• BIST 108.434
  • Altın 151,237
  • Dolar 3,6580
  • Euro 4,3278

    Mesane kanserinden korunun

    08.04.2011 20:13
    Mesane kanseri olduktan sonra tedavi sürecinde cinsellik nasıl etkilenir?
    Mesane kanserinden korunun
    Mesane kanserinden korunun Mesane kanserinden korunun Mesane kanserinden korunun

    Mesanesi alınan kişi yaşamında nelere dikkat etmelidir? Mesane kanserinden korunmak için neler yapmak gerekir? Üroloji Uzmanı Op. Dr. Kadir Önem, hastalıkla ilgili bilgiler vermeye devam ediyor...

    Mesane kanserinden sonra cinselliği koruyucu yaklaşımlar nasıl olmalı?
    Son yıllarda cinselliği koruyucu cerrahi yaklaşımlar gündeme gelmiştir. Cinselli koruyan kanser ameliyatlarında erkeklerde prostat, meni kesecikleri, sinirler korunabilmekte; bazen sadece sinirler korunup prostat ve meni kesecikleri çıkarılmaktadır. Bu sayede erkeklerde ereksiyon ve boşalma işlevleri korunabilir. Fakat bu cerrahinin seçileceği hastalar çok titiz seçilmelidir aksi takdirde işlevsel sonuçlar göz önünde bulundurulurken kanserden korunma tam anlamıyla sağlanamamış olabilir. Yani cinsellik koruyucu mesanenin alınması ameliyatı her hastaya yapılmamaktadır.

    Kadınlardaki cinsellik koruyucu mesanenin alınması ameliyatında ise özellikle idrar torbasıda içeriye konulacaksa sinirlerin korunması ve vajinanın korunması yapılabilmektedir.

    KANSERİN TEKRARLAMASI MÜMKÜN

    Mesane kanserinde mesane aldığı zaman hasta ileriki dönemlerinde nelere dikkat etmelidir?
    Mesanenin alınması ve idrarın başka bir kanaldan dışarı atılması hasta için oldukça değişik bir deneyimdir ve bu deneyimde muhakkak hastanın ve doktorunun dikkat etmesi gereken noktalar vardır.

    Bu konuyu iki ana başlık altında ele alabiliriz.
    Birincisi kanserin kontrolüdür. Her ne kadar idrar torbası ve çevresindeki dokular, lenf düğümleri hastadan alınmış olsa da kanserin tekrarlama potansiyeli mevcuttur. Bu nedenle hastanın böbreklerinin idrar kanallarının, penis içindeki doğal idrar yolunun ve eğer yapıldıysa bağırsaktan oluşturulan yeni mesanenin kanser gelişimi açısından idrar tahlilleri ve endoskopi ile takip edilmesi gerekmektedir. Bu rutinler uygulanırken hastaya düşen en önemli görev sigaradan ve dumanından uzak durmak, idrarında bir kanama koyulaşma varlığında doktoruna başvurmaktır.

    İkinci başlık ise kullanılan bağırsaklarla ilgili olan takip. Mesane alındıktan sonra idrarın vücut dışına verilmesinin birkaç yolla olabileceğini söylemiştik gerek dışarı takılan torbalarda gerek içeriye yapılan yeni mesanelerde ve ya diğer seçeneklerde kullanılan bağırsaklar idrarla temas ettiği için vücutta birtakım değişiklikler meydana getirebilirler.

    Bu değişiklileri de başlıca şu şekilde özetleyebiliriz:

    Vücudumuzun bir asit baz dengesi vardır ve bu denge ameliyat sonrası bir ameliyatın tekniğine ve çeşidine göre bozulabilir. Bunu önlemek için bir takım ilaçlar veriyoruz ve asit baz dengesini koruyoruz. Bu asit baz denge bozukluğuna bağlı kemiklerde zayıflama olabilir bu nedenle de kemik koruyucu ilaçlar verilebilir ve bir süre sonra kemik ölçümü yapılmalıdır. Özellikle içeriye konulan yeni mesanelerde idrar birikmesine bağlı idrar yolu enfeksiyonları oluşabilir ve bu enfeksiyonlar nedeniyle yeni mesanede taş oluşabilir. Enfeksiyonların önlenmesi için idrar tahlili ile takip edilmelidir.

    Yeni mesane için ve ya idrarın karın duvarına torbaya alınması için kullanılan barsak kısımlarında nadiren de olsa yeni kanserlerin gelişme riski vardır. Bu nedenle bu bağırsak kısımları kontrol edilir. Hastanın bağırsağındaki kullanılan kısma göre bir takım beslenme problemleri vitamin eksiklikleri yaşanabilir. Özellikle de bu hastalığın yaşlı insanlarda oluşuğunu göz önünde bulundurursak beslenme bozukluğu daha da ön plana çıkabilir. Bu nedenle de hastalara gerekirse ek vitamin desteğini veriyoruz.

    CİNSELLİK KORUYUCU YAKLAŞIM ÖNEMSENMİYOR

    Mesane kanseri nedeniyle mesanesi alınan hastaların cinsel yaşamları ve idrar tutmaları nasıl sağlanıyor ve bu süreç nasıl devam ediyor?
    Mesanesi alınan hastalarda standart olarak prostat meni kanalları ve kesecikleri kadınlarda vajina ön duvarı çıkarılıyor. Çok sınırlı olsa da özel seçilmiş hastalarda bu organları koruyucu cerrahi yaklaşım yapılabiliyor. Koruyucu yaklaşımla erkek hastalarda ereksiyon olsa da her zaman boşalma olmamakta. Fakat burada daha önemlisi asıl bahsetmemiz gereken durum bu organların standart olarak hepsinin alındığı haslarda cinselliğin nasıl devam ettiği. Çünkü cinsellik koruyucu yaklaşım neredeyse hiç uygulanmayacak kadar azdır.

