Milli Savunma Bakanlığı (MSB) 19 Eylül Gaziler Günü dolayısıyla Kara Harp Okulu'nda tören düzenledi. Törene, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Levent Ergün, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin Tokel, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Rafet Dalkıran ve Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, MSB Savunma ve Güvenlik Genel Müdürü Korgeneral İlkay Altındağ, Milli Savunma Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu ve gaziler ile gazi yakınları katıldı. Törende ayrıca, MSB Bakan Yardımcıları Alpaslan Kavaklıoğlu, Bilal Durdalı, Musa Heybet ve Salih Ayhan hazır bulundu.

Düzenlenen tören kapsamında, 19 Eylül Gaziler Gününe özel video gösterimi yapıldı, saygı duruşunda bulunulmasının ardından İstiklal Marşı okundu. Törende ayrıca Armoni Mızıkası Komutanlığı ile Mehterhan Birliği Komutanlığı da sahne aldı.

"GAZİLERİMİZ BU MİLLETİN YAŞAYAN HAFIZASI VE ŞEREFİDİR"

Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Genel Başkanı Mustafa Işık, gazilik unvanının yalnızca bir isim olmadığını, vatanın istiklali için canını ortaya koyanların taşıdığı kutlu bir emanet olduğunu belirterek, şehitlik ve gaziliğin Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşundan bugüne uzanan bir zincir olduğunu ifade etti. Dün olduğu gibi bugün de aynı inançla durduklarını belirten Işık, "Şehitlerimiz milletimizin kalbindedir. Gazilerimiz de bu milletin yaşayan hafızası ve şerefidir. Biz gaziler, dün nasıl vatanımız için tereddüt etmeden mücadele ettiysek bugün de aynı inançla devletimizin ve milletimizin yanında dimdik durmaya devam ediyoruz" dedi

"TERÖRDEN ARINDIRILMIŞ TÜRKİYE HEDEFİ ÖNEMLİ BİR GELECEK VİZYONUDUR"

Türkiye'nin savunma sanayisinden güvenliğine ve uluslararası alandaki bağımsız karar alma iradesine kadar ulaştığı her noktanın gaziler için gurur kaynağı olduğunu vurgulayan Işık, güçlü devlet anlayışının şehitlerin ruhuna duyulan vefanın bir gereği olduğunu dile getirdi. Terörle mücadele hedeflerine ilişkin konuşan Işık, şöyle konuştu:

Kamyoncular kontak kapattı: "Nereye kadar dayanacağız?"
Kamyoncular kontak kapattı: "Nereye kadar dayanacağız?"
İçeriği Görüntüle

"Bizler devletimizin güçlü olmasını, şehitlerimizin ruhuna duyulan vefanın, gazilerimizin fedakarlığına gösterilen minnetin ve gelecek nesillerimize bırakılacak güvenli yarınların dayanağı olarak kabul ediyoruz. Bu anlayış içerisinde ortaya konulan terörden arındırılmış Türkiye hedefini ülkemizin huzurunu, kardeşliğini, birlik ve beraberliğini güçlendirecek önemli bir gelecek vizyonu olarak görüyoruz. Biz şehit aileleri ve gaziler olarak özellikle ifade ediyoruz ki Terörsüz Türkiye, şehitlerimizin emanetinin unutulduğu değil, onların uğruna mücadele ettiği, gözyaşının dindiği, çocukların geleceğe umutla baktığı, bölgesinde söz sahibi olmaya devam eden bir Türkiye olacaktır.

Bu minvalde en büyük hassasiyetimiz şehitlerimizin aziz hatırasının, gazilerimizin onurunun, milletimizin birliğinin ve bütünlüğünün, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin bekasının korunmasıdır. Şehit yakınlarımız ve gaziler bana kardeşim mesafesindedir. 'Onlara yapılan yanlışı makamıma yapılmış sayarım' diyen Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın sözleri, gazilerimize ve şehit ailelerimize sahip çıkan iradenin, en yakın ilgi ve hassasiyetin bizler açısından devletimizin vefasının en güçlü göstergelerinden de biridir. Çünkü biz biliyoruz ki vatan uğruna bedel ödeyenlerin emanetidir. Bayrak uğruna can verenlerin mirasıdır. Gazilik ise bu emanete sahip çıkmanın şerefidir. Gazilik, bedenin taşıdığı yaradan önce yüreğin taşıdığı vatan sevgisidir. Bizler bu sevgiyi ve bu şerefi ömrümüzün sonuna kadar taşıyacağız."

BAKAN GÜLER: "BEDENİNİZDEN BİR PARÇA VERDİNİZ, MİLLETİMİZ KALBİNDEN BİR PARÇAYI SİZİNLE TAŞIYOR"

Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ise vatanın bağımsızlığı ve geleceği uğruna bedel ödeyen gazilerle aynı çatı altında bulunmanın onurunu yaşadığını belirterek, aynı zamanda Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e "Gazi" unvanı ve "Mareşal" rütbesi verilişinin 105’inci yıl dönümü olduğunu hatırlattı. Güler, aynı zamanda tören salonunda Azerbaycanlı gazilerin de bulunduğunu da ifade etti.

