Mustafa Öğretmen

O kör olası COVID-19salgın hastalığına yakalandığı haberini aldığımda zaten elim ayağım boşalıvermişti.Daha fazla bilgi almak için okul grubuna baktığımda bir arkadaşın“Ben aradım konuşmakta zorlanıyor. Mesaj atabilirsiniz” bildirimini görmüştüm. Ben de bunun üzerine nasıl olursa artık kuru kelimelerden oluşmuş iki satır mesajla “Geçmiş olsun” demiştim. 

Birkaç saat sonra gelmişti cevap. “Sağ olun” diyordu.

O “Sağ olun” a baktım… Baktım… Baktım…İçim sızlayarak defalarca baktım. “Keşke hiç cevap gelmeseydi” dedim içimden. Bir teşekkür kelimesi insanı hiç böyle sarsar mı? Sarstı işte. Yüreğim sızladı gitti. Ne kadar yorgun bir kelimeydi o. Ne kadar hüzünlü. Ne kadar hisli…  Ama elden bir şey gelmiyor ki. Şöyle koşa koşa gidiphastaneye, odasına çıkıp, “Bak ben geldim. Biz geldik. Seninleyiz. Gönlümüz seninle, dualarımız seninle. Sen bunu atlatırsın. Bak iyisin, bak…Hadi kalk, var git evine de semaveri yak. Çayı demle. Biz geleceğiz…” diyemiyorsun ki…

İki gün geçmedi. Bir sabah yine telefona gelen bir mesaj…  “Öğretmen Mustafa Soysal’ı kaybettik.”

Ne yaparsın şimdi? Gözünde canlanan gülümser yüzüyle birlikte anca birkaç damla ılık gözyaşı ile üzülmekten, hüzünlenmekten başka…

Ah be Mustafa öğretmenim!

Seni şimdi nasıl yazsam? Nasıl anlatsam seni? Beni böyle zor bir işe mahkum ettin ya… Ben şimdi bu kelimelere nasıl söz geçiririm? Yazsam ağlarım. Yazmasam ölürüm.

Ah be Mustafa öğretmenim! Merhamet nasıl anlatılır? Paylaşma nasıl anlatılır? Vefa nasıl anlatılır? O incelik, o enginlik nasıl anlatılır?  O neşelerin, o şakaların nasıl anlatılır?

Doğru ya, yaşamak anlatılmaz değil mi? Yaşamak sadece yaşanır. Sen yaşadın işte. Hepimiz şahidiz. Öğrencilerin, arkadaşların, komşuların ve canın ailen, herkes şahit…

Ah be gönlü güzel öğretmen!  Güzel insan! 

Şimdi cuma günleri okulumuzda meyve saatlerini kim yaptıracak. Emekli olmuştun ama eminim ki salgın bittikten sonra her cuma elinde meyve poşetleriyle gelip meyve saati yaptıracaktın bizlere.Yine eminim ki kıymetli eşin Ayşe ablamızın el emeği göz nuru yaptığı tatlıları, kurabiyeleri, o gülümser yüzünün tüm sıcaklığı ile ikram edecektin.

Ya o gariban öğrencileri kim kollayacak şimdi?  Kim giydirecek, kim sevindirecek?

Kim şakalar yapıp kırgın ve yorgun gönüllerimize rağmen bizi güldürecek?

Ama yine de ne mutlu sana. Zamansız gittin ama ardında seni hiç unutmayacak yüzlerce, binlerce öğrenciye örnek oldun, yol gösterdin.  Yine bu dünyada seni hiç unutmayacak nice dostlar, arkadaşlar, komşular, kardeşler biriktirdin. Kıymetli eşin Ayşe ablamızla birlikte bu vatana bu millete pırlanta gibi bir evlat, bir hekim yetiştirip de öyle gittin. Allah onlara sabırlar versin şimdi. Sabırların en serini, en güzeli, en kolayını versin.

Salgının şakası yok ey dostlar!

Etmeyin, eylemeyin. Tedbiri elden bırakmayın. Bireysel bir hastalık değil bu. Sen hasta oldun mu onlarca, yüzlerce kişiye bulaştırabiliyorsun yani. Başkasının ölümünden sorumlu olabiliyorsun. Cinayet yani. Lafı hiç eveleyip gevelemeye gerek yok. Tedbirsiz olmak, kurallara uymamak bildiğiniz cinayet…

İşte böyle biz,daha dün,öğretmen Mustafa Soysal abimizi verdik bu salgına. Ölümün genci yaşlısı olmaz deseler de, oluyor işte. Geçen yıl emekli olmuştu. Daha ellili yaşlarındaydı. Bu yalan dünyaya doyulmazmış ama daha önünde yaşayacak nice güzel yılları vardı. Bu gün öğretmenler günü ya İşte o da bir öğretmendi. Aklı ve gönlü ile tam bir öğretmendi. Bu kör olası salgınla gitti.

Bu işin cesareti falan yok. Bana bir şey olmazı da yok. Dediğim gibi sana belki bir şey olmaz ama bulaştıracağın kişiye olabilir. Bakınız oluyor da işte.Binlerce vatandaşımızla birlikte, hastalarını tedavi etmek-yaşama bağlamak için,kelle koltukta mücadele veren yüzlerce sağlıkçımız can verdi. Şu an binlerce sağlık çalışanımız da (Bu binlerce kelimesi abartı ve sözün gelişi değildir)bu hastalığın pençesinde iyileşmek için mücadele veriyor.

Halbuki hiç zor değil. Maskeni takacaksın. Mesafene dikkat edeceksin. Ellerini yıkayacaksın. Lüzumlu haller dışında kalabalıklara karışmayacaksın. Bu kadar işte, biz vatandaşlara düşeni bu kadar…

İşte böyle dostlar!

Bizler için böyle acı ve hüzünlü bir öğretmenler gününde,merhum Mustafa Soysal öğretmenimiz başta olmak üzere, ebediyete intikal etmiş tüm öğretmenlerimize Allah’tan rahmet diliyor, minnet ve şükranla anıyorum.

Öğretmenler günümüz kutlu olsun.

Sağlıcakla…

banner189
google-site-verification=XM_gwNkBaKM19LDHoKaTOmBzvkdlKwOdKMcUtov1R-k