    İĞNEYLE CİNSEL İLİŞKİ

    Erkeklerde bu organların hepsini çıkarsak da sinirleri koruyabilme şansımız var. Bu nedenle hastanın ereksiyonunu koruma şansımız da var demektir. Tabi her sinirini koruduğumuz hastada sinirler %100 korunmuş değildir. Ameliyattan sonra hastanın ereksiyon şikayeti varsa öncelikle ilaç tedavisi veriyoruz. Hasta bu tedaviden fayda görmez ise o zaman penise yalpan bir iğne veriyoruz hasta ilişkiden beş dakika önce bu iğneyi kendine yapıyor ve ilişkiye girebiliyor. Eğer iğne ile de çözülemeyecek bir sorun varsa o zamanda bir ameliyatla hastaya penis protezi takıyoruz. Penis protezinin de bükülebilir ve şişirilebilir çeşitleri mevcut. Genellikle şişirilebilir protezleri fizyolojiye daha yakın olduğu için tercih ediyoruz.

    Kadınlarda ise yumurtalıklarda alındığı için bir hormon eksikliği tablosu ile karışılır. Bu hastalara hormon desteği verilebilir. Kadınlarda da sinir koruyucu ameliyat teknikleri mevcuttur. Bu sinirlerde kadındaki uyarılmayı sağlayan organlara giden sinirlerin korunmasını amaçlar.

    İdrar tutamama durumu ise şöyle: Eğer hastanın karnına torba konulmuşsa zaten gelen idrar sürekli olarak anında vücut dışına çıktığından hemen torbaya akacaktır. Yani idrarı tutma gibi bir durum söz konusu değildir. Eğer yeni mesane yapılmışsa ve içeriye doğal idrar yoluna bağlanmışsa bu hastalarda idrar tutma yetenekleri tabiki olmaktadır. Fakat ameliyatın vermiş olduğu birtakım yan etkilerden dolayı idrar tutma hemen ameliyat sonrası gerçekleşmez biraz zamana ihtiyaç vardır.

    İDRAR TUTAMAYABİLİRLER

    Yeni mesanesi olan hastaların özellikle gece idrar tutamama durumuyla karşı karşıya kalmaktadır. Bu durumda hemen umutsuzluğa kapılmamalı! Çünkü idrar tutamama bu ameliyattan sonra doğal süreçte olabilecek bir durumdur. Hastaların gece en azından bir iki sefer idrara kalkmaları bu meseleyi büyük oranda halledecektir. Zaman geçtikçe yeni yapılan idrar torbasının hacmi biraz daha artacak basıncı biraz daha düşecek ve idrar tutmayı sağlayan kaslar biraz daha kendini toparlayacak ve idrar tutma artık normalleşmeye başlayacaktır. Bu süreçte hastalara düşen en önemli görev sabırlı olmalarıdır.

    Yeni mesane yapılan hastalarda bazen idrarını boşaltamama problemleri olabilir. Eğer hasta yeni mesanesini karnını kastığı halde yeteri kadar boşaltamıyorlarsa bir sonda vasıtasıyla günde 4 kere kendilerine idrarlarını boşaltmaları gerekebilir. Hem yeni mesane yapılan hem de doğal idrar yolları alınıp karın ön duvarına idrarını tutacak şekilde bağlanan hastalarda yani torba konulmayan hastalarda sondalama işlemi kaçınılmazdır. Bu hastalarla zaten ameliyat öncesi bu kararı doktor ve hasta beraber verirler.

    SİGARADAN UZAK DURUN

    Ayrıca mesane kanserinden korunmak için önerileriniz nelerdir?
    Mesane kanseri olan hastaların çoğunun sigara içicisi olduğunu biliyoruz. Öncelikle kesinliği kanıtlanmış olan sigaradan uzak durarak mesane kanserini önleyebiliriz. Mesane kanseri tanısı konulan ve tedavi edilen hastalarda dahi sigara içiciliğinin bırakılması kanserin tekrarlamaması açısından oldukça önemlidir. Sadece sigara içmek değil sigara içilen bir ortamda sigara dumanını solumak dahi sakıncalıdır bu nedenle sigara içilen ortamlarda bulunmaktan kaçınmalıyız. Genel olarak birtakım kimyasallar mesane kanseri gelişimine neden olabilirler. Diğer bir sakınılması gereken madde arseniktir. Sudaki arsenik miktarının azaltılması ile mesane kanserlerinin sıklığının azaldığı bazı ülkelerde gösterilmiştir.

    BOL MEYVE VE SEBZE

    Meyve ve sebzelerde bol miktarda bulunan vitaminlerin de mesane kanserini önlediği ve koruyucu olduğu gösterilmiştir. Bu nedenle bol miktarda meyve sebze tüketmeliyiz. Bunun yanı sıra yüksel kolesterollü besinlerle beslenmenin ise mesane kanseri riskini artırdığı bilinmekte. Bu nedenle yüksek kolesterollü besinlerden de mümkün olduğunca uzak durmalı ve kan kolesterol düzeyimizi düzenli aralıklarla ölçtürmeliyiz.

    Mesane kanserinden koruyucu etkisi olan ve her yerde rahatlıkla bulabileceğimiz bir diğer madde ise sudur. Sürekli sıvı almak idrar torbasını zararlı maddelere maruz kalmaktan koruyacağı için bol su tüketmeliyiz.


    BEGÜM ÇELİKKOL/ HABERTURK.COM  

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim