• BIST 108.434
  • Altın 151,227
  • Dolar 3,6580
  • Euro 4,3278

    Kadın cinayetleri nasıl önlenir?

    18.07.2011 07:41
    Daha önce 11 defa savcılığa şikâyette bulunarak koruma talep eden Tuğba Özbek ve oğlunun, eşi tarafından çıkarılan yangında ölmesi infiale yol açtı.
    Kadın cinayetleri nasıl önlenir?
    Kadın cinayetleri nasıl önlenir? Kadın cinayetleri nasıl önlenir? Kadın cinayetleri nasıl önlenir?

     

           
     
     
    Olayın bir de hukuki boyutu var. Ailenin korunması oldukça kapsamlı bir konu olmasına rağmen, 1998'de çıkan Ailenin Korunması Kanunu öz itibarıyla sadece iki maddeden oluşuyor. 
     
    Polis Akademisi Öğretim Üyesi, Ceza Hukukçusu Prof. Dr. Vahit Bıçak, bu durumu, "Böyle geniş bir hususun iki maddeye sıkıştırılmasının rasyonel bir açıklamasını bulmak mümkün gözükmüyor. 
     
    Bu kanunun uygulanmasına ilişkin yönetmelik de 2008'de çıktı ancak yönetmelik, kamuoyu tarafından fark edilmiş değil. Parlamentoların yasa çıkarması yeterli olmayıp, şiddet bu noktalara gelmeden önce yasal çareler konusunda toplumun bilgilendirilmesi gerekiyor.
     
    Yaptığımız çalışmalarda şiddete maruz kalan kişilerin kolay kolay şikâyet etmediğini gördük. Çünkü etseler daha fazla şiddete maruz kalma ihtimalleri söz konusu. 
     
    Bazı hâkimler bu kanunun doğuda ölü doğduğunu, Türk toplum yapısına uymadığını söylüyor." şeklinde değerlendiriyor. Bıçak, kanunda 'aile içi şiddet' kavramının bile tanımlanmamış olduğunu belirtiyor.
     
    Turgut Özal Üniversitesi Öğretim Üyesi, Ceza Hukukçusu Prof. Dr. Ali Şafak ise aile değerlerinin zihinlere yerleşmesi için psikolojik ve hukuki süreçlerin bir arada yürütülmesi gerektiği düşüncesini taşıyor. "Şiddet gösteren eşe hapis cezası verildiğinde bu kez mağdur eş ve çocuklar bir kat daha mağdur olur." diyen Şafak, "Kadına yönelik şiddet açısından da, uyuşturucu kullananlar için öngörülen denetimli serbestlik sisteminde olduğu gibi; kitap okuma cezası, meslek kursu tamamlama cezası gibi aileyi yok etmeyen, aksine bireyleri ıslah eden tedbirler uygulanmalı." teklifinde bulunuyor.
     
    Dünyada 120 bin kişi elektronik kelepçe ile izleniyor
     
    Amerika ve Avrupa başta olmak üzere, dünyanın birçok ülkesinde suçluların takibinde 'elektronik kelepçe' sistemi kullanılıyor. Sistemle yaklaşık 120 bin kişi izleniyor. El veya ayak bileğine takılan kelepçe, zanlının mağdura yaklaşması durumunda sinyal veriyor. Bileklikteki özel sistem, bu aşamada devreye girerek zanlının yaklaşmasına engel oluyor. Mesafe aşıldığında ise güvenlik güçleri devreye giriyor. Başlarda Meksika ve Florida'da uygulanan bu sistem, İngiltere'den sonra Avrupa'da yayıldı. Bugün, çoğunlukla İsveç ve Hollanda'da kullanılıyor. İspanya, Belçika, Almanya ve Fransa da kadına yönelik şiddet olaylarında bu sistemden yararlanıyor. Son olarak Kanada, Avustralya ile Singapur da elektronik kelepçe uygulamasına geçme çalışmalarını başlattı.
     
    Dövülen kadına yardım ederken canından oluyordu
    İzmir'in Bayraklı ilçesindeki bir parkta iki erkek tarafından dövülen bir kadına yardım etmek isteyen Uğur Yalçın (24), 5 kişinin saldırısına uğrayarak bıçaklandı. Saldırganlar, dövdükleri bayanı da yanlarına alarak olay yerinden kaçtı.
     
    Yaralanan Uğur Yalçın'ın tezgahını kurmak için erken saatlerde Yeni Girne Pazar Yeri'ne geldiği, yakındaki parktan bir kadının çığlık sesini duyunca olaya müdahale ettiği öğrenildi. Parkta bir kadının iki erkek tarafından dövüldüğünü fark eden Uğur Yalçın olayı yatıştırmak isterken tartışmaya ortak oldu. 
     
