İngiltere'de 19 yıldır üzerindeki sır perdesi aralanamayan dava, bir ailenin üzerine kara bulut gibi çöktü! 14 yaşında ortadan kaybolan genç kızla ilgili ortaya atılan 'öldürüp kebap yaptılar' iddiası ise erkek kardeşinin de sonu oldu.

HDP Diyarbakır il binası mühürlendi HDP Diyarbakır il binası mühürlendi
Charlene Downes 25 Mart 1989'da Blackpool'da Karen ve Robert Bob Downes'ın çocuğu olarak dünyaya geldi. Charlene anne-babası, küçük erkek kardeşi Robert ve iki ablası Emma ve Becki ile birlikte Buchanan Caddesi'nde yaşıyordu. Oldukça sıradan bir aile olan Downes ailesinin tüm hayatı bir günde değişti. 1 Kasım 2003 yılında İngiltere'nin Lancashire kentinde akılalmaz bir trajedi yaşandı. 19 yıl boyunca çözülemeyen olay aile fertlerinin hayatını derinden sarstı. Downes ailesi o günden sonra bir daha asla hayatına normal bir şekilde devam edemedi. 18 yıl sonra ikinci bir trajediyle karşı karşıya kalan Downes ailesi hâlâ gerçeğin ortaya çıkması için adalet arıyor.

'ATARİYE GİDİYORUM' DEYİP ÇIKTISıradan günlerden birinde 14 yaşındaki Charlene geç kalmayacağını söyleyerek atari salonuna gitmek için evden ayrıldı. Arkadaşıyla buluşan genç kız o gece eve dönmedi. Bunun üzerine ailesi endişelenip polise haber verdi. Polisler önce eve dönmemesini gençliğine bağladı ve aileye biraz beklemelerini söyledi. Ancak bu süre uzayınca polis hemen arama başlattı.

Kayıtlara göre Charlene arkadaşıyla birlikte Kuzey İskelesi'ndeydi. Saat 21.00 sularında da Talbot Yolu'ndaki bir barın önünde siyah ceketli bir kadınla görüldü. Bu, küçük Charlene'nin kameralara yansıdığı son an o andı. O günden bugüne dek 4 bin 800'den fazla tanığın ifadesi alındı ve 10 bin 500'den fazla soruşturma yapıldı. 100 bin sterlinlik ödül teklifine rağmen kimseden ses çıkmadı.

Charlene'nin ailesi ise olay daha çok tazeyken polislerin yeterli çabayı sarf etmediğini düşünüyor. Nitekim Charlene'nin ailesi olayın ilk günlerinde polisin medyayla temasa geçtiğini ve onlara bunun sadece basit bir evden kaçma vakası olduğu bilgisini verdiğini belirtiyor. Downes ailesine göre bu durum kayıp bir kişiyi bulmak için önemli sayılan kritik saatlerde yapılmaması gereken bir şeydi.

Olayın üzerinden tam 3 yıl geçtiğinde polisler, Downes ailesine kızlarının öldürüldüğüne inandıklarını söyledi. Ancak bunu söylerken önlerinde elle tutulur bir delil de yoktu.

'ÖLDÜRÜP KEBAP YAPTI' İDDİASI19 yıl boyunca küçük kızın başına ne gelmiş olabileceğiyle ilgili birçok teori ortaya atıldı, bunlardan en güçlü olanı ise kan donduran cinstendi. Charlene'nin kayboluşunun 5'inci senesinde işaretler restoran sahibi olan Iyad Albattikhi'yi gösterdi. İddialara göre ortağı Muhammed Reveshi ile birlikte küçük kızı ortadan kaldırmış olabilirlerdi. Blackpool'daki 'Funny Boyz' fast food restoranının sahibi olan 29 yaşındaki Iyad Albattikhi ve ortağı Mohammed Reveshi tutuklandı. Yine polis durumu iyi şekilde ele almadı. Tutuklamalar hakkında Charlene'in ailesini bilgilendirdiler ancak daha fazla ayrıntı paylaşmadılar.

