banner218

Selcen Çökdü: Dijitalleşen sağlık sektöründe itibar yönetimi de değişiyor

Selcen Çökdü: Dijitalleşen sağlık sektöründe itibar yönetimi de değişiyor


Görev kapsamınızdan söz eder misiniz? 

İletişim Departmanı olarak, şirketin içeride ve dışarıda yürüttüğü tüm iletişim süreçlerinin stratejilerinin belirlenmesinde birincil sorumluluğu üstleniyoruz ve bu nedenle de yönetimle yakın çalışıyoruz. İnovasyon, performans ve güven odaklı vizyonumuzun şirket içinde ve dışında hayata geçirilmesine destek oluyoruz. 

Dijital dünya, hayatımızın her anında. Bu yüzden iletişimin son derece hızlı ve şeffaf olması gerekiyor. Kurumların iletişimde attıkları her adım toplum tarafından yakından takip ediliyor. Yapılacak çalışmalar kurumun itibarını artırabileceği gibi olumsuz yönde de etkileyebilir. Bu anlamda, doğru iletişim stratejisi kadar mesajların doğru belirlenmesi ve bu mesajların doğru iletişim kanallarından verilmesi de önem taşıyor.

İlaç sektöründe pazarlama çalışmaları, regülasyonlar gereği sadece sağlık profesyonellerine yönelik yapılabiliyor. Kurumsal iletişimin odağında ise her bir paydaşa yönelik iletişim stratejileri belirlemek ve bu stratejileri uygulamak bulunuyor. Toplum, medya, STK’lar, mevcut ve potansiyel çalışanlar gibi geniş bir yelpazedeki paydaşlar için farklı iletişim süreçleri yürütülüyor. Bu koordinasyonu ve stratejilerin bütünlüğünü iletişim departmanı yönetiyor.

Kurumsal sosyal sorumluluk, itibar yönetmi, iç iletişim ve etkinlik fonksiyonları departmanımızın ana sorumlulukları arasında yer alıyor.

On yıl sonra mesleğinizin geleceğini nasıl görüyorsunuz? Neler değişecek yahut ne gibi ilave yetenekler gerektirecek? GSK Türkiye olarak siz nasıl hazırlanıyorsunuz yapıyorsunuz?

Dijital dönüşüm kavramı uzun yıllar önce hayatlarımıza girmiş olsa da bu dönüşümün hâlâ çok başında olduğumuzu düşünüyorum. Şüphesiz tüm sektörler için gelecekte de dijitalleşme odağında yaşanacak gelişmelere tanık olmaya devam edeceğiz. ‘Zaman’ın insanın en değerli sermayesi olduğu bir çağdayız. Dolayısıyla hepimiz doğru, fayda odaklı, kişiselleştirilmiş bilgiye, hizmete, ürüne en hızlı ve en pratik yoldan ulaşmak istiyoruz. 

Dijitalleşme hayatı kolaylaştırsa da bilgi kaynaklarının çeşitlenmesi ve bu kaynaklara erişimin artmasıyla birlikte doğru bilgiye ulaşmanın da zorlaştığı bir dönemdeyiz. Amacımız, teknolojinin ve dijital dünyanın bütün imkânlarını kullanarak tüm paydaşlarımızın hayatını kolaylaştırmak. Çalışmalarımıza da bu vizyonla devam ediyoruz.



Örneğin, sağlık profesyonellerine, uzmanlıklarına özel geliştirilmiş online platformlar sunuyoruz. Türkiye’de 20 bin hekime GSKpro ile 12 binden fazla eczacıya da Turuncu Hat ile ulaştık. 2019 yılında sağlık çalışanları ile toplam 773 bin kez yüz yüze iletişime geçtik, 7,7 milyon dijital dokunuş gerçekleştirdik. Sadece eczacılara yönelik geliştirdiğimiz ve sağlık sektöründeki güncel gelişmelerin, araştırmaların ve bilimsel yayınların paylaşıldığı Turuncu Hat, aynı zamanda tüm cihazlarla uyumlu bir şekilde eczacıların tedarik süreçlerini de kolaylaştırıyor. Türkiye’deki eczacıların yüzde 46’sının üye olduğu Turuncu Hat Eczacı Platformu, bilimsel içeriklerin ve tedavi alanlarındaki güncel bilgilerin yanı sıra günlük hayatta ihtiyaç duyabilecekleri pratik bilgileri de eczacılara ulaştırıyor. Sektörde alanında bir ilk olan ve yaklaşık 5 senedir eczacıların hizmetinde olan Turuncu Hat hem mobil uygulaması hem de web sitesi ile kesintisiz bir iletişim sunuyor. Bununla birlikte yakın zamanda sektörde bir ilke imza atarak hayata geçireceğimiz “Akıllı Buton” ile de eczacılara kişiselleştirilmiş bir deneyim sunmayı ve iş süreçlerini hızlandırmayı hedefliyoruz. Özellikle salgın döneminde daha da öne çıkan dijital platformlar sayesinde saha ekiplerimiz, hekimler ve eczacılar ile gerçekleştirdikleri yüz yüze tanıtımı online platformlar üzerinden gerçekleştirerek onlara her koşulda destek vermeye devam edeceklerini hissettirme fırsatı buldular.

