TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Celal Adan başkanlığında toplandı. Başkanvekili Adan, yürütmenin son dönemde meydana gelen gelişmeler hakkında İçtüzük gereğince gündem dışı söz talebi olduğunu belirterek, Cumhurbaşkanı Yardımcı Cevdet Yılmaz'ın konuşma yapacağını söyledi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, bu kapsamda, kamuoyunda "fon krizi" olarak bilinen sermaye piyasalarındaki gelişmelere ilişkin Genel Kurul'da milletvekillerini bilgilendirdi.
Ekonominin temellerinin sağlam olduğunu vurgulayan Yılmaz, makro ekonomik görünüme ilişkin bir sorun olmadığına dile getirdi. Sorun yaşanan fonların, sermaye piyasasının genel resmini temsil etmediğinin altını çizen Yılmaz, "Finans piyasalarımızda sistemik bir risk söz konusu değildir. Sermaye piyasalarımızın yapısı sağlamdır. Sorunlu fonların tasfiyesi sermaye piyasalarımızı zayıflatmayacak, bilakis potansiyel risklerden kurtulan sermaye piyasalarımız yoluna daha güçlü bir şekilde devam edecektir. Yanlışların üzerine kararlılıkla giderken, çok yönlü tedbirlerle sermaye piyasalarımızı desteklemeye devam edeceğiz" dedi.
Yılmaz, konuşmasında medya kuruluşlarına da seslenerek, "Lütfen bu soruna olduğundan büyük veya olduğundan küçük bir anlam atfetmeyelim. Gerçekçi olalım ve sağlıklı bilgilere dayalı yorumlar yapalım. Aksi takdirde, yaşanan sorunlarla hiçbir bağı olmayan, işini düzgün yapan fonlara ve yatırımcılara zarar veririz. Vücuda girmiş hastalıklı unsurları tasfiye ederken, vücudun kendisine zarar vermeyelim. Dolaylı olarak bu gelişmelerden etkilenen şirketlere ve milyonlarca yatırımcıya karşı bunun ortak sorumluluğumuz olduğuna inanıyorum" şeklinde konuştu. Yılmaz, şu ifadeleri kullandı:
"Bilinmesini isterim ki Türkiye, kalkınma sürecimizin asli bir unsuru olan sermaye piyasalarını büyütme ve derinleştirme hedefinden asla geri adım atmayacaktır. Tasarrufların üretime ve yatırıma yönelmesini sağlayan, yatırımcısına güven veren ve finansman imkânlarını çeşitlendiren daha güçlü bir sermaye piyasası yapısı için çalışmalarımızı güçlü bir şeklide sürdüreceğiz. Bu süreçte vatandaşlarımızın haklarını koruyacak, piyasanın güven içinde işlemesini sağlayacak ve gerekli düzenlemeleri gecikmeksizin hayata geçireceğiz. Yaşanan sorunları giderirken, sermaye piyasalarımızın daha sağlıklı ve güçlü bir yapıda yoluna devam etmesini temin edeceğiz."
"BİZLER HAK YİYENLERİ SAVUNMA YOLUNA GİTMEYECEĞİZ"
Sorunlu fonlarla ilgili kamunun ve yatırımcıların haklarının korunması, sorumluluğu bulunanların tespit edilmesi ve piyasanın sağlıklı işleyişinin sürdürülmesi amacıyla gerekli çalışmaları ilk günden başlattıklarını aktaran Yılmaz, "Sayın Cumhurbaşkanımızın açık ve net belirttiği üzere yaşanan bu süreçte sorumluluğu olan, spekülasyon ve manipülasyon yoluyla haksız kazanç sağlayan her kim olursa olsun, hukuk kuralları çerçevesinde bunun hesabını verecektir. Hukuk dışı eylemlerde bulunan kim olursa olsun bunun sonuçlarına katlanacaktır" diye konuştu.
Sermaye piyasalarında yaşanan soruna ilişkin, somut tedbirler alındığını ve gerekli adımların atıldığını söyleyen Yılmaz, şöyle devam etti:
"Temel yaklaşımımız Sayın Cumhurbaşkanımızın, 'sorumluluğu olan kim varsa hesap sorulacaktır' ifadesidir. Bu çerçevede, her türlü yanlış, hukuka aykırı işlem, istismar ve usulsüzlükle mücadele verilmektedir ve verilmeye devam edilecektir. Bizler hak yiyenleri savunma yoluna asla gitmeyeceğiz. Etkin bir idari ve adli süreç içinde gereğini yapıyoruz, yapmaya devam edeceğiz. Aceleci ve yeterli bilgiye dayanmayan bir yaklaşımla da hiç kimseyi haksız yere töhmet altında tutmayacağız. Yatırımcılarımızın, sermaye piyasalarımızın ve milletimizin hakkını korurken, manipülatörlere ve spekülatörlere karşı en etkili yöntemlerle hareket edeceğiz.
"BU SÜREÇTE HAZİNE KAYNAĞI KULLANILMAYACAK"
Altını çizmek istediğim diğer bir temel husus; bu süreçte oluşan özel zararlar için Hazine kaynağının kullanılmayacağıdır. Risk düzeyi yüksek serbest fonlar başta olmak üzere, fon piyasalarında bankacılık sistemindeki devlet garantisi söz konusu değildir. Serbest fonlara giren herkes Profesyonel Müşteri ve Nitelikli Yatırımcı Talep Formu sözleşmesini imzalar. En az 10 milyon lira finansal varlık ile sisteme girebilir. Yüksek kazanç beklentisi ile orantılı yüksek kayıp riskini de göze alır. Tasfiye sürecinde her bir fon bazında yatırımcıların haklarını ilgili fonun kaynakları ile karşılamak esastır.
