Uçtan Uça Yerli ve Milli 5G Haberleşme Şebekesi Projesi kapsamında Türk Telekom Genel Müdürlüğü'nde gerçekleştirilen çalıştayda, Türkiye’nin 5G yol haritası masaya yatırıldı.

Çalıştay programının açılışında konuşan Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Bakan Yardımcısı Dr. Ömer Fatih Sayan, Türkiye'de son dönemlerde 5G'ye yönelik yürütülen çalışmalar kapsamında gerçekleştirilen Uçtan Uça Yerli ve Milli 5G Haberleşme Şebekesi Projesi ile 5G teknolojisine özel kritik şebeke donanım ve yazılımları geliştirildiğini söyledi.



4.5G yetkilendirmesi kapsamında mobil işletmeciler tarafından yılda yaklaşık 1.5 milyar liralık donanım ve yazılım yatırımı yapıldığını ifade eden Sayan, "Bunun en az yüzde 45'inin yerli ürünlerden temin edilmesi gerektiğini dikkate aldığımızda, pastadan ayrılan bu payın yerli üreticilerimiz tarafından iyi değerlendirilmesi gerekiyor" diye konuştu.



4.5G ile getirilen yükümlülüklerin başlangıç olduğuna dikkat çeken Sayan, asıl hedefin 5G teknolojisine ilk geçen ülkelerden birinin Türkiye olması ve 5G şebeke ekipmanlarının önemli bir kısmının yerli kaynaklarla üretilmesi olduğunu belirtti. Sayan’ın verdiği bilgiye göre proje kapsamında geliştirilen radyolink ekipmanlarının tasarımı tamamlanarak Mart 2020'de canlı şebekede test edilebilecek ve 2020 yılının haziran ayında şebekelerde kullanılabilecek duruma gelecek.

‘YAKINDAN TAKİP EDECEĞİZ’



Haberleşme Teknolojileri Kümelenmesi (HTK) tarafından yürütülen 5G projesine ULAK AŞ'nin de dahil olduğunu aktaran Sayan, dünya devi firmaların tek bir marka etrafında ekosistemlerini oluşturduklarının altını çizerek, şöyle konuştu:

"Bizim farklı markalarla hareket etmemiz imkansıza yakın. Bu nedenle yaptığımız bütün çalışmalara devam ederken bir taraftan da markalaşma çok önemli. Günümüzde, başını Çin ve ABD'nin çektiği 5G ve ötesi teknolojilere yönelik dünyada bir teknoloji savaşı var. Bu savaşın farkında olarak biz de gereken tedbirleri almalı ve üzerimize düşen görevleri layıkıyla yerine getirebilmek için kamu, özel sektör, 3 büyük operatörümüz, HTK ve ULAK olarak üzerimize düşenleri hep birlikte yapmalıyız."



5G teknolojisine yönelik çabanın karşılığını bulabilmesinin firmaların geliştirdiği ürünlerin ticari şebekelerde kullanılmasıyla mümkün olabileceğini anlatan Sayan, gelecek dönemde altyapı ürünlerinin tedarikinde rekabetin ve yerli ürünlerin mevcut şebekelere entegrasyonunun sağlanmasını yakından takip edeceklerini dile getirdi.

İLK TEST İSTANBUL HAVALİMANI’NDA



Vatandaşların 5G teknolojisini deneyimleyebilmelerine imkân tanıyacak kullanım senaryoları üzerinde çalıştıklarını belirten Sayan, "Buradaki temel hedef, 5G'nin ticari olarak ülkemizde sunulmaya başlamadan önce halihazırda yabancı tedarikçilerin ürünleri kullanılarak yapılan 5G denemelerine benzer uygulamaları, yerli ve milli ürünlerle yapabilmek" dedi.



5G altyapısının kurulmasıyla ilgili ilk test sahalarından birinin İstanbul Havalimanı olacağını ifade eden Sayan, diğer test sahalarının da İstanbul ve Ankara'da 5G vadileri olarak belirlendiğini bildirdi. 

5G FREKANS İHALESİ YAPILACAK

Yerli ve milli ürünlerin ticari şebekelerde kullanılabilirliğini net olarak ortaya koyduktan ve dünya standartlarında ürünleri hazır hale getirdikten sonra 5G'ye yönelik frekans ihalesinin yapılacağını söyleyen Sayan, “Mükerrer yatırımların önlenmesi açısından ortak altyapı kullanımını önemsiyoruz. Gelecek yıl bu konuyla ilgili yasal düzenleme yapılacak” dedi.



YERLİLİK ORANI YÜZDE 15’E ÇIKTI

Dünyada 2020 yılının 5G teknolojileri için önemli bir milat olacağını vurgulayan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı Ömer Abdullah Karagözoğlu ise şunları söyledi:

“İşletmecilerimizin Kurumumuzca verilen deneme izinleri çerçevesinde sahada gerçekleştirdikleri çalışmalarda yerli üreticilerimiz ile deneyimlerini paylaşması, bilgi alışverişinde bulunmaları, yerli üreticilerimizin ürünlerini gerçek saha ortamında test ve entegrasyon amacı ile kullanabilmeleri, işbirliği kurulması açısından oldukça önemli. Çünkü 5G teknolojilerine yönelik verdiğimiz deneme izinlerinde, 1 yılı aşkın süredir HTK ve ULAK gibi yerli üreticilerimiz ile yapılan ortak çalışmaları her zaman göz önünde bulundurduk. Bu süreçte yapılan çalışmaları, elde edilen deneyimleri ve sonuçlarını, işletmecilerimizden ve HTK üyelerimizden yakın bir dönemde istiyor olacağız.”



Mobil işletmeciler için asgari yüzde 45 oranında yerli ürün kullanma hassasiyetini vurgulayan Karagözoğlu, “Son dönemde bu oranın yüzde 1’lerden yüzde 15 oranlarına kadar çıktığını memnuniyetle görüyoruz. İşletmecilerimizin, yerli ürün için gösterdikleri çabalarını ve yeteneklerini KOBİ’ler ile daha çok paylaşmalarını bekliyoruz” dedi.