Dijitali şirket içi iletişim çalışmalarında da çok güçlü bir şekilde kullanıyoruz. Şüphesiz son birkaç yıldır iş yaşamında dijital dönüşüm stratejilerinin çok önemli yansımalarını görüyorduk. Bu süreç; sadeliği ve hızı odağına alan, zamanın hem şirketler hem de çalışanlar için daha doğru ve etkin kullanıldığı İK modellerini de bu minvalde hayatımıza sokmuştu. İşe alım, performans ve yetenek yönetimi, eğitim, esnek yan haklar, izin ve masraf yönetim süreçleri gibi konularda dijital kanalları başarılı ve etkin bir şekilde kullanıyorduk. Bununla birlikte salgın döneminin, içinde bulunduğumuz bu dönüşüm sürecini daha da hızlandırdığını ve çeşitlendirdiğini söyleyebiliriz. Kurumsal stratejimizin önceliklerinden biri olan dijital, öncü ve modern uygulamalar ile çalışanlarımızın hayatını kolaylaştırmak hedefiyle, salgın nedeniyle evden çalışma dönemi boyunca tüm iş süreçlerimizi dijital platformlar üzerinden hızlı ve etkin bir şekilde yönettik.

Evden çalışma döneminin başlamasıyla birlikte çalışanlarımızı zihnen ve bedenen desteklemek ve bu zorlu günlerde onları biraz olsun gülümsetebilmek adına, aileleriyle birlikte katılabilecekleri haftalık dijital aktivite programları oluşturduk. İletişim aktivitelerimiz kapsamında; sabah canlı spor seansları, farklı alanlarda uzman konuşmacılarla Bilinçli Farkındalık, Kaygı Yönetimi, Beslenme gibi konularda oturumlar, yarışmalar, müzikli sohbet yayınları, yönetim ekibi ile kahve sohbetleri, bilgilendirme toplantıları ve çocuklara yönelik online aktiviteler gibi pek çok farklı program uyguladık. GSK’nın faaliyette olduğu ülkeler içerisinde en yüksek kullanım oranına sahip ülke olduğumuz şirket içi sosyal medya platformumuz Workplace’i, bu dönemde yine farklı kampanya ve etkinliklerle yoğun bir şekilde kullanmaya devam ettik.

Dijital dönüşümün lideri olma tutkumuzla, ilerleyen dönemde de öncü ve modern uygulamaları hayatımıza katmak üzere çalışmalarımıza aralıksız devam edeceğiz.

İşinizin sizi en çok motive eden yönleri neler? 

Bulunduğumuz sektör itibarıyla üzerimize düşen sorumluluğunun farkındayız. Bununla birlikte, toplum sağlığı için çalışmanın yanı sıra hayatın her anında iyiliği de önemseyen bir şirkette çalışmanın ayrıcalığını yaşıyorum. Dolayısıyla, her gün çalışanlarımızı da sürece dahil ederek onların insanların hayatında fark yaratan, topluma duyarlı, yenilikçi uygulamaların heyecanını yaşayabilecekleri çalışmalara imza atmak en büyük motivasyon kaynağım diyebilirim. 

Sizin kariyerinize sahip olmak isteyen gençler için önerileriz var mı? 

Bana göre sadece bu meslek özelinde değil yapacakları her işte, hatta sosyal hayatlarında da başarıyı ve ilerlemeyi mümkün kılacak 3 anahtar kelime; tutku, merak ve cesaret. Kariyerlerinin başında meslek seçerken “Bu işi tutkuyla yapabilir miyim?” diye sormalılar. Cevapları evet ise; her daim merak etmeli ve araştırma yapmalılar. Yaptıkları işe daha fazla nasıl değer katabileceklerini ancak bu şekilde bulabilirler. Ve elbette ilerlemek için doğru zamanda cesur adımlar atmaktan çekinmemeliler.