Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, iklim mücadelesinin “siyaset üstü” ele alınması gerektiğini söyledi. Kurum, “Türkiye'de 86 milyon birlikte yapmalıyız. Dünyada da 196 ülke bu iradeyi ortaya koymak zorunda” ifadelerini kullandı. Türkiye'deki geri dönüşüm oranının yüzde 13'ten yüzde 39'a çıktığını bildiren Kurum, çöp ithalatının yasak olduğunu vurgulayarak, “Çöp ülkemize gelemez. Geliyorsa eğer o süreçte farklı yanlışlıklar vardır” dedi.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, COP31 öncesinde medya kuruluşlarının temsilcileriyle bir araya geldi. Kurum, toplantının soru-cevap bölümünde iklim değişikliğine uyum, yerel ve merkezi yönetimlerin sorumlulukları, iklim iletişimi, geri dönüşüm ve atık ithalatına ilişkin soruları yanıtladı.

“POPÜLİST YÖNETİCİLİK YAPMAK YERİNE ALTYAPIYA ÖNCELİK VERİLMELİ”

İklim değişikliğinin yol açtığı afetlere karşı altyapı yatırımlarının önceliklendirilmesi gerektiğini belirten Kurum, şöyle konuştu:

“Tabii öncelik bağlamında baktığımızda altyapı yatırımı, ‘Oy getirir mi veya vatandaşın gördüğü bir iş midir?’ diye endişeler yaşayan idarecilerimiz var. Ama asıl iş bu. Milletimizin de bunu sorgulaması gerekiyor. Yapılmayan bir dere ıslahı, yapılmayan bir yağmur suyu kanalı cana, mala zarar veriyor. İşin sonu bu.

Bunu yapmak zorundayız. Eğer bizim altyapımız buna imkan vermiyorsa, altyapımız hazır değilse, yetersizse biz gidip açıkçası popülist bir yöneticilik yapmak yerine; kültür merkezi ihtiyacınız olabilir, evet, ama altyapınızı, arıtma tesisinizi yapmadığınız yerde kültür merkezi ihtiyacı olduğunu düşünmüyorum. O yüzden burada her idarecinin, yerel yönetimlerin, belediyelerin, merkezi idarenin bu konuda üstüne düşen sorumlulukları yerine getirmesi gerektiğine inanıyorum. Yaşadığımız krizler, seller aslında bunu net bir şekilde ortaya koyuyor.”

“İKLİM İYİMSERLİĞİ” VE İNSANLIĞIN ORTAK İRADESİ VURGUSU

İklim krizinin felaket senaryoları üzerinden anlatılması yerine “iklim iyimserliği”nin öne çıkarılması ve toplumda davranış değişikliğinin nasıl sağlanacağına ilişkin bir soruyu yanıtlayan Kurum, iklim mücadelesinin toplumun tüm kesimlerinin dahil olduğu ortak bir süreç olarak ele alınması gerektiğini söyledi. Kurum, şöyle devam etti:

“İyimser bir duruş mu dersiniz, herkesin hep birlikte yapması gereken bir iş mi dersiniz, bu hepimizin geleceği mi dersiniz; adına ne koyarsanız koyun, sonuçta Türkiye'de 86 milyon birlikte yapmalıyız. Dünyada da 196 ülke bu iradeyi ortaya koymak zorunda.

Bu kapsamda açıkçası siyaset üstü bir bakışla toplumun tüm kesimlerinin içinde yer aldığı; sanatçısı, sporcusu, sivil toplumu, merkezi idaresi, yerel yönetimi, herkesi içine alan bir başkanlık süreci yürütüyoruz. Adaletli olmak zorundayız, şeffaf durmak zorundayız. Çünkü 196 ülke adına yapıyoruz. Kimsenin geride kalmadığı, bunu ülke olarak da değerlendirebilirsiniz, toplumun bir kesimi olarak da görebilirsiniz, bir başkanlık süreci yürüteceğiz ve bu anlamda da tüm dünyanın bir kazanımı olacak.”

