Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Destici’ye başsağlığı Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Destici’ye başsağlığı
Ne yediğiniz değil, nasıl yediğinizin de uzun süre tokluk hissinizi korumanıza yardımcı olduğunu biliyor muydunuz? Yemek yerken salınan bazı hormonlar, tokluk hissinizin artmasını sağlıyor. Bu da tek br öğünde çok fazla kalori almanıza engel oluyor. Tabii ki bir şartla: HIZLI YEMEYEREK!

Günlük hayatın hızlı temposunun, büyük şehirlerde birçok insanın öğünlerini atlamasına, düzenli ve sağlık beslenememesine yol açtığını belirten Besleme ve Diyet Uzmanı Hande Güngör, "Bu sebeple de çabuk ulaşılan, yağlı, yüksek kalorili ve doyurmak bir yana, daha çabuk acıktıran besinler tercih ediliyor. Oysa bazı yiyecekler var ki, yenildikten sonra uzun süre midede tokluk hissi oluşturuyor. Yüksek kalorili besin tüketmeye bile gerek kalmıyor." diyor.

Dyt. Güngör, yavaş yemek yemenin de dengeli leptin salınımını destekleyeceği için iştahı kontrol etmeyi sağladığına dikkat çekiyor. Peki hangi besinlere yönelmek gerekiyor? Dyt. Güngör, her öğünde protein içeren besinler bulundurulması gerektiğini belirtiyor.

Öğün saatlerinin planlanmasının da önemli olduğunu belirten Dyt. Güngör, "Tüm besin öğelerini içeren dengeli ve düzenli bir beslenme planı uygulanmalı. Sık sık atıştırma alışkanlığı ve tıkınırcasına yeme davranışlarından uzak durulmalı. Yemek yeme sürenizi uzatarak, daha yavaş yeme davranışı edinilmeli. Yavaş yemek yemek dengeli leptin salınımını destekleyerek iştahı kontrol etmenizi sağlar. Bunun için yeme sürenizi etkileyen faktörleri fark edip, değiştirmeyi ya da iyileştirmeyi hedefleyin" dedi.

Peki iştahımızı kontrol edememenin tek nedeni hızlı yemek mi? Tabii ki hayır. Kimi zaman günlük hayattaki basit hatalar, gereğinden daha fazla kalori almamıza neden olabiliyor. Bunun başında yetersiz su tüketimi geliyor.

SUSUZLUKLA AÇLIĞI KARIŞTIRMAYIN

Vücudunuz susuz kaldığında da acıktığında da beynin aynı bölümüne uyarı gittiğini biliyor muydunuz? Çoğu zaman aniden gelen bir şeyler yeme isteği kimi zaman aslında yetersiz sıvı alımından, aslında susamamızdan kaynaklanıyor olabilir. Çünkü gerçekten susama hissi, kimilerinde vücut ancak kritik düzeyde susuz kaldığında gelebiliyor. Bir şeyler atıştırdığımızda ise, besinlerin içinde de su olduğundan, geçici olarak "yalancı bir" tokluk hissi yaşıyoruz. Asıl ihtiyacımız su içmek iken, bunu bir şeyler atıştırarak bastırıyoruz.

Susuzluğu bastıran diğer şeylerin başında ise çay ve kahve geliyor. Ancak şunu unutmayın; çay ve kahve gibi kafein içerikli içecekler vücudun ihtiyacı olan sıvıyı tam olarak karşılamaz. Sürekli çay ve kahve tüketmek su tüketme gereksinimini görünürde azaltır, evet ancak metabolizmanızın hızlı çalışması için ve sindirim sisteminin düzenli çalışması için olması gereken su içmektir. 

Bir diğer konu ise meyve suyu tüketimi. Taze meyve suları vücuda yararlıdır ancak bu hazır meyve suları için geçerli değil. Çünkü piyasadaki hazır meyve sularının büyük kısmında katkı maddesi bulunur. Ayrıca bu meyve suları bol miktarda şeker içerir. Yüksek kalorili bu meyve sularındaki şeker de kan şekerinizin aniden yükselmesine ve dolayısıyla yine aynı hızda  düşmesine yol açar. Bu da sizi kısa sürede acıktırır. Bu nedenle günlük sıvı ihtiyacınızı sudan almanız daha doğrudur. 

Bunun için

TOK TUTUCU ÖZELLİĞİ OLAN BESİNLER

Diyet yaparken sağlıklı kilo verebilmek için dengeli ve yeterli beslenmek gerekir. Zayıflamak için diyet yaparken bazen ani açlık krizleriyle baş etmek zorunda kalabilirsiniz. Ancak diyet listenize ekleyebileceğiniz tok tutucu özelliği olan besinlerle daha geç sürede acıkmanız mümkün olabilir.