İddialara göre Iyad Albattikhi küçük Charlene'i kaçırıp cinsel istismarda bulunmuş ve sonrasında da öldürmüştü. Ortağı ise ona küçük kızı ortadan kaldırma konusunda yardım etmişti. Hatta daha da korkuncu bu iki adam genç kızı parçalara ayırıp çalıştıkları restoranda servis edilen kebap etlerinin içine karıştırmış olabilirdi.

Ortaya atılan iddiayla ilgili ilk duruşma Mayıs 2007'de görüldü ve şok edici bir delil ortaya çıktı. İki adamın bir kızı öldürmekten, cesedini arabada tuttuktan sonra onu kesip satılan kebaplara koymaktan bahsettiği bir ses kaydı vardı! Bu ses kaydının ardından suçlanan iki ismin Blackpool bölgesinde faaliyet gösteren bir çetenin parçası olduğu tespit edildi. Paket servis elemanı olan bu adamlar genç kızlara cinsel birliktelik karşılığında ücretsiz yiyecek, alkol ve sigara veriyordu ve öne sürülenlere göre Charlene bu yolla sömürülen 60 kızdan biriydi.

Yine de savcılık tarafından sunulan tüm kanıtlara rağmen jüri bir karara varamadı. Lancashire Polis Teşkilatı'nın hataları nedeniyle Iyad Albattikhi ve Mohammed Reveshi serbest bırakıldı. Downes'in cesedini ortadan kaldırmakla suçlanan restoran sahibi ise Charlene'nin kayboluşuyla ilgili kamera karşısına geçtiği ilk röportajında 'küçük kızın ölüp ölmediğini' umursamadığını söyledi.

ÇALIŞMALAR HÂLÂ DEVAM EDİYORCharlene Downes'in ailesi yıllar süren araştırmalar sonucunda kızlarının bulunamamasının ihmalden kaynaklandığını söyleyerek, konuyla ilgili polislere dava açacaklarını iletti. Bunun ardından yetkililer Charlene'in kaybolduğu gün kız kardeşi Rebecca ile yürürkenki sokak kamerası görüntülerini yayınladı. Polis gözlemcisi IPCC, davayı Kasım 2017'de Lancashire Polisi'ne havale etti. Lancashire Polisi, Charlene'nin kaybolmasının 13'üncü yıl dönümünde nerede olduğu hakkında bilgi almak için başvurularını yeniledi.

Dedektif Başkomiser Andy Webster, "Charlene'in ortadan kaybolmasının üzerinden 13 yıl geçti ama biz onun katilini veya katillerini bulmak için her zamanki gibi kararlıyız. Umarım kaybolduğu günkü bu fotoğraflar birinin hatırlamasına yardımcı olur. Bilgisi olan herkesi gelip bizimle konuşmaya davet ediyorum. Charlene'e ne olduğunu bilen ama henüz polisle konuşmaya gelmeyen kişiler olduğuna inanıyorum" açıklamasını yaptı.

DOWNES AİLESİNE İKİNCİ ŞOK!Aile, kızlarıyla ilgili bir sonuç beklerken bu sefer de kendilerini bambaşka bir trajedinin içinde buldu. Ablasının hiçbir iz bırakmadan ortadan kaybolmasının şokunu atlatamayan Downes ailesinin oğulları, 30 yaşındaki Robert Downes'ın cansız bedeni 2021 yılının aralık ayında yatak odasında bulundu. Hem kızını hem de oğlunu kaybeden Karen Downes, oğluyla ilgili şu cümleleri paylaştı: “Harika bir insandı, en iyi insanlardan biriydi ama yanlış anlaşılan bir insandı. Charlene'den sonra eskisi gibi olmadı, çok fazla travma yaşadık. Bizim hiçbir zaman adalet sağlanamadı."

Robert Downes'ın ölümüyle ilgili 5 Temmuz 2022'de yapılan soruşturmada Robert'ın öldüğü sabah babasıyla birlikte yola çıktığı, sonrasında babasıyla ayrıldığı ve o gece geç saatlere kadar dışarıda olduğu bilgisi verildi. Robert Downes'ın otopsisini yapan Dr. Alison Armour ise kanında yüksek oranda uyuşturucu madde olduğunu ve muhtemelen bunun 'aşırı doz kaynaklı bir intihar olduğu' yorumunu yaptı. (Betül Yasemin Keskin/Milliyet)