“GERİ DÖNÜŞÜM ORANI YÜZDE 13'TEN YÜZDE 39'A ÇIKTI”

Türkiye'deki geri dönüşüm çalışmalarına ilişkin bilgi veren Kurum, şunları aktardı:

HGS borç ödemelerinde yeni dönem!
HGS borç ödemelerinde yeni dönem!
İçeriği Görüntüle

“Biz Sıfır Atık işine başladığımızda geri dönüşüm oranımız yüzde 13'tü. Yani geri dönüşüm oranımız derken neden bahsediyorum? Karton, metal, cam, pet şişeyi ekonomiye kazandırma oranı yüzde 13'tü. Şu an yüzde 39'a çıktı. Ve işte bu DOA uygulamasıyla, depozito uygulamasıyla birlikte amacımız aslında atığımızın tamamını dönüştürmek, tamamını yeniden ekonomiye kazandırmak.

Bu atık sadece cam, karton, metal değil. Tekstil atığı da elektronik atık da inşaat atığı da tıbbi atık da aklınıza ne geliyorsa bunlarla ilgili biz bu zorunlulukları zaman içerisinde artırmaya devam edeceğiz.”

ÇÖP İTHALATI: “TESPİT ETTİĞİMİZ İŞLETMELERİ KAPATTIK, CEZAİ İŞLEM UYGULADIK”

Avrupa'dan Türkiye'ye plastik atık getirildiği yönündeki haberlerin sorulması üzerine Kurum, geri dönüşüm sektörünün üretim için ham maddeye ihtiyaç duyduğunu, ancak çöp ithalatına izin verilmediğini söyledi. Kurum, şöyle konuştu:

“Bizim ülkemizdeki ham madde bu tesislerin üretim yapmasına yetmiyor. Yani kağıdı ya atıktan yapmak zorundasınız ya da kesim yapmak zorundasınız. Atıktan yapılmasını biz daha önceliklendiriyoruz. Ama elinizdeki atık buna yetmiyor. Ya ağaç keseceksiniz ya da atık ithal edeceksiniz.

O yüzden üretimimizde ham madde olarak biz bu kotaları getirdik. Yalnız burada ayırmamız gereken konu; biz çöp ithalatına kesinlikle izin vermiyoruz. Çöp ülkemize gelemez. Geliyorsa eğer o süreçte farklı yanlışlıklar vardır. Onun da savcılıklar gereğini yapar. Bize bildirin, biz de suç duyurusunda bulunalım. Eğer bir çöp buraya ithal ediliyorsa, kaçak yollarla getirilmeye çalışılıyorsa bu hukuka uygun değil, mevzuata uygun değil. Dolayısıyla bu yasak. Ne geliyor? Granül malzeme geliyor. Yani öğütülmüş granül malzeme geliyor ve onlar ham madde olarak üretimde kullanılıyor.”

Adana ve çevresindeki sahillerde Avrupa ülkelerinden geldiği belirtilen ambalaj atıklarının görüldüğü ve plastik atıkların çevreye verdiği zararın önlenmesi için hangi tedbirlerin alındığı sorusuna Kurum şu yanıtı verdi:

“Konuyu, mevzuatımızı net şekilde anlattığımı düşünüyorum. Bu alanlardaki durum; kaçak yollarla oraya ham madde getiriyorlar. Bu tespitleri yaptık. İşletmeleri, tespit ettiğimiz işletmeleri kapattık. Cezai işlem uyguladık. Suç duyurusunda bulunduk. Ama bizim mevzuatımıza uygun hareket etmedikleri için.

Bu olmaya devam ederse bize bildirin. Biz işletmeyi kapatırız. Kimin işletmesi olduğu, kiminle ilişkili olduğunun hiçbir önemi yok. Mevzuatımıza uygun hareket edecek, kanuna uygun hareket edecek herkes. Yani sadece bu konuda değil, her konuda etmemiz lazım. O yüzden bu takibi yapıyoruz. Dediğim gibi kaçak yollarla girmiş olma ihtimali var.”