Kaya, CHP Bahçelievler İlçe Başkanlığı'nda yaptığı konuşmada, Parti Okulu İlçe Yönetici Eğitimi kapsamında İstanbul'da bulunduklarını ifade etti. Eğitimleri yalnızca bilgi aktarmak için değil, halkın sorunlarını çözen, cumhuriyet değerlerine sahip çıkan ve CHP’yi iktidara taşıyacak kadroların yetiştirilmesi üzerine kurguladıklarını belirten Kaya, bugünkü eğitimi 10 Ekim Gar Katliamı’na yaşamını yitirenlere ve CHP’li eski İçişleri Bakanı Hasan Fehmi Güneş’in anısına ithaf ettikleri bildirdi.

İktidarın belediyelere yönelik operasyonlarına değinen Kaya, halkın sandıkta verdiği yetkiyi iktidarın masa başında yok ettiğini söyledi. Tutuklanarak görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık’ın sağlık sorunlarına dikkati çeken Kaya, bu durumun kabul edilemeyeceğini vurguladı.

"BELEDİYE BAŞKANLARINI CEZAEVİNDE TUTARAK İSTANBUL'U KAZANAMAZSINIZ"

Ekrem İmamoğlu’nun tutukuluğunun da devam ettiğini belirten Kaya, İmamoğlu'nun 3 kez sandıkta koyduğu iradenin yargısal süreçlerle etkisiz hale getirildiğinin altını çizdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın "İstanbul’u kaybeden Türkiye’yi kaybeder" sözlerini hatırlatan Kaya, "İstanbul’u kaybettin, Türkiye’yi kaybettiğini de kabul etmek zorundasın. Buradan kendisine sesleniyorum; Sayın Erdoğan, İstanbul’u 3 kez kaybettiniz, Büyükşehir Belediye Başkanı ve ilçe belediye başkanlarını cezaevinde tutarak İstanbul’u kazanamazsınız. Kaybettiniz. Bu düzen değişecek, halkın iktidarı mutlaka kurulacak. Bu tablo yalnızca belediye başkanlarını değil, doğrudan halkın seçme seçilme iradesine müdahaledir" diye konuştu.

"SANDIKTA KAZANDIKLARIMIZI MASA BAŞINDA SİZE TESLİM ETMEYECEĞİZ"

İstanbul’da sandık sandık mücadele ettiklerini dile getiren Kaya, bir tek oyun bile heba edilmemesi için seçim kurullarının kapısında beklediklerini ve seçim torbalarının üzerinde yattıklarını vurguladı. Sandıkta kazanılamayanın masa başında da kazanılamayacağını vurgulayan Kaya, şöyle devam etti:

"Biz İsmet İnönü’nün geleneğinden geliyoruz, Mustafa Kemal Atatürk’ün mirasını taşıyoruz. Savaş meydanlarında kazandığımızı masa başında nasıl kaybetmediysek, sandıkta kazandıklarımızı da masa başında size teslim etmeyeceğiz. Suç isnadı varsa bağımsız ve tarafsız yargı gereğini yapar ancak tutukluluk cezalandırma aracına, siyasi mücadele yöntemine dönüştürülemez. Halkın iradesine, demokrasi ve hukukun üstünlüğüne sahip çıkmaya mutlaka devam edeceğiz."

BAKAN TEKİN’E SORDU

Okularda artan şiddet olaylarına değinen Kaya, İstanbul’da çocukların geleceğinin ciddi tehdit altında olduğunu söyledi. Başakşehir’deki bir okulda gerçekleşen olayı hatırlatan Kaya, şöyle konuştu:

“Bu olay yalnızca iki çocuğun yaşadığı trajedi değildir. Çocuklarımızı koruyacak önleyici mekanizmaların yetersizliğini de sorgulamamız gerekmiyor mu? Bugün okullarımızda akran zorbalığı, şiddet, uyuşturucu madde bağımlılığı, sanal kumar var. Her birimizin çocuğu bu riskler altında. Milli Eğitim Bakanı’na buradan soruyorum: Okullarda yeterli sayıda rehber öğretmen ve psikolojik danışman, psikolog, sosyal hizmet uzmanı, hemşire var mı? Şiddet riski taşıyan okuldan uzaklaştırılan çocukları kim takip ediyor? Biz bu nedenle risk düzeyi yüksek okullarda psikolojik danışman, psikolog ve sosyal hizmet uzmanlarından oluşan sürekli Okul Destek Birimleri, diğer okullarda ise Gezici Uzman Ekipleri’nin kurulmasını öneriyoruz.”

