banner339
banner313

Çin: Kanada'daki yerli halka yönelik ciddi insan hakları ihlallerinden dolayı derin endişe duyuyoruz

Çin'in etnik Müslüman Uygurlara yönelik sistematik taciz ve insan hakları ihlalleri

Çin: Kanada'daki yerli halka yönelik ciddi insan hakları ihlallerinden dolayı derin endişe duyuyoruz
banner475


Gelişmelerden anında haberdar olmak için Google News'te Aydınpost'a abone olun

Aydınpost'a Google News'te abone olun

Kanada ile Çin arasında bir süreden beri devam eden diplomatik gerginlik, iki ülkenin insan hakları ihlalleri konusunda attıkları adımla yeniden alevlendi. Çin'in Birleşmiş Milletler (BM) misyonundaki üst düzey yetkilisi Jiang Duan, "Kanada'daki yerli halka yönelik ciddi insan hakları ihlallerinden dolayı derin endişe duyuyoruz. Tarihsel olarak Kanada yerli halkların topraklarını soydu, onları öldürdü ve kültürlerini yok etti. Yerli halka, özellikle de çocuklara karşı işlenen tüm suçlar hakkında kapsamlı ve tarafsız bir soruşturma yapılması çağrısında bulunuyoruz" dedi.

Duan, Rusya, Beyaz Rusya, İran, Kuzey Kore, Suriye ve Venezuela'yı içeren bir grup ülke adına Cenevre'de yaptığı açıklamada, Kanada'nın yerli halka karşı işlediği suçları soruşturması için BM'yi göreve çağırdı.

Kanada Başbakanı Justin Trudeau, başkent Ottawa'da düzenlediği basın toplantısında, Çin'in BM'ye yaptığı çağrıya ilişkin değerlendirmede bulundu.

Trudeau, Kanada'nın yerli halklarla olan sorunlu ilişkisi ile Çin'in etnik Müslüman Uygurlara yönelik sistematik taciz ve insan hakları ihlalleri arasında temel bir fark olduğunu söyledi.

Kanada'nın yerli halklarla ilişkisinin koptuğunu bildiğini kaydeden Trudeau, bir Hakikat ve Uzlaşma Komisyonu kurarak sorunları çözmeye çalıştıklarını belirtti.

Trudeau, Çin'in bir sorun olduğunu kabul etmeye bile istekli olmadığını ifade ederek, "Çin'in Hakikat ve Uzlaşma Komisyonu nerede? Onların gerçeği nerede? Kanada'nın her zaman gösterdiği açıklık ve Kanada'nın geçmişteki ve aslında birçoğu günümüze kadar devam eden korkunç hatalar için üstlendiği sorumluluk nerede? Biz sorunlarımızı çözmeye çalışıyoruz." diye konuştu.

Kanada ile Çin arasındaki diplomatik gerginlik, Çinli teknoloji devi Huawei'nin sahibinin kızı ve şirketin CFO'su Mıng Vancou'nun, Washington'ın İran yaptırımlarını deldiği gerekçesiyle 2018 yılı Aralık ayında Kanada'nın Vancouver kentinde tutuklanması ile başlamıştı.

Bir süre hapiste kalan ve 10 milyon Kanada doları kefaretle serbest bırakılan Vancou'nun tutuksuz yargılaması devam ediyor.

Çin de Vancou'nun tutuklanmasına misilleme olarak, Kanadalı eski diplomat Michael Kovrig ve iş adamı Michael Spavor'u ulusal güvenlikle ilgili suçlamaları gerekçe göstererek önce gözaltına almış daha sonra da tutuklamıştı.

Çin yönetimi, Mıng Vancou'nun serbest bırakılmaması üzerine kanola bitkisi başta olmak üzere Kanada'dan ithal ettiği bazı malların ithalatını durdurmuştu.

Kanada Ulusal Savunma Bakanlığı da gelişmeler üzerine Çin ile olan tüm askeri tatbikat ve ilişkileri iptal etmişti.

Kanada'nın Alberta eyalet hükümeti de eyaletteki tüm devlet üniversitelerinin Çin ile olan bilimsel ortaklıklarını askıya almıştı.

Kanada Federal Parlamentosu da 23 Şubat 2021 tarihinde oy birliği ile aldığı bir kararla, Çin'in Uygur Türkleri ve Müslüman azınlıklara karşı olan uygulamalarını "soykırım" olarak tanımıştı.

Star
banner218