kadar cinsellik peşinde koşabileceğine inanmak istemiyor?
    Çünkü bu yaklaşım onlara hiç romantik gelmiyor. Kadınlar son derece duygusallar ve cinselliği öylesine farklı algılıyorlar ki, bir erkeğin böyle düşünebilmesi onlar için gerçekten yadırgatıcı. Fakat şu da bir gerçek; bir kadın cinselliği çok uzun süre yaşamadan durabilse de, bir erkeğin dayanma sınırı çoğu zaman en fazla bir aydır. Özellikle bizim ülkemizdeki gibi flörtlerin ve cinselliğin hâlâ çok daha kapalı ve yargılanarak yaşandığı bir ortamda da, cinselliği yeterli oranda yaşayamayan erkeğin bu derece sert düşünmesi olağan kalıyor bence.

    BÖYLE DÖNEMLERİM OLDU
    Bir erkek olarak sizin hiç böyle dönemleriniz oldu mu?
    Elbette oldu... Ama bir oyuncu olarak size okulda ilk öğretilen şey; sürekli kendinizi, hislerinizi kurcalamanız ve kendi kendinizi anlamanızdır. Kendinizi kırmanızı isterler. Ben kendi geçirdiğim dönemleri bu anlamda çok rahat aşabildim. Türkiye'de erkeklik imajı bambaşka. Bir erkeğin gülmesi, dans etmesi bile çoğu zaman hafiflik olarak algılanıyor. Bu, karşı tarafla empati kurmanızı engellerken, sizde de sıkıntılı bir şeylerin birikmesine ve sonuç olarak da karşı tarafa dair bazı hislerinizi, isteklerinizi yanlış ifade etmenize yol açabiliyor. Böyle bir ortamda elbette ki yaptığınız her seks de bir zafer kutlamasına dönüşüyor. Çünkü size dayatılan erkek olma mantığı, ne yazık ki bundan ibaret.

    Filmde seyirci en çok sizin canlandırdığınız 'Yiğit' karakterine gülüyor. Uzun bir aradan sonra seyirciyi yeniden bu kadar güldürmek nasıl bir duygu?
    Müthiş bir duygu! Çok özlemişim. Seyirciyle aramda müthiş bir bağ var. Onlara hep kaliteli ve samimi işler sunmak istiyorum. Seyircinin de benden böyle bir beklentisi olduğunu düşünüyorum. Bir salona gizlice gidip, filmi seyirciyle izledim. Onların kahkahalarını duymak ve yapmak istediğim şeyi anladıklarını, onlara ulaştığımı görmek çok güzel bir duyguydu.

    ASLINDA 'YİĞİT' SEMPATİK BİRİ
    Sizce özellikle kadın seyirciler, 'Yiğit' karakterine kızmak yerine neden bu kadar çok gülüyor?
    Çünkü çok sempatik bir karakter. Kendiyle, yaptıklarıyla çok barışık ve dürüst. Ayrıca içinde cinselliğe dair fazlaca gerçeklik barındırıyor. Seyirci bununla yüzleşince gülüyor elbette. Bir arkadaşımın dediği gibi; bir erkeğin, sadece bir kadınla yatabilmek pahasına bu noktaya gelmesi; durum olarak fazlaca komik, hatta trajikomik.

    'Yiğit'i çıkarırken, yıllar önce rol aldığınız 'Aşk Oyunu' dizisinde canlandırdığınız 'Serkan' karakterinden esinlendiniz mi?
    Evet, rolde 'Serkan' karakterine birçok gönderme var ama bu benim kendi adıma yaptığım eğlenceli bir şey. Mesela 'Yiğit'in taktığı kol saatini, 'Serkan' da takıyordu. Ama 'Yiğit' her şeyiyle bambaşka bir tipoloji. Filmdeki en epik karakter. Erkek mantığının, yer yer bilinçli bir şekilde dozu arttırılarak oynanmış hali. Bu, seyirciyi filmin içinde karaktere yabancılaştırıyor ve onun mantığını sorgulatıyor. Yapmak istediğim de buydu ve yerine ulaştı.

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim