CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM'deki grup toplantısında konuştu. Kılıçdaroğlu, hakkında verilen hapis cezası onanan CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu ile ilgili, "Siyasi yasak kararını asla tanımıyoruz, mahkemeyi de tanımıyoruz kararı da tanımıyoruz. Canan Kaftancıoğlu, İstanbul il başkanımızdır nokta!" dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM'deki grup toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

Kılıçdaroğlu konuşmasında, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu'na verilen hapis cezasının onanması ve siyasi kararını eleştirdi. Söz konusu kararlara tepki gösteren Kılıçdaroğlu, "Siyasi yasak kararını asla tanımıyoruz, mahkemeyi de tanımıyoruz kararı da tanımıyoruz. Canan Kaftancıoğlu, İstanbul il başkanımızdır nokta!" ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarından satırbaşları:

"Yeni bir dönem başlamak üzere, her birimizin tek tek sorumluluğu var. Yaşlısı genci, erkeği kadını, her birimiz bu ülkenin geleceğinden sorumluyuz. Bu ülkeyi haramilere teslim etmeyeceğiz. Ne yaparlarsa yapsınlar inandığımız yolda kararlılıkla yürüyoruz.

Gezi davasında, haksız hukuksuz şekilde hapse atıldılar. Onlarla birlikte olacağız. Zaten mücadelemiz demokrasi mücadelesidir, mücadelemiz yargı bağımsızlığı mücadelisidir, mücadelemiz hakkı hukuku inşa etme mücadelesidir.

57 hükümet bu ülkeye hizmet etti. 57 hükümetin harcadığı para 713 milyar dolar. Türkiye'yi 1990 yılında dünyanın en gelişmiş 20 ekonomisinden biri haline getirdiler. AKP iktidar oldu, harcadığı para 2 trilyon 631 milyar dolar. Türkiye G20'den düşüyor, 23. ülke oluyor. Nasıl bir güçle, nasıl bir sorumsuz anlayışla devletin yönetildiğini hepinizin bilmesi lazım. Milyar dolarları götürdüler.

Tarihimizde eşi görülmedik şekilde bir soygun düzenini başlattılar. Türkiye Cumhuriyeti devletini borç batağıyla karşı karşıya getirdiler. Durduk yere Hazine 272 milyar lira yük altına girdi.

Bütün arkadaşlarımdan rica ediyorum, örneklerin tamamı Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın sitesinden alındı. Milyonlar beşli çeteye çalışıyor. Çiftçi de perişen halde. Onlara da sesleniyorum, durumunuzu biliyorum. Besicilerin durumunu da biliyorum. Şu soruyu, AK Parti vekili geldiğinde sorun, neden 2002'den bu yana Trakya'da 35 milyon dekar alan neden dikilmiyor. Kim engelliyor bunu? Tefeciye gelince para var, beşli çeteye gelince para var ama üreticiye yok. Buğday üreticisi çiftçi arkadaşlar, 2250 liraya tohum aldılar. Bi süre sonra Toprak Mahsülleri Ofisi 6 bin 700 liraya tohum aldı.AK Parti kimden yana? Bu soruyu soracaksın çiftçi kardeşim.

Yiğit Bulut'tan Ali Babacan'a: Sen, ben, Erdoğan arasında neler yaşandı, var mı cesaretin? Yiğit Bulut'tan Ali Babacan'a: Sen, ben, Erdoğan arasında neler yaşandı, var mı cesaretin?

AYNUR DOĞAN'IN KONSERİNİN İPTAL EDİLMESİ

Aynur Doğan, hepimizin şarkısını duygulanarak dinlediği bir dünya çapında bir sanatçı. Dar Hejiroke... Böyle bir şarkısı var. Şarkının ezgisi başlı başına insanın yüreğinde bir burukluk yaratıyor. Ve siz böyle bir şarkıyı yasaklıyorsunuz. Türkiye bu noktaya gelmemeliydi, getirmemeliyiz. Şarkıların tamamı bizim, türküler bizim. İnsanları nasıl suçlayabiliriz. Kürtçe bir şarkı okudu diye nasıl bir yasak getirilebilir. Her şarkı bizim şarkımız, her türkü bizim türkümüz.

Ben söyleyince trollerine harekete geçirdiler. Benim için Kılıçdaroğlu sus kampanyası açtılar. Sizin feriştahınız gelse ben susmam. Rengarenk bir Türkiye'de yaşayacağız. Her şey güzel olacak. Barışı getireceğiz bu ülkeye, huzuru getireceğiz, herkes şarkısını özgürce söyleyecek. Bir şarkıdan korkan olur mu? Bir türküden korkan olur mu? Korkmayacağız, yürekli olacağız, beraber olacağız. Adım adım Türkiye'yi 12 Eylül karanlığına sürüklemek istiyorlar. Buradan çıkaracağız Türkiye'yi. Herkes görecek.

KAFTANCIOĞLU KARARI

Geçen hafta, Erdoğan'ın bir siyasi intikamına tanık oldu. İstanbul il başkanımız Canan Hanım'ı mahkum ettiler. Mahkum etmekle kalmadılar bir de siyasi yasak getirdiler. Yasaklarla, özellikle siyasi tutuklularla Türkiye asla yol almamıştır. Parti kapatmakla, farklı düşündü diye insanları hapise atmakla bir ülkeye demokrasi gelmez. Akıl akıldan üstündür, benim söylemime katılmayabilirsiniz ama beni dinleyebilirsiniz, belki ben haklıyım. Canan Hanım'ın hapse atılmasını isteyenler, seçilmiş mahkemeler, seçilmiş hakimler şunu unutmasın; bu ülkeye demokrasiyi size rağmen getireceğiz, bu ülkeye özgürlüğü size rağmen getireceğiz, bu ülkeye kardeşliği Saray'a rağmen getireceğiz.

Eskişehir'i konseri yasakladılar akla bakın. K-Pop grubuna yasak getiriyorlar. Kürtçe konuştun ona yasak, şarkı söyledin ona yasak, niye yasak kardeşim. Türkiye'de fiilen yasadışı işlemler yapılıyor. Haketmeyen kişiyi hapse atıyorsanız, çok kişiyi öldüren IŞİD militanlarını da serbest bırakıyorsanız bu ülkede bir şeyler oluyor demektir. O sorunun üzerine kararlılıkla gitmek zorundayız. Milletimiz şunu sakın unutmasın; bir adaletsizlik kabul edildiğinde, her yerde adaletsizliğin binlercesi türer. Siyasi yasaklar, adaletsizlik yapıldığı zaman hepimize yapılmanın kapısı açılır. Aynen Covid gibidir, süratle yayılır.

Ayrıca, net ifade edeyim il başkanımızın siyasi yasak kararını asla tanımıyorum. Mahkemeyi de tanımıyoruz kararı da tanımıyoruz. Canan Kaftancıoğlu, İstanbul il başkanımızdır nokta.

SADAT AÇIKLAMASI

Cuma günü bir kurulun önüne gittik. Ne yapıyor bu kurum? Çatışmaların hüküm sürdüğü bölgelerde iş yapıyor, o çatışmaların bir parçası gibi görünüyor. Ama aynı zamanda o bölgelerde müteahhitlik işleri de yapıyorç Kar amaçlı bu şirket. Kurucusu Erdoğan'ın eski danışmanı emekli bir general. Kar amaçlı şirketin yöneticisi, Erdoğan'ın danışmanlığını yaptığı dönemde, devletin en hassas konularının tartışıldığı masada aynı zamanda.

Bir danışman, ordudan atılmış, Erdoğan bunu kendisine başdanışman olarak alıyor, devletin en hassas konuşulduğu yerde burada orada oturuyor. Bunun Türkiye Cumhuriyeti devletinin cumhurbaşkanlığı danışmanlığında ne işi var? Oraya gittik, Engin Bey zile bastı, biz buraya geldik bu SADAT'ın görevi nedir bilgilenmek istiyoruz. İki kişi geldi, haber verelim dediler gittiler bir daha da gelmediler. Bu kadar da korkak bir yapı. Bu yapı bir de kendisine ideolojik bir zırh tanımlamış. Bir devlet kuracak, o devletin içinde Türkiye de olacak. Herhalde bu bölümü sayın Bahçeli dinliyordur. Türkiye Cumhuriyeti devletini kaldıracak, başka bir devlet kuruyor, o devletin içinde de Türkiye olacak. Devletin adı Asrika. Asya-Afrika sentezi olacak. Başkan tarafından yönetilecek, başkenti İstanbul olacak, resmi dili de Arapça olacak.

Bahçeli ne diyor? Ben asıl onu merak ediyorum. Ben milliyetçiyim diyor, bunlara ne diyorsun o zaman? Onlara destek veriyorsun. Başdanışmanlık yaptığı dönem sen de oralardaydın. Kendini dilini reddeten Arapçayı resmi dili yapmayı isteyen bir anlayış Saray'da başdanışmanlık yapıyor.

Ben oraya niye gidiyorum? Bu ülkenin mücadelesini veriyorum ben, bayrağımın mücadelesini veriyorum. Yolunu kaybeden bir MHP var. Erdoğan'a sormak isterim. Bunlar senin yanında hizalandılar. Sana ne danışmanlığı verdiler. Bu devletin istihbaratı var. Sen bunların tamamını bir terafa atıyorsun, ordudan atılan bir adamı kendine başdanışman tayin ediyorsun, bunlar geliyor senin hizalanıyor. Bunlar sana hangi verdi, çık anlat.

Sen bunları ne için ve nerede kullandın? Bunlarla mı bizi korkutmaya çalışacaksın. Sen kim olursan ol, CHP'yi ve onun bireylerini asla korkutamazsın. Bu para için, mehtilik hikayeleri anlatan şirketin ve yapıların karşısında daha güçlü ve daha cesur bir şekilde karşılarında dimdik durmalıyız ve duruyoruz, o nedenle gittik kapısında.

Milletimiz özgürlüklerine yönelik bir tehditle karşı karşıyadır. Sadece bir kesimin değil, müteddeyin kesim de artık uyanmalıdır. Karşınıza kendi uydurdukları bir yapı vardır. Bu yapı, Anadolu'nun tertemiz İslam anlayışına tehdittir. Samimi müslümanlar bunun karşısında dimdik durmalıdır. Benzer bütün yapılara, birilerinin katipliğini yapan mektupçu mafyalşara, kendini derin devlet ilan etmiş müptezellere sesleniyorum; haddinizi bilin! Karşınızda Türkiye'nin dindarları, sofuları, sufileri, inançlıları ve inançsızları vardır. Hepsinden önemlisi sizin karşınızda duran ahlaklıları vardır, karşınızda Kuvayı Milliyecileri vardır, karşınızda CHP vardır. Bizler, mafyaya karşı, mafyanın artıklarına karşı, Saray'ın çömezlerine karşı, mafyadan medet uman siyasetçilerine karşı mücadele etmek zorundayız.

ATATÜRK HAVALİMANI AÇIKLAMASI

En çok rahatsız olanlar paralarını yurt dışına kaçıranlar. Tümüyle park yapılmasını önermişim. Atatürk Havalimanı'na yapılan ihanettir. Bu iş talimat aldım, mecbur kaldım diyebileceğiniz bir iş değildir. Bu işte bir damla mürekkebi olan herkes vatan hainidir. Müteahhite sesleniyorum, sana ise özel ilgi göstereceğiz. Sen de göreceksin, makineleri çek pistlere dokunma. Tıpkı Kanal İstanbul gibi, oraya biri girerse göreceği var. Asla buna izin vermeyeceğim. Atatürk Havalimanı'nın binaları ve pistleri korunuyor ve korunacaktır. Saray'ın ve o tüm algı operasyonlarının üstüne gideceğiz. Bu ülkenin gerçek vatanseverleri bizleriz. Yemin olsun yenileceksiniz."