"OKULLARDA SINIFLAR 40-50 KİŞİDEN AZSA SİYASETİ BIRAKACAĞIM"

Okullardaki malzeme eksikliğine dikkati çeken Kaya, ekonomik yetersizlikten dolayı öğrencilerin beslenme çantalarını dolduramadığını söyledi. Kaya, şunları söyledi:

"Faize, ayrıcalıklı şirketlere, vergi istisnalarına kıyak yapılırken çocukların beslenmesine ‘kaynak yok’ denilemez. Bir tas çorbayı çocuklarından esirgeyen bir anlayış, sosyal devletten devletten söz edemez. Önce çocuklarımızın karnını doyuracağız, sonra eğitimde başarı hikayesi anlatacağız. 'Kalabalık sınıflar yok' diyor Yusuf Tekin. Gelsin İstanbul 3. bölgeyi gezelim. Esenyurt’ta hangi okula istiyorsa gidelim. Eğer o okullarda sınıflar 40-50 kişiden azsa, 70-80 kişilik sınıflar mevcut değilse ben siyaseti bırakacağım. Yusuf Tekin sen 50 kişilik sınıflar gördüğünde bakanlığı bırakacak mısın? Bırakamazsın. Sen sekretersin, bakan değilsin. Saraydan talimat gelmezse istifa bile edemezsin. Bu sınıf mevcutları çözülmeden, öğretmen ihtiyaçları karşılanmadan, kölelik ücreti ile çalıştırılan ücretli öğretmenlerle eğitimde niteliği sağlayamazsın. Laik, bilimsel, kamusal eğitimi hayat geçiremezsin, okulda şiddeti önleyemezsin. X-ray cihazından geçirerek veya çocuğun çantasını arayarak sorunu çözemezsin."

"PARALARI İADE EDEREK BU SUÇTAN KURTULAMAZSINIZ"

Konuşmasında fon krizine de değinen CHP Genel Başkan Yardımcısı Kaya, bürokratlar ve siyasetçilerin "devleti beraber soyduklarını" savunarak, "Paraları iade ederek bu suçtan kurtulamazsınız. Siz, bu halkın tüyü bitmemiş yetimlerin alın terini çaldınız, soydunuz. Bunun iade edilmesi suçu örtmez" diye konuştu. Kaya, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun 4 maddelik çözüm önerisini yineleyerek, "Bu mesele birkaç kişinin yargılanmasıyla kapatılamaz. Varsa örgütlü vurgun düzeni, bütünüyle ortaya çıkarılmalı, sorumlular hakkında örgütlü suç kapsamında yargılama yapılmalıdır" ifadelerini kullandı.

Riyad Kral Halid Uluslararası Havalimanı'na saldırı! 12 ölü
Riyad Kral Halid Uluslararası Havalimanı'na saldırı! 12 ölü
İçeriği Görüntüle

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın AK Parti’ye geçmesine ilişkin Kaya, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Özgür Özel’e 38. Olağan Kurultay sonrasında, görevini devrederken, Cemil Tugay’ın "5’li çete" ile iş yaptığını ve belediye başkanı adayı olmaması gerektiğini söylediğini iddia ederek, "O dönem Özgür Özel, Cemil Tugay’a gidip, 'Kemal Kılıçdaroğlu seni aday yapmamamı söyledi ama ben ona inat seni aday yapıyorum’ dedi. Daha sonra Özgür Özel Cemil Tugay’ı ilan ederken, 'Sütte leke var, Cemil Tugay’da leke yok' diye açıkladı. Daha sonra Özgür Özel, bu söylemini inkar etti. Söylediği o sözler bugün gün gibi ortada duruyor Cemil Tugay bugün AKP’ye gitmişse onu aday yapanlar sorumludur. Bunun hesabını vermek zorundasınız" dedi.