Şehitlik ve gazilik mertebelerinin milletin gönlünde kıyaslanamayacak bir yere sahip olduğunu vurgulayan Güler, gazilerin milletin bağımsızlık ve istiklal iradesinin yaşayan timsalleri olduğunu kaydetti. Vatan savunmasında yaralanan gazilere seslenen Güler, şu ifadeleri kullandı:

"Sizler, milletimizin bağımsızlık ve istiklal iradesinin yaşayan timsallerisiniz. Şanlı tarihimizin en kritik dönemeçlerinde mukaddes değerlerimiz uğruna büyük bir cesaret ve kararlılıkla mücadele ettiniz. Aramızda vatan savunması sırasında bedeninin bir parçasını bu topraklara emanet eden kahraman gazilerimiz var. Sizler bedeninizden bir parça verdiniz, milletimiz ise kalbinden bir parçayı sizinle birlikte taşıyor. Bu aziz millet kahramanlıklarınız ve fedakarlıklarınızı hiçbir zaman unutmayacaktır."

GAZİ VE GAZİ AİLELERİNE YÖNELİK ÖZLÜK HAKLARI DÜZENLEMESİ

Mücadelenin görünmeyen yükünü taşıyan gazi ailelerini "sessiz kahramanlar" olarak tanımlayan Güler, gazilerin ve vazife malullerinin yaşam standartlarını yükseltmek için çalışmaların sürdüğünü ifade etti. Güler, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Çok iyi biliyoruz ki, bir gazi vatanı için büyük bir gururla mücadele ederken ailesi de bu kutsal mücadelenin yükünü yüreğinde taşımaktadır. Bekleyen eşler, endişeyle kapıya bakan anneler ve babalar ve elbette babasını özleyen çocuklar... Şimdi hep birlikte bu tarihî mücadelenin sessiz kahramanları olan ailelerimizi en güçlü şekilde alkışlayalım. Gazilerimizin ve vazife malullerimizin sosyal ve özlük haklarını daha da geliştirmek, hayatın her alanında karşılaştıkları sorunlara çözüm üretmek ve ailelerimizin refahını artırmak için devletimizin imkanları ölçüsünde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımızın koordinesinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Nitekim geçtiğimiz ay Gazi Meclisimiz tarafından kabul edilen ilgili kanunla bu konuda önemli bir adım daha atılmıştır. Elbette hiçbir maddi imkan sizin vatan için ödediğiniz bedelin karşılığı olamaz. Ancak bir nebze olsun sizlerin hayatını kolaylaştırmak için gerekli tüm adımları atmaya ve her zaman yanınızda olmaya devam edeceğiz.

Tüm dünya güvenlik mimarisinin ciddi şekilde sarsıldığı belirsizliklerin çatışmaların ve güç mücadelelerinin arttığı kritik bir dönemden geçmektedir. Yakın coğrafyamızda krizlerin ve çatışmaların devam ettiği bu süreçte Türkiye kendi güvenliğini korurken bölgesel barış ve istikrara da katkı sunan, sorumluluk sahibi bir devlet olarak hareket etmektedir. Bir taraftan sınırlarımızın güvenliği ve milletimizin huzuru için caydırıcılığımızı en üst seviyede tutuyor diğer taraftan uluslararası meselelerin çözümünde barışı istikrarı ve diyaloğu önceleyen bir yaklaşım sergiliyoruz. Kahraman ordumuzun farklı coğrafyalarda icra ettiği görevler de ülkemizin uluslararası güvenlik mimarisindeki ağırlığını ve sorumluluğunu en açık şekilde göstermektedir. Bu konumumuzu korumak ve daha da ileri seviyelere taşımak için ordumuzun imkan ve kabiliyetlerini mütemadiyen geliştiriyoruz.

"TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİ TİTİZLİKLE YÜRÜTÜLMEKTEDİR"

Ülkemiz bölgesinde ve küresel ölçekte artan ağırlığıyla geleceğe daha emin adımlarla ilerlerken içeride de tarihî bir dönüm noktasından geçmektedir. Kırk yılı aşkın süredir enerjimizi kaynaklarımızı ve en acısı evlatlarımızı bizden alan terör belasından tamamen kurtulmak için yürütülen 'Terörsüz Türkiye' sürecini devletimizin gücünden ve milletimizin hassasiyetlerinden hiçbir şekilde taviz vermeden titiz bir şekilde yürütmekteyiz. Bu süreç bin yıllık kardeşliğimizi tahkim etme terörden tamamıyla kurtulma daha güçlü ve müreffeh bir Türkiye’ye ulaşma sürecidir. Şu hususu da özellikle vurgulamak isterim ki, atılan tüm adımlar şehitlerimizin aziz hatırasına asla leke düşürmeyecek, gazilerimizin onuruna asaletine ve emeklerine zarar vermeyecek niteliktedir.

Türkiye asırlara uzanan derin devlet aklı ve milli tarih şuurundan ilham alarak en kapsamlı planlamayla süreci yönetmektedir. Çok iyi biliyoruz ki, bugün terörle mücadelede elde ettiğimiz başarılar sizlerin ve aziz şehitlerimizin yıllar boyunca verdiği mücadelelerin eseridir. Terörün bütünüyle tasfiye edilmesi de bu toprakları bize vatan kılan siz kahramanlarımızın çabalarının asla boşa gitmediğinin de en güçlü nişanesidir.
Dolayısıyla Terörsüz Türkiye hedefi geçmişi unutmak değil tam tersine geçmişte verilen büyük mücadelenin kazanımlarını kalıcı hale getirmektir. Esasen bu hedef milletimizin tamamının ortak gelecek ortak güvenlik ve huzur talebidir. Bu sürecin nihai başarısı sayesinde kazanan 86 milyon vatandaşımızın tamamı yani Türkiye’miz olacaktır. Türkiye asırlara uzanan derin devlet aklı ve milli tarih şuurundan ilham alarak en kapsamlı planlamayla süreci yönetmektedir. Sizler bu milletin hafızası ve şeref madalyasısınız."