Hidayet Sayın kimler biliyor diye sorsam, eminim herkes tanıdığını söyler.

Kimi “bilmem mi çok sevilen bir doktordu…” der

Kimisi “bizim mahallede oturuyordu” der.

Kimisi “babamla arkadaşlarmış, babam ondan bahsederdi…” der bilgiç bilgiç.

Kimisi de “tiyatro ile ilgisi olduğunu duymuştum”

“Tiyatro sahnesine adı verilmiş ti demi!” diyebilir.

hidayet-sayin1.jpg

Hidayet Sayın, Türk Tiyatrosunda çok önemli bir köşe taşı olduğunu bilir misiniz?

Türk Tiyatrosunda Mart 2017 itibariyle 94 eserle en üretken yazar olduğunu, Üniversitelerde, Edebiyat Fakültelerinde hakkında bilimsel incelemeler yapıldığını biliyor muydunuz?

25.Mart.2017 tarihinde Efeler Belediye Kent Konseyi tarafından muhteşem bir organizasyon gerçekleştirildi. Önce saat 16:00 da “Türk Tiyatrosunda Aydın Bir Yazar, HİDAYET SAYIN” konulu bir panel gerçekleştirildi. Panelde Dr. Hidayet Sayın, Prof.Dr.Halil Buttanrı, Prof.Dr.Müzeyyen Buttanrı konuşmacı olarak katıldı. Sayın Tuncay Erdemirin moderatörlüğünde çok verimli, ilginç, Aydın için gurur verici bir paneldi.

hidayet-sayin2.jpg

Edebiyatla ve tiyatroyla ilgilenen bir insan olarak, öğrendiklerim beni gerçekten çok etkiledi. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Bölümü öğretim üyesi Prof.Dr.Müzeyyen Buttanrı, Hidayet Sayın ve 94 eserini incelediği üç ciltlik çok önemli bir çalışma gerçekleştiren bir akademisyen olması nedeniyle, anlattıkları çok ilginçti ve beni gerçekten sarstı.

Toplantıda Hidayet Sayın’ın kendini anlattığı bölümler bir sanatçının nasıl yetiştiğini, Aydından çıkıp Türkiye’de ses getirmenin, tiyatro tarihin geçmenin anlamını çok güzel ifade etti.

 

Hidayet Sayın’ın edebi kişiliğini ifade edebilme adına, bilimsel çalışmalara geçen görüşlerini sizlerle paylaşmaya çalışacağım;

Hidayet Sayın’a göre iyi bir tiyatro yazarı olmanın yolu, tiyatronun içerdiği öğeleri iyi bilmekten geçer. Yazar bir oyunun başarıya ulaşmasında mesaj, önerme çatışma, kişileştirme gibi ayrıntıların temaya hizmet etmek zorunluluğuna dikkat çekmektedir.

 

Hidayet Sayın, oyun yazarlığındaki başarısını yazmaktan hiç vazgeçmemesine bağlamaktadır.

 

Hidayet Sayın, oyunlarını yazarken bu tekniğin tamamen oyunlarına yansıması için bir oyunu en a z dört kez kaleme almaktadır [1].

 

Hidayet Sayın, oyunlarına ilişkin konu seçiminde oldukça zorlandığını dile getirir. “Yazdığı eser için malzeme sıkıntısı çekmediğini söyleyen yazar gereksiz bir övünmeden başka bir şey yapmıyordur. Çünkü malzeme seçimi gerçekten bir oyun

yazarının zorluk duyduğu en büyük şeylerden biridir” [2]der.

Yaşadığı topluma, o toplumun eksikliklerine ve insanlara karşı kayıtsız kalamayan Hidayet Sayın, bazen de bir oyun yazmadan önce konunun yazarı yakaladığı üzerinde durur. Yazarın malzemeyi ele alışında hem onu yazmaya dair bilgi birikimi hem de yaşama dair deneyimleri devreye girer. Yazarın toplum tarafından benimsenene, toplumun yaşam biçimine olan tepkisi, duyarlılığı onun sanatına, dolayısıyla da yapıtına yansır.

 

Hidayet Sayın, oyunlarını kaleme alırken sadece toplumda var olan gerçekleri eleştirmekle kalmayıp toplumun ya da bireyin felakete sürüklenmesinden kendisini de sorumlu tutar. Tiyatronun, insan üzerinde bıraktığı güçlü etkiyi buna hizmet etmek için kullanır. Bu ilişkiyi sürdürebilmek için elindeki malzemeyle nasıl çalışacağını iyi bilen bir yazardır [3].

 

Karakteri ele alış biçimine göre, onları değişebilen dönüşebilen çizgide tutmaya özen gösterir. Eğer bir karakter, Pembe Kadın’da olduğu gibi, oyunun başından sonuna kadar, yönelişinde bir değişiklik göstermiyorsa o zaman oyunda o karakter, değişmez gerçekliği ile olay dizisinde köklü bir değişikliğe neden olmuş demektir.

