İsrail Savunma Bakanı Israel Katz, Batı Şeria'daki İsrailli yerleşimlere ilişkin bazı yetkilerin ordudan polise devredilmesi için plan hazırlanması talimatı verdi. Katz, İsrail ordusunun temel görevinin Filistinlilerle mücadele olduğunu savunarak, askerlerin yerleşimcilerle ilgilenmemesi gerektiğini söyledi.
Filistin Devlet Başkan Yardımcısı Hüseyin eş-Şeyh, karara tepki göstererek, İsrail'in işgal altındaki Filistin topraklarının hiçbir bölümü üzerinde egemenliği bulunmadığını belirtti. Eş-Şeyh, yetkilerin İsrail polisine devredilmesinin İsrail egemenliğini Batı Şeria'ya yaymayı ve "ilhakı pekiştirmeyi" amaçladığını söyledi ve uluslararası topluma müdahale çağrısında bulundu.
B BÖLGESİNDEKİ KUSRA’DA ABLUKA BİR HAFTADIR SÜRÜYOR
Planın ilhak tartışmalarına yol açmasının nedeni, Batı Şeria'daki İsrail yerleşimlerinin, İsrail'in kendi topraklarındaki yerleşimler gibi yönetilmesinin önü daha da açacak olması. Katz'ın açıklaması, Batı Şeria'nın kuzeyinde Nablus yakınlarındaki B Bölgesi'nde bulunan Kusra beldesinde İsrailli yerleşimcilerin üç Filistinli ailenin yaşadığı evlere yönelik yaklaşık bir haftadır süren ablukasının uluslararası tepkiye yol açtığı sırada geldi.
İsrail ordusu yerleşimcilerin evlerin yakınında kurduğu çadırı kaldırdığını ve bölgede yaşayan Filistinlileri koruduğunu savundu. Ancak Filistinli, İsrailli ve yabancı aktivistlerin ailelere yiyecek ve su ulaştırma girişimleri de askerlerin getirdiği kısıtlamalarla karşılaştı.
Kusra'daki gelişmeler, İsrail'in en yakın müttefiki ABD'den de alışılmadık ölçüde sert tepki gördü. ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee, Filistinlilerin evlerini abluka altına alan yerleşimcileri "İsrailli teröristler" olarak nitelendirdi. İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu ise şu ana kadar konuya ilişkin kamuoyuna açık bir kınama yayımlamadı.
B Bölgesi, Oslo Anlaşmaları uyarınca Filistin Yönetimi'nin sivil idaresinde bulunurken İsrail yalnızca güvenlik kontrolünü sürdürüyor. Körfez medyasına konuşan uzmanlar Katz'ın son kararını bölgenin İsrail'in sivil ve idari sistemine dahil edilmesi yönündeki bu sürecin devamı olarak değerlendiriyor.




