Deprem kuşağındaki Türkiye'de her geçen gün bilinç artsa da önlemler istenilen seviyede değil. Depreme karşı önce can güvenliğini sağlamak ardından da maddi kayıpları en aza indirmek için bazı hazırlıklar yapılmalı. Binaları risk tespitine sokmak, sigorta yaptırmak, deprem çantası hazırlamak gibi önlemler alınabilir. Ancak zorunlu deprem sigortasında bile oran yüzde 54'te kaldı.// Meltem Kara Söyleyenoğlu-Posta

Türkiye, deprem kuşağında yer alan bir ülke. Türkiye’de 68 il, aktif fay hatlarının üzerinde yer alıyor. Hafızalarımıza kazınan en büyük depremlerden biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin üzerinden tam 23 yıl geçti. Binlerce insanı kaybettiğimiz, yüzlerce binanın yıkıldığı bu büyük felaketin ardından deprem bilincimiz artmaya başladı. Ancak Türkiye her an deprem riski altında olsa da henüz hazırlıklı olma ve önlem alma konusunda istenilen noktada değiliz...

ÖNCELİK CAN GÜVENLİĞİ

Depremi her yıl 17 Ağustos’ta anıyoruz ancak 23 yıl geçse de Türkiye’nin dört bir yanında meydana gelen irili ufaklı depremlerde kayıplar yaşamaya devam ediyoruz. Depreme karşı önceliğimiz can güvenliği ve sonrasında oluşabilecek maddi kayıpları en aza indirmek olmalı. Bunun için yaşadığımız binaların depreme karşı güvenli olması, evlerimizin Zorunlu Deprem Sigortası’nın (ZDS) bulunması, deprem çantamızın var olması, deprem anında toplanılacak alanları bilmek öncelikli.

9.2 MİLYON YAPTIRMADI

Doğal Afet Sigortaları Kurumu’nun (DASK) verilerine göre, Türkiye’deki tüm konutların sigortalılık oranı yüzde 53.8. Bir başka deyişle 20 milyon konuttan 9.2 milyonunun henüz sigortası yok. En yüksek sigortalılık oranı yüzde 62.8 ile Marmara Bölgesi’nde. Bölgedeki 6.8 milyon konutun 4.2 milyonunun deprem sigortası var. Marmara’yı yüzde 54.5 ile Ege ve yüzde 49.1 ile İç Anadolu takip ediyor. Karadeniz, yüzde 44.3 ile sigortalı konut sayısının en az olduğu bölge durumunda.

EN YÜKSEK BOLU’DA

DASK verileri illere göre incelendiğinde, en yüksek sigortalılık oranı yüzde 84.1 ile Bolu’da bulunuyor. Bolu’yu yüzde 82 ile Yalova takip ediyor. Tekirdağ yüzde 78.7, Sakarya yüzde 76.3, Muğla yüzde 76, Düzce yüzde 72.8 ile sigortalılık oranı yüksek olan iller arasında yer alıyor.

TEMİNAT TUTARI 320 BİN LİRA

DASK, Zorunlu Deprem Sigortası ile olası bir depremden sonra sigorta sahiplerinin hayatlarına kaldığı yerden güvenle devam edebilmelerini amaçlıyor. DASK, her yıl inşaat maliyetlerindeki artışa göre belirlediği azami bir tutarda teminat sağlıyor. Bu teminat tutarı, 1 Ocak 2022 tarihinden itibaren bütün yapı tiplerinde 320 bin lira olarak belirlendi.

Meskenin değeri azami teminat tutarını aşıyorsa, sigortalı isteğe bağlı olarak, aşan kısım için sigorta şirketlerinden ek teminat alabilir. Bunun için özel sigorta şirketlerinden konut sigortasının olması gerekli. Öte yandan deprem sigortası evinizdeki eşyalar, elektronik cihazlar vs. hasarlarını karşılamaz. Bunun için de konut sigortası yaptırmak gerekiyor.

NEDEN YAPTIRILMALI?

Sosyal konut dizginledi: Ev ve kira fiyatları düşüyor Sosyal konut dizginledi: Ev ve kira fiyatları düşüyor

DASK, Zorunlu Deprem Sigortası ile depremin ve deprem sonucu meydana gelen yangın, infilak, tsunami ve yer kaymasının doğrudan neden olacağı maddi zararları, poliçenizde belirtilmiş limitler dahilinde nakit olarak karşılar. Binanız tamamen ya da kısmi olarak zarar görmüş olsa da teminat altına alınır.

PRİMLER NE KADAR?

Yıllık düzenlenen poliçelerin prim tutarları konutun yapı tarzına, brüt yüz ölçümüne, inşa yılına, kat sayısına ve bulunduğu mahallenin risk grubuna göre hesaplanıyor. 7 risk grubu ve 2 farklı yapı tarzına göre belirlenmiş 14 tarife bulunuyor. Betonarme yapılarda 100 metrekarelik bir konut için ortalama prim risk grubuna göre 50 lira ile 354 lira, diğer yapı tiplerinde ise 52 lira ile 431 lira arasında değişiyor. Uygulanan ortalama bedeller ise İstanbul için 260 lira, Türkiye genelinde 186 lira.

BİNANIZ RİSKLİ Mİ?

Oturduğunuz evin depreme karşı dayanıklı olup olmadığını öğrenmenin birçok yolu var. Meslek odalarına kayıtlı ya da Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’ndan lisanslı firmalara başvurarak risk tespiti yaptırabilirsiniz. Bu yöntemler, hızlı, orta ve kapsamlı testler olarak sınıflandırılıyor. Bunun da daire başı maliyeti 1.000-2 bin lira arasında. Eğer binanız riskli çıkarsa iki yolunuz var: Güçlendirme veya dönüşüm.

NASIL ANLAŞILIR?

KENTSEL DÖNÜŞÜM

Türkiye’deki yapı stokunu yenilemek ve depreme hazırlamak için 2012’de kentsel dönüşüm seferberliği başlatıldı. Her yıl 1.5 milyon konutun dönüşmesi gibi bir hedef var. Kamunun dönüşüm projeleri hızla devam ederken, vatandaş da kendi binasını kendisi dönüştürebiliyor. Kendi binasını kendisi dönüştüren vatandaşlara Çevre ve Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nca birçok destek sağlanıyor.

HANGİ DESTEKLER VAR?

TOPLANMA YERİNİ ÖNCEDEN ÖĞRENİN

Deprem sonrasında toplanma alanlarını bilmek de önemli. E-Devlet üzerinden bu alanları öğrenmek mümkün. E-Devlet’e giriş yapıp arama alanına ‘deprem toplanma alanı’ yazdıktan sonra açılan ekrana il, ilçe ve mahalle bilgilerini girdiğinizde sistem ilgili bilgileri karşınıza getiriyor.

ÇANTANIZ HAZIRDA BULUNSUN

Deprem sonrası ilk 72 saatte, yardım ekipleri ulaşana kadar acil ihtiyaçlarınızı ve değerli evraklarınızı saklayacağınız bir çanta hayat kurtarabilir. Afetlerden hemen sonra ihtiyaç duyabileceğiniz malzemelerin bulunduğu çantanın hazır ve ulaşılabilecek bir yerde olması önemli. Çanta, sorumlu olduğunuz kişiler (bebekler, yaşlılar, engelliler) ve varsa evcil hayvanlarınız için gerekli ihtiyaçları da içermeli.