Tasfiye sürecinde öncelikli olarak fonların halihazırda kendi uhdelerinde bulunan kaynakları kullanılacaktır. Ayrıca, fahiş veya haksız gelir elde edenlerden geri alınacak kaynaklar ile sistem dışına çıkarılan malların satışından elde edilecek kaynaklar kullanılacaktır. Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından oluşturulan ve başkanlığını yaptığım Fon Koordinasyon Kurulu yoğun bir mesai harcamaktadır. Yol haritamız ve temel ilkelerimiz belirlenmiş, eşgüdüm içinde ilgili her bir kurumumuz kendi yetki alanında somut adımlar atmaya başlamıştır.
"ÖNCELİK KÜÇÜK YATIRIMCILARA VERİLECEK"
Bahse konu kurumların büyük bir kısmı bağımsız düzenleyici ve denetleyici otoritelerdir. Kanunlar çerçevesinde kendilerine verilmiş yetkileri kullanmaktadırlar ve kendi kararlarını almaktadırlar. Fon Koordinasyon Kurulu genel eşgüdümü sağlamakta, kurumlar arası ortak çalışmaları hızlandırmakta ve ilkesel yaklaşımları ortak akılla tespit etmektedir. Ayrıca Kurulumuz Kununi düzenleme gerektiren hususlarda, kurumların teknik desteğini sağlayarak, Meclis grubumuz ile ortak çalışmalar yapmaktadır. yürütmekte olduğumuz tasfiye sürecinde Fon Koordinasyon Kurul’u olarak ana çerçevemiz şudur, süreç şeffaf, adil, etkin ve olabilecek en hızlı şekilde yönetilecektir, Hazine’den kaynak kullanılmadan, her bir fonun kendi kaynakları ve açılmış hesaplara yatırılan kaynaklar değerlendirilerek hareket edilecektir, yatırımcılara payları oranında dağıtım yapılması genel ilkedir, olağanüstü tasfiye şartlarına tabi olacak fonlarda ise ara ödeme ile 1 milyona kadar ana para ödemesi planlanmaktadır. Öncelik küçük yatırımcılara ve para piyasası fonlarına verilerek ödemeler gerçekleştirilecektir."
"İDARİ VE KİŞİSEL SORUMLULUKLAR DDK SÜRECİ SONUCUNDA NETLEŞECEK"
Sermaye piyasalarında yaşanan gelişmelerin ardından alınan önlemleri hatırlatan Yılmaz, "Ülkemizde yaşanan süreçte ilgili kurumlarımızın ve ilgili bağımsız düzenleyici ve denetleyici otoritelerin sorumlulukları Devlet Denetleme Kurulu tarafından başlatılmış olan kapsamlı incelemeler sonucunda netleşecektir. Şu anda sahada 10 müfettiş ile Devlet Denetleme Kurulumuz bu çalışmaları sürdürmektedir. Gerekirse daha fazla müfettişle de bu çalışmalar etkili bir şekilde yapılacak" ifadesini kullandı.
DDK tarafından yürütülecek inceleme ve soruşturmalarla idari ve kişisel sorumlulukların ortaya çıkarılacağını kaydeden Yılmaz, "Güçlü bir ekiple şu anda sahada olan Devlet Denetleme Kurulu tarafından yapılacak inceleme ve soruşturmaların benzer sorunlarla bir daha karşılaşılmaması adına gereken ilave tedbirlere de ışık tutacağına inanıyoruz. Devlet Denetleme Kurulu'nun çıkaracağı rapor sadece sorumlulukları netleştirmiş olmayacak. Aynı zamanda sistemde tespit edilen açıklar da belirlenecek ve buna dönük bir daha böyle sorunların yaşanmaması adına alınması gereken tedbirlere ilişkin de yol gösterici bir raporun çıkmasını bekliyoruz" diye konuştu.
220 KİŞİ HAKKINDA İŞLEM YAPILDI, 85 KİŞİ TUTUKLANDI
Yılmaz, sorunlu fon şirketlerinin yönetim kurulu üyelerinin de aralarında bulunduğu 220 kişi hakkında işlem yapıldığını, bu kişilerden 85’inin tutuklu olduğunu, 23 şüpheli hakkında yakalama kararı bulunurken, 81 kişi hakkında da yurt dışına çıkış yasağı verildiğini aktardı. Yılmaz, 15 Eylül-2 Ekim 2026 tarihleri arasındaki süreçte yatırımcı mağduriyetlerinin giderilmesi ve suç gelirlerinin kaçırılmasının engellenmesi amacıyla da 63 gerçek kişi ile 12 tüzel kişiye ait taşınır ve taşınmazlar üzerinde 21 el koyma kararı verildiğini bildirdi.
Bu kapsamda ayrıca, 67 kişi ve şirketin banka, kripto ve kiralık kasa varlıklarına, 27 kişi ve şirketin ortaklık paylarına el konulduğunu bildiren Yılmaz, fon çıkış tarihleri ve işlem oranları esas alınarak yatırımcı listesindeki 42 gerçek kişinin malvarlığının da ayrıca dondurulduğunu belirtti.
6 ARACI KURUM VE 7 PORTFÖY ŞİRKETİNİN HESAPLARI KONTROLLÜ YÜRÜTÜLÜYOR
Yılmaz, SPK’nın aldığı karar doğrultusunda tasfiyesine karar verilen fonlarla ilgili 6 aracı kurumun ve 7 portföy yönetim şirketinin hesaplarından kıymet ve nakit çıkış işlemlerinin kontrollü olarak yürütüldüğünü açıklayarak, işlemlerin SPK gözetiminde, Merkezi Kayıt Kuruluşu, Borsa İstanbul ve Takasbank’ın ortak kararıyla gerçekleştirildiğini söyledi.