 

Hidayet Sayın, bir karakteri sahneye taşırken, yaşamda yakından gözlemleme şansını bulduğu insanlardan yola çıkmaktadır. Ona göre insan, doğası gereği, ne tam kötü ne de tam iyidir. Tiyatronun da yakından takip ettiği bu yaşamsal gerçek, yazarın yarattığı karakterlere yansımaktadır.

 

Hidayet Sayın’ın doktor kimliği de oyunlarına yansımaktadır. Onun yazdığı oyunlarda yaşam ile ölüm, sağlık ile hastalık yaşam gerçeğinin merkezindeki karşıtlıklara paralel olarak yansımaktadır. Şöyle ki, oyunlarında mutlaka karakterlerden en az birine eklediği hastalıkla oyun kişisini şekillendirmektedir. Bu durumu oyunlarıyla örneklemek gerekirse, Topuzlu’nun romatizması, Pembe Kadın’ın parmaklarının kırılması, Dürdane’nin ölen kocasının hasta olması, Uzak Dünyalar’da Orhan’ın iktidarsızlığı, Fiyasko’da Halit’in felç olması sayılabilir.

 

Hidayet Sayın’ın oyun yazarlığına ilişkin tematik bağlamda da saptamalar yapılabilir. Yazar neredeyse bütün oyunlarında ölüm temasını yan tema olarak kullanmıştır.

 

Hidayet Sayın, eğitici ve geliştirici olan eleştiriden yanadır. Eleştirinin Türk Tiyatrosu’nun gelişimindeki yerini de gözlemleme şansına sahip olan Sayın, yazdığı oyunlarla ilgili hiçbir eleştiriye olumsuz yaklaşmamaktadır.

 

Hidayet Sayın kendi toplumunun insanını iyi tanımanın, başarılı bir yazar olma önünde atılacak ilk adım olduğunu kabul eder [4]. Toplum ekonomik ve kültürel değişimle sıkı sıkıya ilişki içindedir. Toplumun en küçük birimi olan insan, bu değişimler karşısında tepkiler ve savunma mekanizmaları geliştirir. Bu yaşama dair olan gerçek, merkezine insanı alan tiyatroda çatışmayı sağlamada ve neden sonuç ilişkisini kurmada etkisini gösterir.

 

Hidayet Sayın için yazarlık, yaşamın temize çekildiği yeni ve özgür bir alandır. Bu özgürlük, yazarın sahneyi kullanma yeteneği ile orantılıdır. Hidayet Sayın’a göre bir tiyatro yazarının üstüne düşen en önemli görev, çağının insanına karşı sorumluğunu yerine getirmesidir. Bunu yaparken yazar, çağının tüm olanaklarını ve seyircisinin algılama kapasitesini göz önünde bulundurmalıdır.

 

Panelden sonra Hidayet Sayın kitaplarını imzaladı.

 

hidayet-sayin3.jpg

 

 

Akşam saat 21:00 de Efeler Belediyesi Tiyatro Topluluğu, Hidayet Sayın’ın Topuzlu isimli oyununu sergiledi.

 

hidayet-sayin4.jpg

 

 

Başta Aydın Efeler Belediye başkanı Mesut Özakcan’a, Kent Konseyi Başkanı Dr. Tuncay Erdemir’e, katkılarından dolayı Yalçın Dinçer’e ve emeği geçen herkese yürekten teşekkür ediyorum.

 

Bu panelden çıkan sonuç; Aydından yetişen, Türk Tiyatro tarihine geçen Dr. Hidayet Sayın’ın bilimsel olarak değerlendirileceği, ulusal düzeyde bir sempozyum yapılması gerekmektedir. Bu konuda Adnan Menderes Üniversitesi’ne görev düşmektedir. Fakat, Adnan Menderes Üniversitesi yönetiminin böyle bir sempozyumu gerçekleştirmeye çalışacağını ummuyorum.  Ama Aydın Büyükşehir Belediyesi ve Efeler Belediyesi böyle bir sempozyumu gerçekleştirebilir.

 

 

 

 

 

 

 

 

[1] Ahu BEZİRCİLİĞOLU, Yaşamı ve Oyunlarıyla Hiayet Sayın, Yüksek Lisans Tezi, 2006, İzmir.

[2] Özdemir NUTKU, Oyun Yazarı, İzlem Yayınları, 1965,s.28.

[3] Ahu BEZİRCİLİĞOLU, Yaşamı ve Oyunlarıyla Hiayet Sayın, Yüksek Lisans Tezi, sf.8, 2006, İzmir.

 

[4] Ahu BEZİRCİLİĞOLU, Yaşamı ve Oyunlarıyla Hiayet Sayın, Yüksek Lisans Tezi, sf.12, 2006, İzmir.

 

 

Aydınpost ANDROID'de TIKLA İNDİR!   Aydınpost APPSTORE'da TIKLA