    Bu sırada yoldan gelen 3 kişi daha Yalçın'ın üzerine yürüdü. Beş kişinin saldırısına uğrayan Yalçın sol baldırından yaralandı. Yaralı halde pazar yerine kadar giden Yalçın'ın pazarcı arkadaşları durumu polis ekiplerine haber verdi. Yalçın, ambulansla Karşıyaka Devlet Hastanesi'ne kaldırılırken polis, eşkallerini belirlediği 5 saldırgan dayak yiyen kadınla ilgili araştırmalara başladı.
     
    Eşini öldüren zanlı akıl hastanesinde bulundu
     
    Kocaeli'nin Kartepe ilçesinde, otomobilinden indirdiği eşini 4 el ateş ederek öldüren zanlı Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'nde yakalandı. Emniyette ifadesi alınan zanlı, adliyeye sevk edildi.
     
    Kocaeli'nin Kartepe ilçesinde İ.B.'nin tabancayla vurulup öldürülmesi olayıyla ilgili emniyet güçleri bir süredir soruşturma yürütüyordu. Kadının, eski eşi K.A. tarafından öldürülmüş olabileceği ihtimali üzerinde duran Kocaeli ve İstanbul emniyeti ortaklaşa operasyon başlattı. Güvenlik güçleri, İstanbul'daki birçok adrese operasyon düzenledi. Ekipler, zanlının daha önce şizofreni tedavisi gördüğü Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'nde olabileceği ihtimalini değerlendirerek söz konusu hastaneye gitti. Hastanede tedavi gördüğü belirlenen zanlı, gözaltına alındı. Emniyette sorgusu yapılan K.A., şokta olduğunu söyledi. Zanlı, işlemlerinin ardından Kocaeli Adliyesi'ne sevk edildi. Zanlı K.A.'nın, İstanbul'daki bir lisede fizik öğretmeni olarak çalıştığı ve psikolojik sorunları bulunduğu gerekçesiyle malulen emekliye ayrıldığı bildirildi. K.A.'nın, cinayette kullandığı öne sürülen tabanca ise İstanbul'da ablasının evinde bulundu.
     
    Ankara 11. Aile Mahkemesi, evli bir kadının, yalnızca bekarlık soyadını kullanmak için açtığı davayı kabul etti.
     
    Karadeniz Teknik Üniversitesi Sürmene Deniz Bilimleri Fakültesi Deniz Ulaştırma İşletme Mühendisliği bölümünde araştırma görevlisi olarak çalışan Hatice Yılmaz Yüksekyıldız, 13 Ocak 2011'de, evlilik soyadının iptaline ve yalnızca bekarlık soyadını kullanmasına karar verilmesi talebiyle avukatı Alev Yıldız aracılığıyla dava açtı. 
     
    Davacı, aynı zamanda uluslararası gemilerde 3. kaptan olarak çalıştığını, birçok ülkeye "Yılmaz" soyadıyla girdiğini ve mesleğinde bu soyadıyla tanındığını belirtti. Evlilik sonrası aldığı yeni soyadı nedeniyle mesleğinde bazı sorunlarla karşılaştığını anlattı. 
     
    Hatice Yılmaz Yüksekyıldız, kendi soyadını kullanma hakkının kişiye sıkı sıkıya bağlı, devredilemez hak olduğuna dikkat çekti. Eşinin soyadını kullanma zorunluluğu getiren Türk Medeni Kanunu'nun 187. maddesinin de Türkiye'nin onayladığı uluslararası sözleşmelere aykırı olduğunu iddia etti. 
     
    Ercan Yüksekyıldız da eşinin kişilik haklarının korunmasına yönelik olarak, kendi soyadını kullanma isteğini kabul ettiğini dava sürecinde mahkemeye bildirdi. Hakim Mustafa Karadağ da Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne (AİHS) dayanarak Hatice Yılmaz'ın, yalnızca bekarlık soyadını kullanma talebini uygun buldu. AİHM'nin benzer talepli davaları kabul ettiği hatırlatılan kararda, sonuç olarak Hatice Yılmaz'ın, mesleki bakımdan tanınırlığı nedeniyle evlendikten sonra da önceki soyadını kullanmakta hukuki yararı olduğu vurgulandı.
     
    zaman
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • Stresi, yiyerek atlatamazsınız!05 Ekim 2012 Cuma 09:39
  • Kafeinli kahvenin bir zararı daha04 Ekim 2012 Perşembe 13:33
  • Erkeklerin kurtarıcısı 5 yalan03 Ekim 2012 Çarşamba 21:03
  • Erciyese kar yağdı03 Ekim 2012 Çarşamba 11:03
  • Sevgi zinciri bir yuvayı dağıttı03 Ekim 2012 Çarşamba 07:29
  • Türkiyede aşkın ömrü bakın ne kadar çıktı?02 Ekim 2012 Salı 16:22
  • El arabalı trafik eğitimi02 Ekim 2012 Salı 16:21
  • Zayıflama ilaçlarına ceza yağdı02 Ekim 2012 Salı 13:28
  • Yolcu otobüsü TIRa çarptı02 Ekim 2012 Salı 12:20
  • Böylesi görülmedi! +1302 Ekim 2012 Salı 09:18
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim